Ebru Gündeş'in sessizliği

09 Aralık 2017, Cumartesi 10:15
AA
REKLAM MÜZiKLERİNDE NİL'İN SESİNİ DUYMAKTAN SIKILDIK

Nil Karaibrahimgil'i 15 yıl evvel Turkcell reklamlarının özgür kızı olarak tanıdık. Zaman içinde birbirinden şahane albümler de çıkaran Nil, geniş kitlelere hitap etti. Başına buyruk, aşık ve ruhu tüm özgür kadınlara şarkılar yazdı. Eşinin reklamcı Serdar Erener olmasının da etkisiyle hatrı sayılır birçok jingle'da ve reklam filminde onun sesini duyduk.



Nil'le bir dönem çalışmış biri olarak, yeteneğini asla göz ardı etmiyorum. Ama maalesef son yıllarda yaptığı tüm projeler kulağıma birbirine benzer ve aynı gelirken, hemen hemen birçok reklam müziğinde onun sesini duymaktan çoğu insanın sıkıldığını düşünüyorum.

EBRU GÜNDEŞ'İN SESSİZLİĞİ

Ebru Gündeş'in hala evli olduğu Reza Zarrab'ın davasını uzaktan nasıl izlediğini tahmin edebiliyorum. Böyle bir vahim durum, göz önünde olan başka birinin başına gelse acaba bu kadar soğukkanlı durabilir miydi? Gündeş'in tüm sessizliğini kızı için koruduğunu duyuyorum.



Ebru Gündeş, psikolojisi için şu sıralar ne bir televizyon kanalı izliyormuş ne de tek bir gazete okuyormuş. Terapisti ile sık sık görüşen Ebru Gündeş, yılbaşı programı için de o gece sahnede olmak için çoktan anlaşmasını yapmış durumda.

ŞEHİR EŞKİYALARI YİNE ATAKTA

Daha çok trafikte karşılaşılan şehir eşkiyaları şu sıralar her yeri sarmış durumda. Zaman zaman şöhreti yakalamış insanlarla da uğraşan bu eşkiyaların kompleksleri, içlerinden bir şeytan çıkarabiliyor. Yıllar içinde, sanatçı birçok arkadaşıma yapılan sözlü tacize hem gerçek hayatta, hem de sosyal medyada çok şahit oldum. Hatta onlardan birinin sadece arabasını park ederken, hiç bir suçu yokken, "yanlış yere park ediyorsun" bahanesiyle gelip kapısını açıp kolunu kırdıklarını bile biliyorum.



Geçen hafta başı arkadaşlarıyla doğum günü kutlayan oyuncu arkadaşım Hakan Yılmaz, kutlama dönüşü eşiyle beraber Etiler Le Meridien otele giriş yapmak istemişler. O sırada Hakan'ın yanına biri gelip "Sen beni tanıyor musun" demiş. Bu soruya karşılık Hakan'da gerçekten çıkaramadığından  "Tanıyamadım" cevabını vermiş. O andan itibaren neye uğradığını şaşıran 
Hakan Yılmaz, eşiyle birlikte çok büyük saldırıya uğradı. Sözlü hakaretler de eden bu eşkiyaları otel personeli bile ayıramamış. Bu korkunç olayın en vahim tarafı da polis tarafından yakalanan bu saldırganlar ifadeleri alındıktan sonra ne yazık ki serbest bırakılmış.

AİLE ARASINDA'NIN HİSSİYATI

Gülse Birsel'in "Aile Arasında" filmi uzun zamandır beklediğim projeler arasındaydı. Herkesin çok merakla gidip izlediği filmi bende büyük bir iştahla izledim. Oyunculuk performansı konusunda Demet Evgar, Engin Günaydın başta olmak üzere filmde yer alan oyuncuların çoğu oyunculuk performanslarının en üst şekilde hakkını vermişler.



Erdal Özyağcılar da bu film için  biçilmiş kaftanlardan. Filmin adından yola çıkacak olursak, herkes bu filmi Türk yapısında bir aile filmi gibi düşünse de, Gülse Birsel bu konuda tam bir ters köşe yapmış. Cihangir'in arka sokaklarında yaşayan ve birbirinden ayrı karakterlerin bir araya gelip nasıl sağlam bir bağ kurduğunu mizansen bir duyguyla anlatmış. Filmin senaryosuna ayılıp bayılmadım. Ama o kadroyu ve karakterleri izlemek için "Aile Arasında"ya koşa koşa gidip kahkahalara gömüldüm. 

ENGİN GÜNAYDIN'IN DİZİLER İÇİN YORUMU

Engin Günaydın'a geçen gün muhabirler neden dizilerde yer almadığını sordular. Günaydın öyle güzel bir cevap verdi ki çok sevdim. "Dizi süreleri çok uzun. Yat kalk çekime git. Ben öyle bir hayat istemiyorum.



Çok yüksek ücretler de teklif ediliyor ama hayat kısa. Paran olabilir ama onu harcayacak zaman olmadıktan sonra önemi yok" diyerek gayet içten bir cevap verdi. Ben de her meslek grubundan çevremde sadece işe odaklı yaşayanları görüyorum. Standartları gayet iyi olup da hala  büyük bir hırsla gecesini gündüzüne katanları hiçbir zaman anlamadım. 

Cemal Süreyya ne güzel demiş. "Hayat kısa kuşlar uçuyor"
Sıradaki haber yükleniyor...