Şirin Sever Biz erkeğin donuna karışıyor muyuz?
HABERİ PAYLAŞ

Biz erkeğin donuna karışıyor muyuz?

Bıktık, gerçekten bıktık… Dalga geçmekten de yorulduk ayrıca! Kadınların şortuydu, donuydu, sütyeniydi, bitmedi gitti şu tartışmalar. Tartışılacak bir şey de yok gerçi; birileri gündeme gelmek, ünlü olmak için atıyor ortaya bir laf, ‘ya tutarsa’ diyor, biz de oltaya geliyoruz resmen. Esasen bu tip adamları gündem yapmaya gerek yok.

Yok sayacaksın, olmayacaklar. Ama işte susamıyorsun. Kimse meydanı boş bulup heveslenmesin, kimse bu saçmalıkları normalleştirmesin, artık bir had bilsin istiyor insan. Benim ki de o hesap işte; hem buradan iki çift laf edeyim, hem de kafamdaki deli soruyu sorayım istedim: Niye bazı erkekler, kadınların kıyafetlerine karışma hakkını kendinde buluyor, bu mesele üzerinden kendini göstermeye/var etmeye çalışıyor da…

Kadınlar asla erkeklerin kıyafetlerine karışmıyor? Hiç düşündünüz mü bunu? Mesela biz niye erkeklerin don giyip giymediğine karışmıyoruz hiç?! Çünkü bize ne? En fazla ‘kösele ayakkabı içine beyaz çorap giymeyin’, ‘kısa kollu gömlek büyük falso’ ya da arada ‘aman o kısa ve dar paça pantolonlardan vazgeçin’ tavsiyesi veriyoruz. Maksat şıklık olsun!

Biz erkeğin donuna karışıyor muyuz

Ama ‘Bu paçayı giymek suçtur’ diye ekrana çıkıp parmak sallamıyoruz. Sonuçta kime ne! Yeri gelmişken onu da sorayım; sütyensiz dolaşmanın suç olduğu nerede yazıyor? Lozan Antlaşması’nda falan mı? Hayatımda böyle saçma şey duymadım! Bu tip kafaların başaracağı tek şey var; tarihe geçmek. ‘Tarihte mizah’ dersinde anlatılıp gülünür bunlara en fazla.

SATRANÇ YILDIZI BÜŞRA VE ANNESİNİN HİKAYESİ

Bilmiyordum…. Arzum markası, Türkiye Kadınlar Satranç Şampiyonası’nın sponsoruymuş. Hem de tam 14 yıldır!!! Geçenlerde, Anneler Günü için çektikleri reklam filminin kahramanlarını basınla tanıştırdıklarında öğrendim bu bilgiyi. Reklamda oynayan başarılı satranç oyuncusu Büşra Öztürk ile annesi Sefa İla, hikaye de onların gerçek yaşam hikayesiydi çünkü.

Büşra reklamda; 5 yaşında taşlarını beğendiği için başladığı satrancın nasıl dünyası haline geldiğinden bahsediyor. 12 yaşında aldığı ilk derecesinden, Osmaniye’de arka arkaya kazandığı birinciliklerinden, Türkiye Şampiyonası’nda Türkiye ikincisi olduğundan gururla söz ediyor. 6 yaşında sağ gözünü kaybettiğini ama satrançtan hiç vazgeçmediğini anlatırken de, “Çünkü benim sağ tarafımda annem var” diyor.

Büşra, satrançta hep bir sonraki adımını planlarken annesinin de onun her adımını planladığını izliyoruz. Ben ekranda denk gelmemiş ve izlememiştim açıkçası... Reklam bittiğinde gözyaşlarımı silmekle meşguldüm ama kafamı kaldırdığımda herkesin aynı durumda olduğunu gördüm. İzlemediyseniz, lütfen sosyal medyada bulun ve izleyin, gerçekten yüreklere dokunan bir film olmuş. Arzum bize bu güzel reklamı izletmekle kalmadı üstelik…

Türkiye Satranç Federasyonu Başkanı Gülkız Tülay’la tanışma imkanı da bulduk. Türkiye Kadınlar Satranç Şampiyonası’nı ülkemizin en prestijli turnuvalarından biri haline getirdiklerini, şampiyonanın finalinde hamle yapmak için 81 ilden on binlerce kadın sporcunun mücadele ettiğini duyunca da gururlandık.

Satrancı, 364 bini aşkın lisanslı kadın sporcuyla Türkiye’nin en çok kadın sporcusu olan spor dalı haline getiren Gülkız Tülay’a da, bu kadınları destekleyen Arzum markasına ve patronu Murat Kolbaşı’na da bravo. İşte markaya değer katmak buna denir.

Biz erkeğin donuna karışıyor muyuz

Harbiye’de Tan Taşçı gecesi

Geçen yıl Harbiye Açıkhava’da en çok konser veren sanatçı rekorunu kırdı Tan Taşçı. 16 konseri de hınca hınç doldu. Bildiğim şarkaları var elbette ama sıkı bir Tan Taşçı dinleyicisi olmadığım için, ben de herkes gibi ‘nedir bu adamın sırrı?’ diye merak ettim. Olay yerinde inceleme yapayım dedim ve ‘N Kolay Harbiye Açıkhava Konserleri’ndeki ikinci gecesinde aldım yerimi.

Harbiye yine hıncahınç dolu. Perde açıldı, karşımızda tahtında oturmuş bir Tan Taşçı. 7 gün önce çıkardığı yeni teklisi ‘Gayrı’ ile açılışı yaptı. Hemen ezberlenmiş şarkı, herkes bağırıyor. Sonra arka arkaya diğer damar şarkılar geldi. Ben de izledim uzun uzun…

Sakin, doğal bir adam. Taşmıyor, hoplamıyor, zıplamıyor. Zaten şarkıları buna müsaade etmiyor ama ‘buralar benim’ diye de dolaşmıyor sahnede. Saygılı. Hatta çekingen mi biraz, kararsızım. Üç kez kıyafet değiştiriyor, tarzı belli. Bol pantolonlar, yırtık uzun tişörtler ve mutlaka kapüşonlu kaftanlar giyiyor.

Pullu payetli ceketler yerine onun alemeti farikası da bu giysiler. Damar şarkılar hep bir ağızdan söylenince; “Çok güzel mutsuzlar var bu gece… Mutsuz dolu burası. Valla bu hayatı siz yaşıyorsunuz” diye seyirciye takılınca aslında sırrını da söylemiş oluyor: Ağlak pop severlerin buluşma noktası Tan Taşçı.

Türk milleti bu şarkıları seviyor işte! Konservatuvar mezunu, opera ve şan eğitimi almış biri olarak sesini çok iyi kullanıyor ve kendi müziğini yapıyor. 2005 yılında çıkardığı ‘Rica Ederim’ albümündeki slow şarkılarla adını duyurdu ilk. Ferdi Tayfur’a ait ‘Yıldızlar da Kayar’ şarkısı, sonraki yıllarda Serdar Ortaç’la yaptığı ‘Benim Gibi Olmayacak’ yıldızını parlatan şarkılar. Şarkıların mayası da belli sonuçta.

Nedir bu konserlerin sırrı?

Yine de düşündüm… Harbiye sahnesini 16 kez doldurmak az iş değil, yılların sanatçıları bile yapamıyor sonuçta. İşin içinden çıkamayınca, bir bilene sorayım dedim. Konserde hemen yanımda oturan Süper FM Müzik Direktörü Duygu Atakan’a dedim ki; “Nedir Tan’ın sırrı?” O da anlattı: “Geçen sene konser rekorunu kırmış olabilir ama bence Tan aslında kendi rekorunu kırdı. Senelerdir müziğin içinde ve çok doğru işler yaptı.

Belki geç keşfedildi ama her buluşma, doğru zamanda oluyor, onun da zamanı gelmişti. Kitlesiyle buluştu artık. Youtube kanalında şarkılarını yayınlamaya başladığında, insanlar onun samimiyetini gördü. Ardından konserleri başladı, insanlar sahnede de gördü o samimiyeti. Ben de izlemekten çok keyif alıyorum. Çok da iyi kalpli bir insan.

Bu iyilik geçiyor bize bence.” Yetmedi, diğer yanımda oturan müzisyen/DJ Serhan Sokulgan’a da aynı soruyu sordum. Dedi ki; “Türkiye mozaiği var müziğinde. Doğu ve Batı sentezini en iyi birleştiren isimlerden biri. Yıllar içinde kendi yerini ve kitlesini oluşturdu. Bu konserlerin sebebi bu.”

Sıradaki haber yükleniyor...
holder