Şirin SeverBitsin artık şu 'cezasızlık'

HABERİ PAYLAŞ

Bitsin artık şu 'cezasızlık'

Bitsin artık şu cezasızlık

Konya’da 13 yaşındaki Hasan Berat Güldağı’nın kafası, aynı yaştaki T.F. tarafından taşla ezildi. Kafatası parçalanan çocuğun beyin zarı hasar gördü. 6 gün tutuklu kalan 13 yaşındaki şahsın, cezaevinden çıkışı ardından sosyal medya hesabından ‘Baba tahliye’ paylaşımı yaptığı ortaya çıktı. 13 yaşındaki bir çocuktan bahsediyoruz ya, 13! Bu yaştaki çocukta korku yok, insaniyet namına bir şey yok, vicdanın zerresi yok. Ne oluyor da kalmıyor bunlar mesela, ben oralarda dolaşıyorum sürekli, aşırı merak ediyorum. Bir anlık öfkeyle yapsa, bu kadar umursamaz bir paylaşım yapmazdı; azıcık pişmanlık duyardı. Belli ki pişman da değil. ‘Ama o daha çocuk’ demesin kimse, bir akranının kafasını taşla yaran ve çıkınca da tweet atmayı bilen biri çocuk olamaz. Ve cezasını çekmezse o çocuk; hatasını, yanlışını, vicdansızlığını nasıl fark edecek? Peki o yaralı çocuğun duyguları? Yaşadığı travma ve korku? Sağlığı? Kim verecek hesabını? O yüzden ‘çocuk suçlu’ diye bir şey yok; suç var! Anne babanın eğitemediği, terbiye edemediği, söz geçiremediği bu çocuklar cezasını çekerek öğrenmeli suçunu. Ama bu şekilde öğrenemiyor ve aramıza karışıp duruyorlar maalesef. Sadece gençler mi peki?

Haberin Devamı

Yooo, suçu olan herkes serbest maşallah! Kadın öldürenler, kadını taciz edenler, kadına şiddet gösterenler; herkes! Bakın mesela Antalya’da yaşanan olaya... Uzaklaştırma kararı olduğu halde, eşini 9 kurşunla öldüren Savaş Temirhanoğulları’na verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, iyi hal indirimiyle müebbete çevrilmiş. Buradaki iyi hal ne mesela? 9 kurşun sıkan bir katilde iyi olan ne görülmüş gerçekten merak ediyorum ben ama neyse.. (Neyse diye diye bu hale geldik gerçi ama neyse.) Daha geçen gün Müge Anlı’nın programında ortaya çıktı bir başkası... Cinsel istismardan iki yıl, çocuğu kasten öldürmekten 30 yıl, toplamda 52 yıl hapis cezası alan bir şahsın; 5 yıl sonra serbest bırakıldığı ortaya çıktı. “Nasıl” diye soran var mı? Bir-iki hafta önce de Beyoğlu’nda bir genç kızı duvara sıkıştırıp cinsel tacizde bulunan iki tacizcinin 13 ayda serbest kaldığını okuduk. Bir kadına saldıracaksın, taciz edeceksin, hayat boyu travma yaşamasına sebep olacaksın ama 13 ay yatıp çıkacaksın! Ne güzel değil mi? Şimdi söyleyin bu Allah’ın cezaları aynı şeyi neden yapmasın? Onları, bunu yapmaktan ne alıkoyacak? Onlara ne engel olacak? Adalet terazimizle gerçekten oynamayın artık!

Haberin Devamı

Bitsin artık şu cezasızlık

TİKTOK'TA AİLEM GÜVENDE

Bütün kötülüklerin sebebi olarak gösterilen TikTok’la ilgili bir reklam izledim geçen gün. Şebnem Bozoklu’nun oynadığı kamu spotu tadındaki filmde; ‘isteyen TikTok’ta faydalı içerikler izleyebilir’ mesajı veriliyor. Çocuğu TikTok ile divan edebiyatı çalışan, ney üflemeyi öğrenen bir veliyi canlandıran Bozoklu, platformun ‘Ailem Güvende’ seferberliği kapsamında aldığı önlemleri anlatıyor. Nedir bu ‘Ailem Güvende’ seferberliği? ‘2025 Aile Yılı’ kapsamında, TikTok’un Türkiye’de başlattığı ‘Ailem Güvende’ seferberliği ile çocukların güvenliğine ilişkin bir dizi önlem yürürlüğe konuldu. ‘TikTok Aile Eşlemesi’ (Family Pearing) uygulamasıyla ebeveynlerin kendi hesaplarını çocuklarınkine bağlayarak, onların izlediği içerikleri filtrelemelerine, doğrudan mesajları yönetmelerine ve güvenli bir dijital alan yaratmalarına olanak sağlanıyor. TikTok ayrıca, bu yıl 18 yaş altı kullanıcılar için günlük 60 dakika ekran süresi sınırı getirdi. Ekran molası ve meditasyon odaklı uyarılarla da gençlerin belirli aralıklarla ekran başından kalkması, mola vermesi veya nefes egzersizleri yapılması teşvik ediliyor. Daha önce de yazmıştım; bir platform tek başına zararlı ve kötü olamaz. Orayı o hale getiren de insanın ta kendisi. Biz aslında TikTok’tan rahatsız değiliz, onu kullanan insanlardan rahatsızız! Ve o platformu nasıl kullanacağımız da bizim elimizde. Olaya bu açıdan bakmayı mı denesek?

Haberin Devamı

Bitsin artık şu cezasızlık

SOSYAL MEDYA BİZİ DELİRTECEK

Sosyal medya delirmiş halde! Kanıtsız/belgesiz ağzına geldiği gibi konuşanlar, dedikoduyla haberi karıştıranlar, ünlü olmak isteyenler, yapay zekayı gerekli gereksiz kullananlar bir yana... Bir de aşırı saçmalayanlar var! İzledikçe utandıkların var ama kendileri asla utanmıyorlar. Yakışıklı bir seyyar satıcı var malum. Karaköy’de sanırım yeri; kestane ve mısır satıyor. Viral oluyor her paylaşımı. Nedir viral olmak? Daha çok sosyal medya platformlarında yapılan paylaşımlar ve internette yayınlanan videoların şaşırtıcı şekilde kısa sürede geniş kitlelere ulaştığını ifade etmek için kullanılan bir deyim. Haliyle sürekli önüme düşüyor onunla yapılan çekimler. Herkes çocuğun tezgahının önünde, onunla fotoğraf ya da video çekiyor ve paylaşıyor. Neden mesela? Ünlü mü? ‘Biri’ mi? Olay ne? Yanlış anlaşılmasın çocuğu küçümsemiyorum ama çekim yarışına girenleri küçümsüyorum. Sadece yakışıklı diye o çocuğun tezgahına gidip onun önünde dans edip paylaşanlar var. Şaka mı bu ya? Herkes mi delirdi? Geçenlerde Oktay Kaynarca, sosyal medyada yayılan asılsız bir habere dair açıklama yaparken “Kimlik kartıyla sosyal medya hesabı açılması lazım artık” dedi ya, gerçekten destekliyorum bunu. Nedir bu halimiz ya? Artık gerçeklik algımı kaybediyorum, ‘normal ne’ bilmiyorum. Biraz sosyal medya detoksu mu yapmak lazım acaba?

Haberin Devamı
Sıradaki haber yükleniyor...
holder