Konuştukça batan Arda Turan

31 Mart 2018, Cumartesi 10:28
AA
Magazin muhabirleri ile yıldızı barışmayan Arda Turan şımarık çocuk tavrını hâlâ sürdürüyor. Her fırsatta karşısında gördüğü muhabirlere asık suratla bakan Arda Turan'ın bu tavrı artık çok itici gözüküyor. Kar kış demeden sokaklarda iş yapmaya çalıçan gazetecilere "Kafanı, gözünü kırarım" gibi hakaretler etmekten de çekinmeyen Arda Turan artık konuştukça daha da batıyor. Geçen gün yaptığı bu açıklamanın ayıbını düzeltmek için yeni bir açıklama yaparak  durumu daha da vahimleştirdi. "Konuşmama hakkıma saygı göstermelisiniz.Sonuçta benim eşim köle değil" gibi bir açıklama yapması Arda'nın psikolojinin nasıl işlediğiyle ilgili ben de merak uyandırdı. Konuşmama hakkına saygı kısmını anlayabilirim ama "köle" kelimesini yine çok fazla ve saçma buldum.



Sevgili Arda gazeteci arkadaşlarımız kimseden silah zoruyla demeç almıyor. Hiç konuşmak istemiyorsan dümdüz kafanı dahi sallamadan yürürsün oradan. Nitekim konuşmak istemeyen birçok kişi de bunu böyle yapıyor. Ancak sen  "Açıklama yapmak istemiyorum" derken öyle bir fevri cümle kuruyorsun ki bu hamlen ile kendini yerle yeksan ediyorsun. Acaba o muhabir arkadaşlar yakın zamanda seni yok saysa ve bir tane kamera sana yönelmese iki gün sonra nasıl travmatik bir ruh halinde olursun merak ediyorum

BOL ENTRİKALI DİZİLERİN YÜKSELİŞİ

Türk insanının dizi iştahı hiçbir zaman azalmadı, aksine gittikçe daha da çoğaldı. Arkadaş toplulukları, WhatsApp grupları dahil birçok insanın bu diziler için nasıl heyecanlı olduklarına şahit oluyorum. Hatta izlediği dizi gününde program yapmayanları bile tanıyorum.



"Aşkı-ı Memnu" ile tırmanışa geçen ve isimlerini saymakla bitmez bu bol reyting soslu dizilerin en yenilerinden biri de geçen hafta Fox TV'de başladı.

Şevval Sam ve Bulut Aras'ın başrollerini paylaştığı "Yasak Elma", "İstanbullu Gelin"den sonra en çok konuşulan diziler arasına girmeyi başardı. İhtişamlı, gösterişli hayatlar ile mahallede yaşayan fakir kızı zengin oğlanla buluşturan "Yasak Elma" Şevval Sam'ın oyunculuğu ile de çok güzel parlamış.

SOSYAL MEDYA GÖRGÜ KURALLARI

Sosyal medya alemi entrikalı dizilerden hiç de farksız değil. Genelde Facebook'ta aile hayatı paylaşılırken acılar, sevinçler ve duyurular Twitter'da, güzel anlar da Instagram'da paylaşılıyor. Geçen gün yine sosyal medyada yakın bir arkadaşımın yazdığı "Sosyal Medya Görgü Kuralları"nı görünce durumun ne kadar güzel özetlenmiş olduğunu gördüm. Neler mi bu kurallar buyrunuz:

1) Büyük harfle yazmayınız, bağırmak anlamına gelir.

2) Başka bir sosyal medya kullanıcısının iletisi altında kavga etmeyiniz, hiç kimse sizin agresifliğinizi kendi sayfasında çekmek zorunda değil. Kavganızı,dövüşünüzü kendi sayfanızda yapın.

3) Gerçek hayatta tanışık olmadığınız insanlara çok önemli değilse özelden mesaj atmayınız.

4) Genel görgü kuralları uyarınca nasıl belli bir saatten sonra kimseyi aramıyorsak aynı şekilde, özellikle bizzat tanımadığınız kişilere geç saatte messengerdan mesaj göndermeyiniz.



5) Kişilerin paylaştığı fotoğrafların altına uygunsuz, saygısız, hadsiz yorumlar yapmayınız.

6) Gerçek hayatta olduğu gibi sosyal medyada da aşırı müstehcen paylaşım ve yorumlar yapmak uygunsuzdur.

7) Bir iletinin altına bir link koyduğunuzda bunun neyin linki olduğuna dair bir açıklama koyunuz. Aksi halde virüs olduğu düşünülür.

8) Başkalarının sosyal medya paylaşımlarını atıf yapmadan kendinize aitmiş gibi paylaşmayınız.  

9) Sizi rahatsız eden, sürekli taciz eden kişileri bloklayınız. Akıl sağlığınız her şeyden önemlidir.

MODA HAFTASINDA YİNE O GÖRÜNTÜLER

Mercedes-Benz Fashion Week İstanbul'da her yıl olduğu gibi bu sene de tasarımcılar fark yaratmak için ellerinden geleni yaptı. Kimi tasarımcılar tasarımlarının yanı sıra ünlü bir şarkıcıyı ya da oyuncuyu podyuma çıkarırken kimileri de sadece tasarımlarını konuşturdu.



Her yıl defileyi izlemeye gelenler arasında bulunan bazı kişilerin kıyafetleri bu yıl da oldukça iddialıydı. Tamamen ilgi çekmek için giyilen o kıyafetler genellikle gizli fısıldamalar eşliğinde gülmelere yol açabiliyor. Hatta aralarında öyle tipler var ki bir an kendimi Cadılar Bayramı'nda hissettim.

4 NİSAN'DA SOKAK HAYVANLARINI SAHİPLENDİRİYORUZ

600 milyona yakın kedi ve köpeğin sokaklarda yaşam mücadelesi verdiği ülkemizde onların nasıl zorluklarla yaşadığına hepimiz tanıklık ediyoruz. Sadece İstanbul değil, tüm Türkiye'nin de kanayan bir yarası olan bu zorlu yaşamlar hayvanseverler tarafından bir nebze de olsa hafifletilmeye çalışılıyor.



"Cihangir Pati Dostları" hareketi ile 4 Nisan saat 15.00'te Cihangir Parkı'nda buluşacak olan hayvanseverler o gün barınaklardan gelecek birçok kedi ve köpeği sahiplenmek için hazır bulunacak. Ben de büyük bir heyecanla o gün orada olacağım.

 

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.