Beyler, biraz Freud ya da psikanaliz mi okusanız acaba?

11 Kasım 2018, Pazar 05:00
AA

Metroseksüellikti, überseksüellikti, oydu buydu derken, şimdi de sapyoseksüellik trend. ‘Zeki ve entelektüel kişilere ilgi duyma’ olarak özetlenebilecek bu hal; daha çok kadınların aradığı bir şey. Nerden mi çıkarıyorum? “Zeki adam arıyorum’, ‘ben onun zekasına aşık oldum’ diyen ünlü kadınların demeçlerinden.

Ve bir araştırma sonucuna göre; kadınların yüzde 77’si ‘karın kaslarından değil beyin kıvrımlarından’ etkileniyormuş. Yani özetle, dönem zeki adamların prim yaptığı dönem! Durum böyle olunca, dolandırıcılar da ‘saksıyı çalıştırmak gerek’ diyerek kolları sıvadı tabii. N’apsınlar; bankada, internette, telefonda insan dolandırma bir yere kadar… Millet artık uyandı o işlere. Yeni yollar gerekiyordu...

Zeki biri de o yolu buldu! Mersinli Mustafa K., psikanalizin babası Sigmund Freud’un kitaplarını okuyarak kadınları kandırıp paralarını çaldı. O kadınlardan birinin şikayeti üzerine ortaya çıktı olay. “Akademisyen sevgilim kredi kartımdan 4 bin küsür lira çekti, sunum yapacağım diye laptop’umu alıp kayboldu” diye şikayet edince yakalandı ilkokul mezunu, ‘sapyoseksüel hırsız’. Ve anlaşıldı ki, 25 kadına daha aynı numarayı yapmış.

“Freud’un kitaplarını okuyup psikanalizi öğrendim, kadınların psikolojik hallerini çözüp onları kendime aşık ettim” diye de ifade vermiş ‘nitelikli’ hırsız. Ya bu kadınlar için çok çok üzgünüm ama tam bir başarı hikayesi değil mi?

Hadi diyelim bir kadın yedi bu numarayı, ikisi, beşi yedi. 25 kadın nedir ya? Kadınlar artık ruhlarından anlayan erkeklere ne kadar hasretse demek! Gerçekten halimiz içler acısı.

İşin bir de şu boyutu var tabii: Adam olaya gayet bilimsel yaklaşmış. Nice eğitimli adam eline tek kitap alıp okumazken, bu arkadaş Freud kitapları okumuş. ‘Akademisyen’ olmanın hakkını vermiş yani. Müthiş bir emek değil mi? Şaka bir yana... Hazır kadınlar bu kadar sapyoseksüel erkek ararken, kadın ruhundan anlamak için biraz Freud falan mı okusanız beyler?

Çukurcuma’da hamam geleneğini yaşatıyorlar…

Geçen hafta sonu Çukurcuma sokaklarını arşınlarken gördüm binayı... Kapı önünde; üzerinde sabun, kese, peştemal olan bir sehpa, duvarda da ufacık, tatlı, kibar bir tabelası vardı. ‘Çukurcuma Hamamı 1831’ yazıyordu. “Aa böyle bir hamam mı vardı burada” diyerek girdim içeri.

“Gezebilir miyim?” dedim, “buyrun” dediler. Girişten sonra ikinci bir kapı var, otomatik açılıyor ve karşınıza aydınlık, şahane bir salon çıkıyor. Dinlendirici bir müzik, ferah, modern bir dinlenme alanı.

Hamamdan çıkanlar, burada dinleniyor. Üst katta giyinme kabinleri. Otomatik kilitleri var, cilt bakım malzemelerinden, tek kullanımlık terliklere kadar her türlü ihtiyaç düşünülmüş. Hamama girdim; Osmanlı geneklerine göre düşünülmüş bir sürü ayrıntı...

‘Ilıklık’ta terliyor, hamam kısmında kese yaptırıyorsunuz. Kese ve masaj yapan terapistler bile öyle mayolu falan dolaşmıyor ortalıkta; özel önlükleri var. Göbek taşına yatıp kese yaptırmaya alışkınız ya hani...

İşte burada usül başka! Oturduğun kurnanın başında keseni yapıp sonra göbek taşına yatırıyorlar.

Ölü deriler göbek taşında yatanlara bulaşmasın, ortam mikrop yuvasına dönüşmesin diye. Nasıl zarif, nasıl hoş detaylar… Benim gibi ‘Kirli, sefil semt hamamlarına gitmiyorum, otel hamamlarını yeterli bulmuyorum’ diyenlere buradan duyuruyorum: İşte size geleneksel hamam.

'Hamam' filmi burada çekildi

Hemen sordum tabii; ‘Ne zaman açıldı burası, niye haberimiz yok’ diye... Güldüler; çünkü semt sakinlerinin bile haberi yokmuş. Birileri sorunca ‘burada öyle bir hamam yok ki’ diyorlarmış. Çukurcuma Hamamı açılalı iki ay olmuş.…

Hemen hatırlatıyorlar; Burası Ferzan Özpetek’in meşhur ‘Hamam’ filminin çekildiği yer. Yıllar içinde bakımsız, leş bir hal alıyor. Epey de kötü bir ünü varmış. Dilek Sarıoğlu Tanlak alıyor yıllar önce hamamı...

Ki hamamın yanındaki şık, butik otel de onun. 10-15 yıl kadar öyle metruk halde duruyor bina. Hamamı aslına uygun restore ettiriyor; sonra başka birine kiralayıp kötü bir hamam işletmesiyle anılmamak için de kendisi işletmeye karar veriyor. Osmanlı geleneklerinin yaşatıldığı, şahane bir hamam kazandırıyor şehre. Unutulmaya yüz tutmuş hamam kültürünü hem genç kuşaklara, hem turistlere tanıtıp sevdirmek için çabası.

Zaten antika dükkanları ve sanat galeriyle zengin Çukurcuma’da, bu binanın önünden geçen her turist içeri girip bakıyor, gezmek istiyor mutlaka. Türk Hamamı, Valide Sultan Hamamı, Süreyya Rüyası gibi geniş bakım seçenekleri var. Ayvalık’tan gelen özel sabun ve ürünler kullanıyorlar. Gelenekseli koruyan ama modern hizmetlerle sunanlara kocaman alkış…

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.