Serpil DokurelKendinin en iyi versiyonu olmak zorunda mısın?

HABERİ PAYLAŞ

Kendinin en iyi versiyonu olmak zorunda mısın?

Son yıllarda kişisel gelişim hayatımızın neredeyse her alanına sızdı. Sosyal medyada birkaç dakika geçirdiğinizde bile daha verimli olmanın yollarını anlatan videolar, sabah 05.00'te uyanmayı öneren içerikler ya da "Hayatını 30 günde değiştir" başlıklı paylaşımlarla karşılaşmanız kaçınılmaz. Öyle ki artık sadece başarılı olmak değil, sürekli daha başarılı olmak gerektiğine inandırılıyoruz.

Peki gerçekten böyle mi?

Elbette insanın kendini geliştirmesi, yeni beceriler kazanması, eksik yönlerini fark etmesi çok değerli. Ancak kişisel gelişim, zaman zaman amacından uzaklaşıp bitmek bilmeyen bir yarışa dönüşebiliyor. Sürekli daha fazlasını istemek, daha üretken olmaya çalışmak ve her an en iyi versiyonumuz olmayı hedeflemek, farkında olmadan üzerimizde büyük bir baskı oluşturuyor.

Haberin Devamı

Oysa gelişim dediğimiz şey düz bir çizgi değil. Hayatın içinde duraksamalar da var, başarısızlıklar da, vazgeçişler de. Bazen hiçbir şey yapmadan geçirilen bir gün bile insanın zihnine iyi gelebilir. Çünkü dinlenmek de gelişimin bir parçasıdır.

En büyük yanılgılarımızdan biri de kendimizi başkalarıyla kıyaslamak. Bir başkasının başarısını kendi yetersizliğimizin kanıtı gibi görmek, motivasyonu artırmaktan çok özgüveni zedeliyor. Her insanın başlangıç noktası, koşulları ve hayat hikâyesi farklı. Aynı parkurda koşmayan insanların aynı sürede aynı hedefe ulaşmasını beklemek gerçekçi değil.

Kişisel gelişim aslında başkalarına benzemeye çalışmak değil, kendini daha iyi tanımaktır. Nelerin seni mutlu ettiğini, hangi ortamda daha üretken olduğunu, hangi sınırları çizmen gerektiğini keşfetmektir. Çünkü bazen en büyük gelişim, "hayır" diyebilmeyi öğrenmektir. Bazen de herkesi memnun etmeye çalışmaktan vazgeçmektir.

Hayatın her döneminde aynı performansı göstermemiz de mümkün değil. Bazı dönemler öğreniriz, bazı dönemler üretiriz, bazı dönemlerde ise sadece ayakta kalmaya çalışırız. Bunların hiçbiri başarısızlık değildir. İnsanın yaşam ritmi, mevsimler gibi değişir.

Belki de kişisel gelişime bakış açımızı değiştirmemiz gerekiyor. Gelişim, her gün daha fazla çalışmak değil; gerektiğinde yavaşlayabilmektir. Daha çok konuşmak değil, bazen kendini dinleyebilmektir. Kusursuz olmaya çalışmak değil, kusurlarıyla da barışabilmektir.

Haberin Devamı

Sonuçta hayat bir performans sahnesi değil. Kimsenin her gün motive olduğu, her hedefini eksiksiz gerçekleştirdiği bir yaşam yok. Asıl başarı, başkalarının çizdiği başarı tanımının peşinden koşmak yerine kendi hayatına uygun bir yol çizebilmektir.

Belki de kişisel gelişimin en önemli adımı, sürekli değişmeye çalışmak yerine, önce olduğumuz kişiyi anlayıp kabul etmektir. Çünkü insan, kendisiyle kavga ederek değil; kendisini tanıyarak büyür.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder