Şirin Sever 21 günde şekersiz kal!
HABERİ PAYLAŞ

21 günde şekersiz kal!

Kar, kış, COVID derken evde oturdukça oturduk, şiştikçe şiştik. Makarnalar, börekler, kekler pişirdik, televizyon karşısına geçip yedikçe yedik. Her kahvenin yanında çikolata ve abur cubur tıkındık, depresyonumuzu böyle yenmeye çalıştık. Hareket ve sporu da itinayla ertesi güne erteledik.

Ama o ertesi gün, hiç gelmedi. Sonuç mu? 5-6 ay içerisinde 10 kilo!! Yani bende durum bu. Hayatımda ilk kez iki beden büyük jean aldım, onu giyiyorum. Çünkü başka hiçbir şey üzerime olmuyor. Bir de canım eşofmanlarım tabii. Sonra bir dergide Ebru Zeynep Altay’ın röportajına denk geldim; sosyal medyada iyice inceledim. Olayı şu: 21 günde şekersiz ve glutensiz beslenme önerileri vererek sağlıklı bir hayata adım atmanızı sağlıyor. Yani tam benlik. Öyle kibrit kutusu kadar beyaz peynir bana uymuyor zira. Ben de ‘Yaparım’ dedim, bağlantıya geçtim. Ebru Zeynep Altay, bir beslenme uzmanı.

21 günde şekersiz kal

Lüks markaların pazarlama ve satın alma departmanlarında çalıştıktan sonra hayattaki önceliğinin sağlıklı, temiz yiyecekler ve spor olduğunu fark etmiş, New York’ta bütünsel beslenme danışmanlığı, fonksiyonel tıp koçluğu alanlarında eğitim almış. Bu birikimini de sosyal medyada paylaşmaya karar vermiş. Programının adı da ‘21 Günde Şekersizsiniz’. Bu bir diyet değil, sağlıklı beslenme programı. Hakkıyla yaptığınızda kilolar da otomatik olarak gidiyor zaten. Asıl amaç, sağlıklı gıdalarla kan şekerini dengede tutmak. Program sonunda bazı sağlık sorunları ortadan kalkıyor, cilt güzelleşiyor, ruh hali düzeliyor.

Çünkü sonuçta pekçok hastalığı yediklerimiz tetikliyor, bu bir gerçek. Sözün özü, yaklaşık on gün oldu bu programa başlayalı… 2-3 kilo gitti bile. Her öğünde tatlı yiyen, kahvenin yanına ille de çikolata ekleyen ben, ağzıma tek bir lokma tatlı koymadım, canım da hiç istemedi. İnsanlık adına küçük, benim adıma çok büyük olay. Üstelik bu aşamaya hiç de öyle zorlanarak, aç kalarak falan gelmiyorsunuz. Karar vermek yeterli. Niye anlattım bunları? Bir yerden başlamak, kendimize bakmamız lazım çünkü.

TABAĞIN DEĞİŞSİN, SEN DEĞİŞ

Malum, beynin bir şeyi kabullenmesi ya da varolan bilgiyi unutması için 21 gün gerekiyor. O yüzden bu program da 21 gün sürüyor. Bu süre boyunca Ebru’nun direktifleri doğrultusunda alışveriş yapıyor, pişiriyor ve yiyorsunuz. Yediklerinizi her öğün Ebru’ya yollayıp, onun bilgilenlendirmeleri ile yola devam ediyorsunuz. Öncelikle rafine şeker içeren her türlü gıda, yüksek derecede işlenmiş paketli ürünler ve glutenli her şey yasak. Bu sayede güne daha enerjik başlıyorsunuz. Hemen şunu da not düşmek lazım; ‘glutensiz’ yazan ürünlere bile güvenmemek lazım.

O yüzden bolca sebze ve tahıl ağırlıklı besleniyorsunuz. Ama mutlaka mevsim sebzeleri ile! Şu anda domates, salatalık yiyemiyorum mesela. Yasak! Ama tabağımı gök kuşağı gibi donatacak o kadar besin var ki! Tabağınızı yeniden düzenlemekle başlıyorsunuz işe çünkü tabağın değişince herşey değişiyor.. Peyniri hayatınızdan çıkarıyorsunuz, ekmek yerine birçok faydalı undan ekmeksi ürünler yapıyorsunuz, hayvansal süt yerine badem sütü kullanıyorsunuz. Ve her şeyin ne kadar kolay yapılabilir olduğunu fark ediyorsunuz. Akşam 7’den sonra yememeyi, gece meyve ve çiğ sebze yemeyi bırakıyorsunuz.

Çünkü sistem bunları dinlenirken, uyurken sindiremiyor. Neyi neyle dengelemeniz lazım, ustası oluyorsunuz. Böylece şişkinlikleri atıyor, hafifliyorsunuz. Mesele şu; belki bu bilgilerin çoğunu biliyoruz, okuyoruz, dinliyoruz ama uygulamıyoruz. Dolayısıyla birinin sizi disipline sokması gerekiyor. En azından ona hesap veriyor olmak sizi devam etmeye zorluyor. Benim disipline girmeye ihtiyacım vardı, o yolu buldum. Siz de kendinize en uygun yolu bulun. Unutmayın, yaz kapıda. Dahası hayatı uzatmak elinizde.

21 günde şekersiz kal

HAYATIMIN EN PAHALI ‘GRANOLA’SINI YEDİM

Peki, 21 gün şekersiz glutensiz beslenirken Dubai seyahati olur mu? Bu beslenmeyi yaşam biçimi haline getirdiğinizde, çok da güzel olur. Asıl sorun yiyecekleriniz değil zaten, fiyatlar! Ben sizi uyarayım; Dubai’ye gidecekseniz, kredi falan çekin. Çünkü öyle baş edeceğiniz fiyatlar değil söz konusu olan. (Üst gelir grubu dediklerimi dikkate almasın!) Neyse, pandemiden önce alınan ve artık yanmak üzere olan biletleri bir noktada kullanmak gerekti.

21 günde şekersiz kal

‘Gidelim, turist tadında gezelim, kemiklerimiz ısınsın bari’ dedik. Demez olaydık! ‘İstanbul meğer ne ucuzmuş, kıymetini bilememişiz’ diye diye geri döndük. (Bu noktada ironiyi anlamayan sayfayı çevirsin) Mesela hayatımın en pahalı kahvaltısını yaptım Dubai’de. Sağlıklı besleniyorum ya, kankamı da kendime benzettim, sıradan bir kafede yoğurt ve yulaf sipariş verdik. İki granola 500 TL!!! Üstelik Ebru Hocam’dan azar işittim, “Onun içinde de şeker vardır, yumurta yeseydin ya” diye. Ama sonuçta sağlıklı beslenme Dubai’de işime yaradı. Alkolü azalttım, yemekten sonra da tatlı siparişi vermedim en azından. İşin şakası bir yana, Dubai’nin tam zamanı. Aşırı sıcaklar başlamadan önce son çıkış. Zira eylül ile nisan arası en ideal zamanlar. Gronola; yulaf, çeşitli yemiş ve tahıllarla yapılan bir kahvaltılık. Süt ya da yoğurtla tüketiliyor.

21 günde şekersiz kal

DUBAİ’DEN NOTLARA GELİNCE…

BTB Tours bir günde alıyor Dubai vizesini, anında otelinizi ayırtıyor. Sahibi de Türkiye’nin turizm elçisi gibi çalışan bir Türk; Salih Gözcü. Her şeyi bizim için müthiş kolaylaştırdı. Pandemide 10 bin Türk’e Dubai’de tatil yaptırdı. Dubai’ye gitme niyeti olanları da hemen uyarayım: Özel yerlere mutlaka rezervasyon yaptırın. Yeni açılan Museum of the Future’ı göremeden geldim mesela. Nisan sonuna kadar da rezervasyonlar dolu. Araya kimleri kimleri soktuk ama işler bizdeki gibi yürümüyor, olmadı, olamadı. Aklım orada kaldı.

Dubai’nin alameti farikası gökdelen tepesindeki havuzlar ve ünlü plajlar aşırı pahalı. Param var deseniz, yer yok. Ya otel müşterilerine açık oluyor ya da çok dolu. Taksi sorunu İstanbul’u aratmayacak kadar kötü! Dubai Mall’da 1.5 saat kadar taksi beklediğimi söylemem lazım. Bu arada, araya korsan taksiciler girip iki katı fiyat çekiyor.

Dünyanın her yeri aynı galiba! Bu aralar Dubai’nin en in mekanlarından biri ‘Urla’. Müthiş bir konumu var; Burj Khalifa’ya karşıdan bakıyor. Atasay markasının sahibi Cihan Kamer’e ait bu restoranda bizden bir gün önce Hande Erçel misafirdi. Atasay’ın reklam yüzü olduğu için, Burj Khalifa üzerine yansıtılan reklamlarını bu mekandan izledi geçenlerde. Türk oyuncuların gökdelenlerin tepesinde parlaması ne güzel.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder