Şirin SeverAnneler göreve

HABERİ PAYLAŞ

Anneler göreve

Haberin Devamı

AK Partili Abdülhamit Gül, HDP’lilere hakaret etmek maksadıyla, “Size etek giydirip gezdiririz” diye bir cümle sarfetti. Etek giymek küçültücü bir şey gibi. Hakaret içeren bir şey gibi. Küfürmüş gibi. Kimse rahatsız olmadı. Kimse “Ne yani, etekle mi hakaret ediyorsun?” demedi. Ne kadın milletvekilleri, ne de herhangi biri. Bense sinir oldum bu sözlere. Tam “Ne yani, etek giymek utanılacak şey mi?” diyecekken; Selahattin Demirtaş şahane bir cevap verdi ve gol oldu. Dedi ki, “Bunlar daha önce de kadınlara çok hakaret etti. Ama karışmak istemedik. İstedik ki anneleri, eşleri, kız kardeşleri cevap versin. İnşallah annesi yaşıyordur. Yaşıyorsa oğluna ‘Etek bir hakaret değildir. Bak biz etek giyiyoruz. Etekli dediklerin seni doğurdu. Utanmıyor musun?’ desin...” Ben de yazsam tam bunları yazardım. Üzerine tek laf etmeye gerek yok.

Hakan Karahan amma da kabaymış!




Candan Erçetin, uzun yıllardır oyuncu ve yazar Hakan Karahan’la birlikte. Genelde gözlerden uzak yaşayan ve birlikte hiç görünmeyen çift, geçen akşam Etiler’de basına yakalandı. Karahan da gazetecilere çattı ve dedi ki “52 yaşına gelmiş, anneniz yaşında kadını rahatsız etmeyin!” Offf, kavgada söylenmez bu laf! Gerçi Karahan, kendisinin de 56 yaşında olduğunu belirtmiş ama rahatsızlığını belirtmek için başka bir yol bulmalıydı. Yaşlı da olsa, oradaki gazetecilerin annesinin yaşında da olsa, insan sevgilisi için uluorta nasıl böyle bir cümle kurabilir? Bırak sevgiliyi... İnsan arkadaşı için bile böyle cümle sarf etmez. Hakan Karahan pek kabaymış. Kaldı ki, biz de 52 yaşında öyle şahane görünsek keşke.

Evlilik heyecanı


‘Evleneceksen Gel’ programında adam, yanına oturduğu ve talip olduğu gelin adayına soruyor: “Biraz kendinizden bahseder misiniz?” Kadından, “Ben… Nasıl yani bahsedicem kendimden?” diye bir cevap. Sonra bir-iki kelime ediyor ‘şuralıyım, şu yaştayım’ falan. Adamdan ikinci soru: “Evli misin?” Ağzımdaki çayı püskürttüm resmen. Evlenmek için programa gelmiş, yanına bir talip oturtulmuş, “Evli misin?” diyor! İşte kadınların ekrana yapışarak izlediği programların seviyesi bu. Kanalların da, ‘kadınlar bunu izliyor’ diyerek hazırladığı programların özeti. Hepsi birbirinin aynısı.

Recep İvedik gibi mi dolaşalım yani?

Aklına gelen her şeyi Diyanet’e sormazsa rahat etmeyen insanlarımız var... Diyanet de cevap vermeye bayılıyor, çok belli. Bu kez “Kadınların kaşlarını alması caiz midir?” diye sorulmuş. Diyanet de, “Mecbur değilsen kaşını, bıyığını, tüylerini aldırmak günahtır. Ama psikolojini bozacak kadar kötüyse aldırabilirsin” demiş. Sağolsunlar! Ayrıca bunu Diyanet’e sorana mı kızmalı, soruya bu cevabı verene mi, karar veremedim. Ne istiyorsunuz? Recep İvedik gibi mi dolaşalım? Kıllı tüylü maymunlara benzeyelim ki; kadın olduğumuz, dişiliğimiz, farkımız, güzelliğimiz kalmasın. Erkeklerin kafası karışmasın. Bu mudur? Kadınların kılından tüyünden, saçından başından, kahkahasından eteğinden elinizi, zehirli dillerinizi çekin artık ya! Bitin artık, yeter.

DUVAR YAZISI


Kaç promil gerekiyor ikimizi çift görebilmek için?

Tayt mı giydin, jean mi?

Toplum buna hazır değildi; “olmaz” dedik, “yakışmıyor” dedik, “komik” dedik ama bir türlü dinletemedik. Bir hevestir geçer diye bekledik ama geçmedi. Geçmediği gibi dozajı giderek artıyor, daraldıkça daralıyor! Erkeklerin dar pantolon sevdasından bahsediyorum... En son Beşiktaşlı futbolcu Quaresma’yı görünce hislerim dile geldi. O kadar çok erkek dar jean giymeye başladı ki; çoğu da bu darlığı o kadar abartıyor ki, “Kadın pantolonu mu acaba?” diye incelemelere doyamıyorum. Tüm bacak kaslarını ortaya çıkaran dar jean modası ne zaman biter bilmem ama gerçekten komik duruyor. Acilen yeni bir akım başlasa da, şu taytlı erkeklerden kurtulsak!

Dolandırıcıların yeni gözdesi yabancı dadılar

İzmir Emniyet Müdürü Celal Uzunkaya, dolandırıcıların tuzağına düşen vatandaşa, “Ağzınıza geleni söyleyin, küfredip kapatın” diye akıl veriyor ama çözüm bu değil… Çünkü ‘zihni sinir’ dolandırıcılar, her seferinde bir yolunu buluyor… Bankadan aradığını söyleyip insanları tuzağa düşüren dolandırıcıların yeni hedefi kaçak çalışan dadılar. Türk ailelerin yanında temizlikçi ya da dadı olarak çalışan yabancı uyruklu kadınları kandırıp; çalıştıkları evlerdeki para ya da ziynet eşyalarını çalıp kendilerine getirmelerini sağlıyorlar. Sınırdışı edilme korkusu yaşayan dadılar da, istenileni yapıyor. Aman dikkat!

MAKARA

Gittiğim yol yol değil de, manzarasını seviyorum!

En yaygın yöntemler


- Banka şifresi/güvenlik sorularını ele geçirmek.
- Postacı şeklinde gelip kimlik bilgilerini almak.
- Polis kılığına girip, vatandaşı terör gruplarının takibinde olduğunu söyleyerek korkutmak. Bu, özellikle yaşlılara yapılıyor.
- ‘Bedava’ vaatli e-postalar, SMS’ler.
- Bankadan arama numarasıyla, kredi kartı bilgilerine ulaşmak.
- “WhatsApp üyeliğini yenile” mesajıyla bir sayfaya yönlendirilmek ve kredi kartı bilgilerinin ele geçirilmesi.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder