Serpil ErdoğanDrama yaratmak neden çekici geliyor?

HABERİ PAYLAŞ

Drama yaratmak neden çekici geliyor?

Hepimizin çevresinde vardır.

En küçük mesele bile bir anda krize dönüşür. Ses yükselir, duygular taşar, suçlular belirlenir… Ve ortada yine bir drama vardır.

Peki gerçekten bazı insanlar dramayı mı sever, yoksa bu bir alışkanlık mıdır?

Bu soruyu Uzman Klinik Psikolog Kaan Üçyıldız’a sordum. Cevabı düşündürücüydü:
“Sürekli drama yaratan kişiler çoğu zaman bunun farkında bile değildir.”

Ama çevrelerindeki herkes bunun farkındadır.

Drama neden çekici gelir?

Sürekli dramatik yaşayan insanların arkasında çoğu zaman düşük benlik saygısı, geçmiş travmalar ya da çözülmemiş duygusal yaralar bulunur. Drama, bu kişiler için bir çeşit görünür olma, ilgi çekme ya da kontrol sağlama yoluna dönüşebilir.

Haberin Devamı

Bilinçli ya da bilinçsiz…

Sonuç değişmez: Etraflarındaki insanları yorarlar.

Ve bir noktadan sonra şu cümle sessizce kurulmaya başlar:
“Ben bu kadar gerginliği kaldırmak zorunda mıyım?”

Drama hiç masum değil

Üçyıldız’a göre sürekli drama yaratan kişilerin bazı ortak davranış kalıpları var.

Küçük sorunları büyütmek, kendini sürekli mağdur konumuna koymak, suçu hep başkalarına atmak, duygusal şantaj ve manipülasyonla ilişkiyi ayakta tutmaya çalışmak…

Tartışmalar bitmez, kavgalar eksik olmaz. Duygular ya çok yüksektir ya da bir anda dibe vurur. Bu iniş çıkışlar bir süre sonra partner için de, arkadaşlar için de ciddi bir tükenmişlik yaratır.

Ve ne yazık ki bu tür ilişkilerde sevgi değil, gerginlik bağ kurar.

Partner neden uzaklaşır?

Başta “idare ederim” denir.

Sonra “geçici” sanılır.

Ama zamanla huzur, ilişkideki en büyük eksiklik haline gelir.

Sürekli drama, partneri yorar. İnsanlar bir noktadan sonra kavga değil, sakinlik ister. Ve çoğu zaman daha huzurlu bir ilişki ihtimali, dramatik bir bağdan daha cazip hale gelir.

İlişkilerin bitme sebebi çoğu zaman büyük olaylar değil; bitmeyen küçük krizlerdir.

Peki bu döngü kırılabilir mi?

Evet, ama çaba gerektirir.

Üçyıldız’ın altını çizdiği gibi, bu davranış kalıbını fark etmek ilk adımdır. Ardından sorumluluk almak ve gerekirse profesyonel destek almak gelir. Çünkü drama, çoğu zaman bastırılmış duyguların yanlış bir dışavurumudur.

Haberin Devamı

Ve evet; psikolojik destek almak zayıflık değil, güçtür.

Ya sürekli drama yaratan biriyle birlikteyseniz?

Bu noktada sorumluluk tek taraflı değildir.

Eğer sürekli drama yaratan birinin yanında olduğunuzu fark ediyorsanız;
sınır koymak zorundasınız. Sakin, net ve mesafeli bir iletişim kurmak; onların krizlerine dahil olmamak ve duygusal şantaja karşı uyanık olmak önemli.

Ve gerekirse…
Uzaklaşmak.

Çünkü herkesin ruh sağlığını koruma hakkı var.

Son söz

Uzman Klinik Psikolog Kaan Üçyıldız’ın da dediği gibi


“Sürekli drama yaratmak, hem kişisel hem de profesyonel hayatta ciddi olumsuz sonuçlar doğurur.”

Hayat her gün bir dizi değil.

Her tartışma bir sezon finali olmak zorunda değil.

Bazen en sağlıklı ilişki; seslerin alçaldığı, kalbin sakinlediği ve huzurun başrolde olduğu ilişkidir.

Ve bunu istemek, kimse için fazla bir şey değildir.

 

Sıradaki haber yükleniyor...
holder