Bu manyaklara kimse ceza vermeyecek mi?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News
Otobüste şort giyen hemşireye saldıran insan müsveddesine bir türlü kıyıp da içeri atmadılar ya, her gün benzeri olaylar yaşanacağı belliydi... Bu kez de 4 aylık hamile Ebru Tireli parkta saldırıya uğradı. “Bir daha spor yapmayacaksın” diyen bir manyak, hamile kadını gözü dönmüş şekilde dövdü, küfürler etti... Bu adama manyak deyince, hakaret sayan savcılar var malum ama başka ne diyeyim ben buna?

Şimdi bu manyaklar gerekli cezaları almadığı için, dün yaşananlar yarın bizim başımıza da gelebilir. Bu insanlıktan çıkmış tiplere ‘kimsenin yaşam hakkına müdahale edemezsin’ cümlesini ezberletmedikçe, hiçbir kadın sokakta, parkta, otobüste huzurlu olamayacak. Sosyal medyada ‘Ebru Tireli yalnız değildir’ başlıkları açmak önemli ama yetmez!

Bu akıl noksanı kişiliklere yaptırım uygulanmadıkça, bu olaylar bitmez. Otobüse nasıl bineceğimize, kahkaha atıp atmayacağımıza, parkta spor yapma iznimizin olup olmadığına, her türlü yaşam hakkımıza sokaktaki vandallar karar verecek.

DEVLETİN GÖREVİ NEDİR?

Neden oluyor peki bunlar? Devletin tepe yöneticileri de bu söylemleri kullandığı için, kafayı kadınlarla bozduğu için! Bir devletin en asli görevi, vatandaşlarının yaşam hakkını korumak değil midir? O zaman niye kimsenin umurunda değil bu olanlar? Mesela kadın ve aileden sorumlu bakanımızın sesini neden hiç duymuyoruz?

‘Orada ne işiniz vardı?’

 Bize sahip çıkması gereken devlet büyüklerini eleştiriyoruz da, hukuk sistemimiz çok mu normal? Bakın, gönüllü öğretmen olmak için İzmir’de bir köye giden 6 öğretmen, kaldıkları evde 4 erkeğin saldırısına uğruyor.

Kapıları zorlanıyor, araç lastikleri indiriliyor, tecavüze uğramaktan son anda kurtuluyorlar. Öğretmenler şikayetçi oluyor, dava açılıyor, hakimin sorduğu soru şu: “Orada ne işiniz vardı?” Bu nasıl bir kafa, nasıl bir zihniyettir ya? Velev ki gezmeye gittiler, suçlu mu çıkacaklardı?

Saldıranlar haklı mı olacaktı o zaman? Parkta darp edilen Ebru Tireli kendini “Hiçbir yerim görünmüyordu” diyerek, öğretmenler de o köyde ne işleri olduğunu anlatarak savunmak zorunda kalıyor. Zira işin sonunda suçlu çıkmak var; burası Türkiye!

 Brad Pitt’in aşkı bile ‘Müttefik’i kurtaramamış!

‘Müttefik- Allied’ filmi, konusundan çok başrol oyuncuları Brad Pitt ve Marion Cotillard’ın aşkı ile konuşuldu malum...

Rivayetlere göre Brad Pitt çok etkilendiği partneri ile yakınlaştı, bu yüzden de büyük aşkı Angelina Jolie tarafından kapının önüne konuldu. Film de, bu aşkın gölgesinde kaldı ama kayıp değil. Brad Pitt’in kariyerindeki en silik, en sıradan film.

Sinemada milyon kez çekilmiş, birbirine aşık olmaması gereken iki ajanın aşk hikayesi. Brad Pitt karizması bile filmi kurtarmıyor diyeyim, siz anlayın. Ama izlemek için neden lazımsa, işte size hizmet…

Niye izlenir?

  ■ Marion Cotillard ve Brad Pitt arasındaki kimya müthiş, çok yakışmışlar. “Haber doğru mu?” sorusunun izini sürmek için…

■ Marion Cotillard’ın son derece seksi stilini görmek için…

■ Brad Pitt’e bakıp bakıp “İnsan hiç mi yaşlanmaz” demek için… (Estetikli bile olsa, insan bu kadar genç görünemez!)

■ Bir sahnede, komşuları balkondaki zehir ajanlarımızı dikizlediği için Marion Cotillard “Gülmemiz lazım” der. Brad Pitt de “Evliyiz biz, niye gülelim ki!” der. Ama bunu diyen ajanımız aşık olur, evlenir. Bu sahneyi izlemek ve ‘Büyük konuşmamak lazım’ demek için...

■ Brad Pitt’in yine ajan filmi ‘Mr. and Mrs. Smith’de Angelina Jolie’yi tanıyıp Jennifer Aniston’ı aldattığını hatırlayıp, ‘Tarih tekürrürden ibarettir’ demek için.

Tuvaleti mi arıyoruz bulmaca mı çözüyoruz?

  En son yurt dışında gittiğim bir mekanda, tuvaleti ararken yandaki tabelayı gördüm. Kadınlar tuvaletini mi gösteriyor, öylesine yazılmış felsefik bir söz mü diye bir an durdum ve şansımı denedim. Neyse ki, doğru tuvaletteydim! O an düşündüm… Bazı mekanların tuvaletlerinde kadın ve erkeği gösteren işaretler çılgınlık boyutlarında...

Tuvaleti mi arıyoruz, bulmaca mı çözüyoruz belli değil! Tuvalet önlerinde birkaç kişiyle tuvalet işeretlerini tartışırken bulmuşluğum vardır kendimi! Mekanlar belli ki orijinal bir işaret bulmak için büyük emek sarf ediyor ama müşteri onu anlamaya müsait mi düşünmüyor. Hele içki içmiş, kafası güzel müşteriyi düşünün…

Kadın ve erkeği simgeleyen klasik işaretleri bile çıkaramayabiliyorlar. Tuvalet önlerinde altına kaçırmış müşteri istemiyorsanız, orijinal olmak uğruna müşteriyi zorlamayın lütfen!

Dizi tanıtımı böyle olur
 
‘Poyraz Karayel’ dizisini neden seviyorum? Gerçek hayatı da senaryoya dahil ederek matrak ve eğlenceli hikayeler yazıyorlar diye. Mesela şu sahne...

Sinan, İsa ve Albayım (dizideki adları) televizyonda ‘Vatanım Sensin’ dizisini izliyor. Geçen sezon dizide Sinan’ın annesi ‘Begüm’ü oynayan Şebnem Hassanisoughi ‘Vatanım Sensin’de şarkı söylüyor. İsa “Aa aynen Begüm Teyze” diyor!

Sinan da “Amma da anneme benziyor” diyor. Babasını çağırıyor; Poyraz “Ne alakası var, kadın resmen taş!” diyor, Ayşegül ters ters bakınca da “Annesine babasına el kaldırmış taşa dönmüş, o manada” diye düzeltiyor. Ayşegül ikna olmayınca diziyi gösterip “Vatanım Sensin Ayşegül” diyor. Ben evde tek başıma kahkahalar atıyorum tabii. Bir dizinin içine başka bir dizinin tanıtımı ancak bu kadar güzel yerleştirilir.

Çok eğlenceliydi, oyuncu transferlerini çok güzel ti’ye alıyordu, son derece yaratıcıydı. Kimin aklına geldiyse artık, bravo.

Yazarlarımızdan

10 Eylül 2020, Perşembe 07:20
10 Eylül 2020, Perşembe 07:11
Sıradaki haber yükleniyor...
holder