Mustafa Ceceli'nin kriz yönetimi

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News
90'LAR ŞARKILARI ARTIK COVER'LANMASIN
 
10 yıldan bu yana birçok gece kulübünde Türkçe doksanlar şarkıları vazgeçilmezdir: İnsanlar hala eski halleriyle bayıla bayıla dinleyip çok eğleniyorlar. O sevilen şarkıların uzun yıllardır çalınması ile beraber, birçok şarkıcı o şarkıları yeniden yorumlayıp, çıkış yakalamaya çalışıyor. Hatta bu şarkılarla dolu proje albümleri bile yapanlar var.



İstisna olarak bunların içinde çok başarılı olanlar da var. Ancak yeni şarkı olmadığından mı, yoksa hit çıkmadığından mı bilinmez, isim olmuş ya da olmamış birçok kişi hala cover peşinde. Her gün elime geçen çoğu albümde bu şarkılara rastlıyorum. Gece kulüplerinde DJ olarak çalan biri olarak da gözlemim şudur ki insanlar hala o şarkıların eski hallerini seviyor ve dinliyor. Yeni versiyonları ne kadar güncel olsa da eskisinin tadını asla vermiyor.
 
HARBİYE AÇIKHAVA KONSER ALANINA ACİL ÖNLEM ALINMALI
 
İstanbul'da konser alanı olarak nadide kalan yerlerden biri şüphesiz Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu. Her yaz olduğu gibi bu yıl da konserleri hepimiz burada izliyoruz.
Geçtiğimiz akşam Kenan Doğulu'nun konser verdiği sahnede başına talihsiz bir kaza geldi. Konserin ikinci yarısında sahnede evlilik teklifi edecek bir çifti sahneye davet ettiği anda geriye doğru yürürken, orkestra çukuru olarak adlandıran 2 metrelik boşluktan sırt üstü düştü.



Seksenli yıllarda birçok müzikal ve konser organizasyonlarında orkestra ekibi sahneye bu orkestra çukurundan eşlik ederdi. Şimdilerde bu müzikaller ve konserlerin müzisyenleri artık sahneye yerleşik düzen kuruyor. Yıllar evvel Bolşoy'un keman sanatçısı Katerina Novikova da ülkesinde orkestra çukuruna düşüp yaşamını yitirmişti.

Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'nda hemen sahne önünde 2 metre gibi ciddi bir boşluğa sahip olan bu çukur konser zamanlarında organizasyon firmaları tarafından kesinlikle kapatılmalı. Kenan Doğulu'nun arka üstü düştüğü ve ucuz atlattığı kaza bu kadar hafif olmayıp, ciddi bir şekilde de sonuçlanabilirdi.
 
KADIKÖY YÜKSELEN DEĞER
 
İstiklal Caddesi'nde yaşanan terör olayları sonrası Cihangir dahil olmak üzere büyük bir kitle Kadıköy'e taşındı. Buradaki yükselişin en büyük sebeplerinden biri de Cihangir'in ilk popüler yıllarında olan rahatlığı. 



Yeldeğirmeni bölgesinde öğrenci kitlesinin ağırlıkta olması burayı daha da yukarı taşıdı. Her gün yeni açılan bir işletme özellikle o bölgeyi daha da hareketlendirdi. Rıhtım bölümünden Moda'ya çıkan caddelerin sokaklarında adım başı bir kafe ve bir sergi salonu görmeniz mümkün. Zeplin, Ayı, Zoo, Draft sokağa kadar taşan masaları ile her zaman tıklım tıklım. 
 


Tiyatro sahnelerinin de yoğunlukta olduğu bu bölge artık sanatsever bir kesimin de konuşlandığı kurtarılmış bir bölge gibi ilan ediliyor. 
 
BEŞİKTAŞ BELEDİYESİ'NİN LGBT KARMAŞASI
 
19-25 Haziran tarihlerinde gerçekleşen LGBT onur haftası öncesinde hep bir spekülasyon yaratılır. Devletin uzun bir süredir izin vermediği bu yürüyüşlere direnen birçok LGBT üyesi, yürüyüşleri gerçekleştirmeye devam ediyor. Son yıllarda özellikle Ülkü Ocakları'nın tehditlerine bile kale gibi duran LGBT'yi politik olarak CHP, DHP ve Türkiye genelinde bazı belediyeler de destekliyor.



İstanbul'da sadece Beşiktaş Belediyesi'nin desteklediği, belediye önüne astıkları gökkuşağı bayrağı ve "Freddie Mercury'nin askerleriyiz" yazılı paylaşımları geçen hafta çok konuşuldu. Aradan çok geçmeden Belediye Başkanı Murat Hazinedar'ın yaptığı "Sosyal medyada çalışan bir arkadaşımızın işgüzarlığı için bizi seven ve takip edenler tüm yurttaşlarımdan özür dilerim" açıklaması, herkesin kafasını karıştırıp tepkilere neden oldu. "Beşiktaş Belediyesi'ni ve (beni) temsil etmeyen tweett Ağrı'da bulunduğum sırada öğrenilmiş, derhal müdahale edilerek sildirilmiştir" cümlesi kafalarda 'Nasıl bir karmaşa ve kendi içlerinde nasıl bir sistemle birbirlerinden haberleri yok' cümlelerini kurdurttu.
 
MUSTAFA CECELİ'NİN KRİZ YÖNETİMİ
 
Yaşadığı sıkıntılı süreçle beraber her açtığı kapıya çarpan Mustafa Ceceli şu sıralar ailesi ile çok vakit geçiriyor. Ceceli hala yaptığı açıklamalarla hayranlarının bile tepkisini çekerken, bu durumdan nasıl çıkacağını bilemeyip bir an evvel evlenip her şeyin temiz gözükmesinin peşinde.



'İşte görün bu bir kaçamak değildi, evleneceğim kadındı' imajını oluşturmak istiyor. Hatta Ceceli kriz yönetimi için yurtdışından dünyaca ünlü menajerlerle kontak kurmaya çalışıyormuş.
Tepkilerden çekindiği için düğün ya da kalabalığın olduğu bir nikah daveti düşünmeyen çift, aile içinde sade bir törenle temmuz sonu için evlilik hazırlıkları yapıyor.
 
DÜNYA GÜZELLERİM PROGRAMI
 
Burcu Esmersoy'un sunduğu, Bülent Ersoy, Banu Alkan, Safiye Soyman'lı 'Dünya Güzellerim' programının ilk bölümü geçtiğimiz akşam yayınlandı. Daha yayınlanmadan herkesin çok merak ettiği program aslında Bülent Ersoy'un diyologları için kurgulanmıştı. Programın tanıtım jenerikleri merak uyandırıcı olunca günler öncesinden herkes programı bekledi.



Programa şöyle bir göz attığımda Bülent Ersoy'un bir sonraki cümlesi ne olacak diye bekliyor insan. Ancak Bülent Ersoy'un espri yapayım derken Banu Alkan'ı rencide eden yukardan bakışı zaman zaman itici durabiliyor. Safiye Soyman'ın daha mülayim takıldığı anlar, çok renkli olmasa da ilerleyen bölümlerde atağa geçeceğini görüyorum.



Programın akışında doğal ve kendiliğinden olan her şey seyirciye geçiyor. Ama maalesef çoğu kare birçok insana kurgu ve senaryo olarak görünüyor ve çok samimi gelmiyor.
 
BAYRAMDA ŞUNLARI YAPALIM
 
Her bayram zamanı 'eski bayramlar' cümlesinden sıkılanlar olsa da gerçekten eski bayramların hissiyatını yaşayanlar da çoktur. Ailesi olanlar o bayram sabahı edilen kahvaltının güzelliğini hiçbir şeye değişmezler. Ben her bayram sabahı çocukluğun heyecanını yaşamaya çalışanlardanım. Bayramı bayram gibi yaşayanlara diyorum ki;
 
Bayramı tatil olarak değerlendirenler, bayram mesajı yerine sevdiklerinizi ve aile büyüklerini arayarak sesli olarak kutlayın.
 
Annesi veya babası hayatta olanlar onların kapısını muhakkak elinizde çiçeklerle çalın. Olmayanlar da onları kabirlerinde ziyaret edebilir.

 


Sokak kapınıza gelen mahalle çocukları varsa onlara ikramda kusur etmeyin ve sevginizi gösterin.
 
Ailenizle vakit geçirirken elinizde sürekli telefonla meşgul olmayın, onlarla sohbet edin.
 
Gidilen misafir ziyaretlerinde yapılan yemekleri ve tatlıları fazla kaçırmayın.
 
İstanbul'da kalanlar; boş sokakların ve boğazın tadını çıkarın.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder