Bakmayın, eğlenceli ülkeyiz aslında

25 Şubat 2017, Cumartesi 05:00
AA
■ Antalya’da özel bir hastanenin yoğun bakım ünitesinde göbek atıp halay çeken, kendilerinden geçen hemşire ve hasta bakıcıları gördünüz mü? İnsanların ölümle boğuştuğu yoğun bakımda bu kafaya geçmek büyük maharet değil mi?

■ Manisa’da, kapısının önünde kavga edenlere bastonuyla müdahale eden 82 yaşındaki Fatma Nine’nin bastonunun silah sayılması, bu yüzden ceza alması, parası olmadığı için her gün 4 saat camide nöbet tutmak zorunda kalması peki? Bu bir şaka olmalı. Zira kimse böyle vicdansız olamaz! Tek sorum olabilir bu konuda: İyi misiniz ya siz?

■ Birkaç gün önce de polis, ünlü dizi ‘Narcos’un İspanyolca müziğini Kürtçe zannedip bir etkinliğe müdahale etti mesela... Bakın bu başlı başına eğlencedir bence!

■ Müjdat Gezen Sanat Merkezi’ni yakan, “İstesem bütün binayı yakabilirdim” diyerek ne kadar lütufkâr olduğunu açıklayan kişi ilkokul servis şoförüymüş mesela. Çocukların emanet edildiği bu adam, savcı itiraz etmeseydi, bugün serbestti. E bu komedi değil de nedir Allah aşkına?

AFERİN VATANDAŞ!

■ Melih Gökçek’in “Bu kez halk deneyimli. Pek çoğu pompalı tüfek almış” açıklaması var ki, bu hepten kahkaha attırmalık zaten. Çünkü bunu diyen belediye başkanı! Sonra TÜİK’in  araştırmasına baktım; sonuçlar şahane...

Türkiye’de mutlu yaşamdan memnun olanların oranı 2015’ten 2016’ya yüzde 5 artarak, yüzde 61 olmuş. Mutsuz olduğunu iddia edenler ise yüzde 11.4’ten yüzde 10.4’e düşmüş. Diyorum işte, gayet de mutluyuz aslında. Tek sorun var, bunun farkında değiliz...

SMS MESAJLARI BİTEMEDİ!

O kadar da sevinmiştik…

Geçen yıl 1 Mayıs’ta uygulamaya girecek kanunla, tüketicilere izinsiz SMS mesajı bombardımanı bitecekti güya. O zaman da inanmamıştım gerçi. ‘İnşallah alınan bu karar uygulanabilir, kağıt üzerinde kalmaz’ diye yazmıştım hatta. Nitekim birkaç ay ortalık sessizleşti ama her şey kaldığı yerden dıt dıt devam ediyor. Hele şu ara krizden midir nedir, mesajlar bitmiyor...

Perakendeciler yetmedi, inşaat firmalarının SMS’leri başladı. Sinirden çıldırıyorum. Bu konuyu kökten çözecek bir adım atılmayacak mı?

BANKALAR TACiZLERiNE SON VERSE ARTIK...

SMS mesajları yetmiyor, bir de bankalarla sınav veriyorum şu ara...

Abartmıyorum, öyle bir yapışkanlık, öyle bir saygısızlık hali ki, gizli kamera şakası sanıyorum! Mesela geçen hafta bir banka araması gördüm, açmadım. Yılmadılar, bir hafta aralıksız, ben o telefonu açana kadar aradılar. Pes edip açtım, mesele kredi kartıymış “Müsait değilim” dedim, “Sonra arayalım” dediler. “Sakın aramayın, kart falan istemiyorum” dedim.

Bu kez de “Neden istemediğinizi sorabilir miyiz?” dediler. “Şaka mı bu?” dedim. “Hayır değil, neden istemiyorsunuz” diyor hâlâ.

Devamını hatırlamıyorum, sinir krizi falan geçirmiş olabilirim. Bunu tek bir bankanın değil, 5 ayrı bankanın yaptığını düşünün...

Şimdi bankalara sormak istiyorum: Müşterilerinize neden bunu yapıyorsunuz? İnsanları yormayacak, germeyecek yollar bulun. Gerçekten ayıp artık.

NASA coştu bir kere

NASA 40 ışık yılı uzakta keşfettiği 7 yeni yaşanabilir gezegeni açıkladı ya, twitter’daki orantısız zekalar yine coştu. Bilim ve keşifler konusunda ne kadar geriysek demek; makara yapmaktan başka şey gelmiyor aklımıza! Baksanıza…

■ 7 yeni gezegen bulan NASA ve hâlâ aradığı aşkı bulamayan ben…

■ Düşün, bu gezegenlerden birine yerleşmek için kabul ediliyorsun, x-ray’den geçerken valizinden 6 kavanoz salça çıkıyor!

■ AK Parti hükümeti, bulunan gezegenlerden birinin adının 15 Temmuz Şehitler Gezegeni olması için NASA’ya resmi başvuruda bulundu!

■ NASA’nın hayat bulduğu yerlere İstanbul’dan bi 5 milyon kişi gitse, trafik ne kadar da güzel olurdu...

■ NASA’nın 7 yeni gezegen bulduğunu Ali Ağaoğlu duymamıştır inşallah!!!

■ Türk kızına “NASA 7 yeni gezegen bulmuş” demişler, “hangisinde indirim var” diye sormuş…

■ Sanki bu gezegende eşitlik, adalet ve özgürlük sağladık da, heyecanlanıyoruz...

Basma piyasası bozulmuş!

Şu ara sosyal medyada herkes ünlü marka Saint Laurent’in 14 bin liralık elbisesini konuşuyor….

Bu basma elbise bir tarafta...

Onunla neredeyse aynı desende basma elbiseler giymiş iki tane pamuk teyze bir tarafta, geyikler almış başını gidiyor. ‘Basma piyasası çok bozuldu’ diyenler, ‘nenemin vazgeçilmezi Saint Laurent’ diye dalga geçenler gırla.

Teyzeler de 14 bin TL’lik elbiseye ‘Siz de hiç akıl mantık kalmadı mı’ der gibi bakıyor zaten. Moda endüstrisi bazen abartıyor evet ama bunu giyenler olacak muhakkak. Şimdi herkes bu elbiseyi giyecek isimleri bekliyor. İşte o zaman eğlence başlayacak.

Yere batsın böyle sokak stili

Modadan bahsetmişken devam edelim...

Geçen gün bir arkadaşım Londra’dan çektiği bu kareyi yolladı, “İşte stil anlayışım” diyerek! Elbette dalga geçiyordu ama yurt dışında bu karelere her zaman rastlamak mümkün. Kışın en soğuk günlerinde bile parmak arasından vazgeçmeyen kızlar vardır Londra sokaklarında.

Ya da karda kışta çorapsız babet giyenler. Bu fotodaki arkadaş da üşüdeyse demek, terliğinden vazgeçmek yerine böyle bir çözüm bulmuş. Lütfen siz yapmayın e mi?

MAKARA

Hep aynı yerde hata yapıyorum, demek ki bu yeri çok seviyorum!

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.