Korku sınavımız

22 Mart 2016, Salı 13:20
AA

Osho "korku" isimli kitabında der ki "Korku gölgen kadar yanıltıcıdır, ama vardır. Yanıltıcı ama yok da değildir ve bazen gölge sende büyük izler bırakabilir."

Hepimiz hafta sonu İstiklal Caddesi'nde yaşanan son bombalı olaydan sonra korkuyu daha da ensemizde hissettik. Hemen evimin 500 metre yakınında yaşanan bu olay beni daha da düşündürdü. Cumartesi/pazar hepimizin ulusal ev hapsi bence tarihe yazıldı. Arkamıza dönüp bakarak yürümek "önümdeki kadın çantası çok tuhaf  gözüküyor yoksa bomba mı var" hissiyatı ile sokakta olmak hepimizin ruh sağlığını toplum olarak bozdu. 

Toplum olarak her şeye çabuk alışıyoruz ve bu konuda gerçekten cesur olmaktan başka bir çaremiz yok. Bu dönem de kabus ve kötü  bir dönem olsa da hepimiz bir sınavdan geçiyoruz. Kısa bir zaman sonra yine İstiklal Caddesi'nde yürüyeceğiz yine AVM'lere gidip alışveriş yapacağız. Alışacağız her şeye alıştığımız gibi. Bu konuda en çok darbeyi  ilk olarak eğlence sektörü alıyor maalesef. Bu yaşanan son olay da tüm toplum olarak hepimize yansıdı ve 2 gün ekonomi durdu. Bu eli kanlı ruhların istedikleri de zaten insanları sindirmek her şeyden uzaklaştırıp mutsuz etmek. Bence bu konuda zorlu bir süreç olsa da, hiç bir etkinlik iptal olmamalı; çoğu insan üzerinde hala korku kabusu ile yaşa da bu konserlere ya da mekanlara gitmeli. Esnaf kepengini açmalı. Çocuklar anneleri ile parklarında, caddelerde gezmeli. Bugünleri de omuz omuza  atlatacağız.

TÜRKİYE'Yİ TERK ETMEK İSTEYENLER >>

Zaman zaman bende diyorum "Buralardan gitmeli" cümlesini... Ayrıca hangimiz demiyoruz ki? Düzene karşı gelen, özgürlüğe pranga vurulan ve günden güne daha da kemikleşen kronikleşen bir mutsuzluk. "Çok mutluyum, hayat çok şahane cümleleri" ile sosyal medya da paylaşılan  fotoğrafların bazıları bana çok samimiyetsiz geliyor.

Her şeyi olduğu gibi karşılama erdemine kapılanlar arasındayım. Teslimiyet ve kabul ediş ile beraber üzerinden süper yük kalkıyor insanın. Etrafıma baktıkça her kesimden arkadaşımdan duyuyorum bunu: "Başka ülkeye yerleşsek?" Peki orada daha mı farklı hayat? Aslında yeni bir serüven yeni bir heyecan ama? "Ama"larla dolu bir sürü kolay olmayan cümle.

Her sabah birbirine günaydın diyen, trafikte yol veren, bombalarla güne başlamak istemeyen her sabah siyasi bir savaşla uyanmak istemeyen ve insani bir şekilde yaşamak isteyen buna özlem duyan bir toplum. Her ne olursa olsun sonuna kadar ülkemi ve İstanbul'umu hiçbir şeye değişmem değişmeyeceğim.

DENİZ BERDAN DAMGASI >>

Yeteneğin tek başına hiçbir şey ifade etmediğini savunanlardanım. Her meslekte muhakkak işini çok iyi çıkaranlar vardır ama zekasının daha fazlasını kullananları hep alkışlamışımdır. Moda haftasında düzenlenen defileler tüm terör olaylarının rüzgarı kötüce eserken devam etti. Bunların içinde Deniz Berdan, Stanley Kubrick’in ‘Otomatik Portakal’ filminden ilham aldığı ‘Ultra Violence’ isimli 2016 Sonbahar - Kış koleksiyonu en ilgi çekenlerdendi. Deniz sadece çok ufacık bir hareketiyle ertesi gün tüm gazete manşetlerine başarısını taşıdı.

"Terörü lanetliyoruz" pankartı herkesi ayağa kaldırıp çığlıklar arasında salonu inletti. Şu sıralar dilimizde çok olan bir cümle olsa da açık ara mesafeyle diğer tasarımcıları sollayan tek isim Deniz Berdan'dı.

TARLABAŞI  PROJESİ NE OLDU? >>

Doğma büyüme bir Beyoğlu çocuğu olduğumdan  Beyoğlu bölgesi benim için çok kıymetli ve başkadır. Her ne kadar bir çok yenilik için yapılan projeler beğenilse de başlayıp bitirilemeyen  sonuçlanmayan çalışmalar ise güzel bir çok şeyi gölgeleyebiliyor. Kentsel dönüşüm kapsamında 2012 yılında başlayan Tarlabaşı projesi 3.köprü gibi büyük bir proje hızla yapıldığı halde tamamlanamadı.

Bir türlü İstiklal Caddesi'nin yapılamayan yol taşları gibi bunun en başında geliyor.

Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan Tarlabaşı projesi için çok heyecanlıydı.

Tarlabaşı'nda cadde ye yakın ön cephedeki bir çok bina 4 yıl evvel boşaltılmaya ve yıkıma başlanmıştı. Nişantaşı'ndaki gibi çok başka olacağını söyleyen Başkan'a bir kaç sorum olacak:

Zaman zaman araba ile geçtiğim insanların hala boşaltılmış binalara girip her türlü kötü şeyi yaptığı ve yaşadığı  arka cephesi ne olacak? Yine hala keşmekeş görüntüsü devam edecek  mi? Bu proje sadece caddeye yakın olduğu için ön tarafı görüntü olarak bir makyaj mı? Ve bu çok heyecanlı olduğunuz projenin bitiş tarihi ne zaman?

Düzelsin diye başlatılan projede boş binalarda her gece belirsiz insanların cirit attığını biliyor musunuz?

GEÇTİĞİMİZ HAFTA SONU NE YAPTIK? >>

Eş dost gama düşüp evde oturup yemekler yaptık sohbetler ettik, yedik, içtik.

Hazır evden çıkamıyoruz durumu ile beraber ev işlerine yöneldik, yazlıkları çıkardık, kışlıkları kaldırdık.

Bol bol kitaplar okuduk izlenmeyen filmleri tek tek izledik.

Korkunç gündemi takip edip bir çok bakanın konuşurken saçmalamasını dinledik, sosyal medyada yorumlar yaptık.

Ev halkına vakit ayıramayanlar olarak uzunca özlem giderip yaza planlar yaptık.

5

Sıradaki haber yükleniyor...