Şirin Sever 2021’de olanlar
HABERİ PAYLAŞ

2021’de olanlar

  • Maskeli hayata alıştık 2021’de. Artık maskesiz dolaştığımızda bir eksiklik hissediyoruz! Bir de Omicron girdi ki hayatımıza, hemen çıkacak gibi değil. İşin fenası herkes grip olduğunu sanıyor!
  • Eminim ki hiçbir dönemde, bu kadar ekonomi konuşmadık ve döviz kuru takip etmedik! Kur korumalı mevduatI bile öğrendik, sırtımız yere gelmez bence!
  • Yılın en saçma polemiği “Gerekirse simit yenecek, bugünler atlatılacak” diyen Hülya Avşar’a aitti. Meselenin simit olmadığını anlatmak mı daha fena, bu gereksiz gündemler mi bilemedim.
  • Doktora şiddet de arttı bu yıl. Pandemi yüzünden yeterince çalışan, yorulan doktorlar bir de şiddet görüyor. En son kolonya şişesiyle kafasına vurulan doktora geçmiş olsun diyor, yeni yılda doktorlara gösterilen şiddetin cezalandırılmasını diliyorum.
  • Suç işleyen herkesin yargılanıp ceza almasını da diliyorum yeni yılda. Şiddet gösteren, kavga eden kimse tutuklanmıyor niyeyse... İstanbul’da eşini 13 yerinden bıçaklayan Okan Taş mesela, neden iyi hal indirimi aldı? Hakimlerin yeni yılda kendilerine gelmelerini diliyorum.
  • NFT diye bir şey girdi hayatımıza bu yıl. Collins Dictionary tarafından 2021’in sözcüğü seçildi hatta. Tüm gelecek burada mı değil mi yeni yılda göreceğiz artık.
  • Bu yıl hiç olmadığı kadar doğayı, iklimi ve sürdürülebilirlik kavramını konuştuk. Çünkü iklim alarm veriyor!! Paris İklim Anlaşması’na imza attığımızdan olsa gerek; ilk kez bu yıl, okul müfredatlarına da iklim değişikliği dersi gireceği açıklandı. Geç oldu ama umalım ki temiz olsun.
  • Bu yıl ormanlarımızın çok önemli kısmını kaybettik ne yazık ki. Kuraklık yüzünden o kadar çok yangın çıktı ki… Bu olayın içindeki güzellik ise o paylaşım ve yardımlaşmayı görmekti.
  • Taksi sorunu en büyük derdimiz oldu bu yıl. Yeni taksilere karşı çıkanlar sayesinde, İstanbul sokakları scooter’la doldu taştı. Artık kaldırımda yürüyemez olduk. Düzgün mü bıraksanız şu aletleri sağa sola bi zahmet?

Magazinde neler oldu?

  • 2021 yılında en çok Gülşen’in kıyafetleri gündem oldu. Sahnelerin en cesuru oydu, çok da şıktı. İtiraf ediyorum; gösterdiği özene, verdiği emeğe hayran kaldım.
  • Yılın en çok tartışmalı elbisesi ise Sibel Can’ın giydiği Bottega marka kırmızı elbiseydi. Bu kıyafetin ülkece hepimize dert olması ayrı, Can’ın kilolarının bu yıl da gündemden düşmemesi enteresan değil miydi?
  • Bu yıl müzikte yeni isimler dinledik, özellikle de da rap müzik hayatımıza resmen girdi. İkilem isimli bir grup, Sefo isimli bir şarkıcı keşfettik, şarkılarını başa sara sara dinledik.
  • Bu yılın en iyi dizisi bana göre ‘Yargı’ydı. Pınar Deniz ve Kaan Urgancıoğlu, resmen yargı dağıttı, adaleti sorgulamamızı sağladı.
  • 2021’de çok yeni ilişki başladı, çok ilişki bitti. En çok da Tuba Büyüküstün, Melisa Şenolsun ve Serenay Sarıkaya gibi isimlerle anılan işletmeci Umut Evirgen’in sırrı merak edildi. Umarım yeni yılda ‘bu kızlar bu adamda ne buluyor?’ sorusuna cevap bulunur!
  • Yılın en iyi tiyatro oyunu, (ki bana göre ve izleyebildiklerim arasında) Zerrin Tekindor’un tek kişilik oyunu ‘Toz’du. Yılın en iyi filmi ise ‘Gucci Ailesi’ydi, Oscar jürisi çok düşünmeden ‘en iyi kadın oyuncu’yu seçecek bence: O isim de Lady Gaga olacak çünkü istisnasız çok iyi bu filmde. Türk sinemasında ise kayda değer bir film var mıydı, hatırlamıyorum bile.

Beyran çorbası romantizmi

2021’de romantizm adına yeni bir şey öğrendik bu arada… Beyran çorbası, ilişki için belirleyici bir yemekmiş mesela! Yeni neslin parlayan yıldızı Burak Yörük, bir röportajda romantizme bakışını şu sözlerle anlattı: “Kız arkadaşımla beyran çorbası içmeye gittiğimiz romantik anlarımız vardır...” Aaa, biz şok şok şok!

Bunu nasıl atlamışız ki? En son Özcan Deniz, çektiği filme bir sahne koymuştu. Bir çift lahmacun yemeye başladıysa, o ilişki oturmuş ve aşama kaydetmiş demektir. Özetle bunu anlatan bir sahne. Beyran çorbasına alışmak biraz zaman alabilir ama test edilsin ve denensin!

Bülent Ersoy’a kitap tavsiyem

Geçen akşam Bülent Ersoy, alışveriş için gittiği Nişantaşı’nda kıyameti koparmış. Çünkü mağaza çıkışı yarım saat taksi beklediği için çok üşümüş, yorulmuş; bu yüzden de ortalığı inletmiş. İmdadına İspark görevlileri yetişmiş de Allah’tan, kimse zarar görmemiş! İşte taksi bulamadığımızda, hepimizin içinden geçen bu aslında! Deli gibi bağırmak, ortalığı inletmek istiyoruz.

Hatta ben, Deniz Seki gibi birilerini ısırmak istiyorum ama bir Bülent Ersoy olmadığım için yapamıyorum. Tabana kuvvet yürüyorum ya da dışarı çıkmamayı tercih ediyorum çoğu zaman. Neyse, asıl konuya gelirsek… Tam da bu hislere tercüman olacak bir kitap çıktı. Usta yazar Ayşe Kulin, hepimizin başından geçen taksici anılarını bir kitapta topladı, ‘Taksiii’ adını verdi. “Maddi ve manevi olarak taksi sürücüleri tarafından hırpalanmış bir taksici mağduruyum” diyor Kulin ve başına gelenlerden bir düzine hikayeyi kitaplaştırıyor.

Başına gelenler elbette trajikomik. Hepimizin başına gelenler gibi. Ama ilginç olanlar da var. Geç saatte dışarıda diye onu eleştiren taksiciler de olmuş, aşı karşıtı sürücüye denk gelince olay mahallini terk ettiği de... Özetle bu kitap hepimizin ortak isyanı ve yalnız olmadığımızı bilmek iyi geliyor. Bülent Ersoy’a da tavsiye ediyorum, bir an önce eline bu kitabı alıp okusun. Saygılarımla.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder