Bütün bilgilerin zaten ellerinde, geçmiş olsun!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

“WhatsApp’tan çıkıyor musun?” Gündemin bir numaralı sorusu. “Çıkmıyorum, bu kargaşayla da ilgilenmiyorum” diyorum soranlara. “Hafife alma” diyorlar bu kez. Ben de onlara “Zaten bütün bilgilerime hakimler. ‘The Social Dilemma’ belgeselini izlemediniz mi?” diye soruyorum. İzlemeyenlere şiddetle öneririm, hele şimdi tam zamanı! Bu Netflix belgeseli; Facebook, Twitter, Google, Pinterest gibi sayısız teknoloji şirketinde eskiden çalışan beyin takımındaki isimlerin anlattıkları üzerine hazırlanmış.

Anlatılanlara göre; olay sadece kişisel bilgilerimizin kayıt altına alınması değil. Yaptığımız her şeyin nasıl yakından izlendiğini, hangi görsellere takıldığımızı, hangisi üzerinde ne kadar vakit ayırdığımızı bile biliyorlar. Bu verilerle kişiliğimiz, tüm özel hayatımız biliniyor; bu sayede de bizi yönetebiliyorlar. Yani mesele basit bir ‘bizi gözetliyorlar’ durumu değil. Bu verilerle ne yaptıkları, ne kadar ileri gidebildikleri!! O da belgeselde gayet güzel anlatılmış, o yüzden izleyin diyorum.

Özetle WhatsApp’ın şimdi bize sunduğu bu ‘onay’ sözleşmesi; zaten ellerinde var olan verileri başkasına aktarmak için değil, bir profilleme yaparak reklamverene sunabilecek olması. Yani buna yasal bir zemin hazırlama.

Üstelik Instagram, Facebook, gibi telefonunda kullandığın bütün uygulamalara bütün bilgilerini veriyorsun zaten, geçmiş olsun. Buradaki asıl mesele şu: Avrupa’daki gizlilik ve kullanım politikalarına ne kadar saygılı oldukları, bize niye bunu yaptıkları. Bunun üzerine politika üretilmeli ve düşünmeli galiba.

Pandemi çöp atma alışkanlığını da değiştirdi

Çöpü ayrıştırma, çöp torbası kullanma ve çöpü doğru yere atma konularında zaten hassas bir ülke değildik; pandemide ne hale geldik acaba? Bunun için bir araştırma yapılmış. Çöpün azaltılması ve doğru yere atılması konusunda çalışan ‘Çöpüne Sahip Çık Vakfı’ ile entegre atık yönetimi konusunda hizmet veren Akademi Çevre isimli şirketin, çok önemli uzmanlarla yaptığı ortak bir çalışma bu. Tüm Türkiye’den, farklı yaş aralıklarındaki 1.067 kişi katıldı çalışmaya. Sonuçlar ilginç:

  • Önceden çöpünü çöp kutusuna atanların oranı yüzde 79 iken, pandemi sonrası bu oran yüzde 73’e geriledi. Yani vatandaş, oluşan çöpten bir an önce kurtulma eğiliminde.
  • Çöpünü dışarıdayken konteynere atmayı tercih etmeyenlerin yüzde 43’ü Covid bulaşmasından endişe duyuyor.
  • Toplumun yüzde 63’ü tek kullanımlık maske kullanıyor.. Bunların da yalnızca yüzde 13’ü kullanılmış maskeyi çöpe atıyor, geri kalanlar maskeye herhangi bir çöp muamelesi yapıyor, yani ortalığa atıyor!
  • Tek kullanımlık ürün kullanma tercihi pandemi nedeniyle artıyor. İnsanların yüzde 74’ü artık lokanta ve kafelerde dahi tek kullanımlık çatal-bıçak ve bardak kullanmayı tercih ediyor.
  • Katılımcıların yüzde 66’sı ambalajlı gıdaların hijyen açısından çok daha güvenilir olduğunu düşünüyor.

Çöpümüzde boğulacağız!

Bakın mesela bu da ilginç… “Sizce yaşadığınız çevrede bir çöp sorunu var mı?” diye sorulmuş. ‘Var’ diyenlerin oranı 2019 yılında yüzde 47 iken, şu anda 35’e gerilemiş. Bu da pandemi dolayısıyla dışarıya daha az çıkılmasının, dışarıda bir çöp sorunu var ise de bununla yüzleşme miktarının azalmış olabileceğini gösteriyor. Yani çevremizden bihaber yaşıyoruz belli ki!

Çöpüne Sahip Çık Vakfı Genel Müdürü Emrah Bilge de tek kullanımlık ürünlerin çevre için büyük bir sorun olduğuna dikkat çekiyor. “Hijyen algısı değiştiği için, en pahalı mekanlar dahi tek kullanımlık ürünler kullanmaya başladı artık. Pandemi sonrasında dünyayı çöpe boğan bu ürünlerin artışını durdurmak bizi en çok zorlayacak durum olacak” diyor. Kendimizi evimize kapattığımız için farkında değiliz belki ama, pandeminin yarattığı tehlikeler giderek içinden çıkılmaz bir hal alıyor.

Dışarı çıkma fobisi olanlar?

Pandemi sadece çöp alışkanlıklarımızı mı değiştirdi peki? Bence artık biz eski biz değiliz. Hiçbirimiz!

  • Artık dışarı çıkmak istemiyorum mesela.. Zaten dışarıda yapılacak, zaman geçirilecek bir ortam yok tamam da, işim olduğunda bile durmadan erteliyorum. Kış çoraplarım ve sıcacık peluş sabahlığımdan ayrılamıyorum. Resmen hayatı erteliyorum. Ben yine iyiyim, arkadaşım haftalar sonra iş görüşmesi için çıktı; konuşmayı, sosyalleşmeyi unuttuğunu farketmiş!
  • Asla jean, etek, elbise giyemiyorum mesela… Eşofman ve pijama dışında bir şey giydiğimde nefes alamıyorum, iş icabı giyinsem bile kendimi eve zor atıyorum.
  • Dünya yansa sinemaya gidip film izlemeyi tercih eden biri olarak, artık sinemaya nasıl giderim bilmiyorum mesela… Sinema dünyası beni, yani son kalesini de kaybetti, nasıl düzeltirler düşünsünler artık. Kesin psikologlar çok para kazanacak pandemiden sonra!

Kutuda sanat var!

Pandemi bunu da yaptı… Alışveriş sitesi Trendyol, artık sanat eseri de satacak! Daha çok üniversiteden yeni mezun olmuş gençlerin eserlerini sanatseverlere tanıtma ve ulaştırma amacı güdüyorlar. Hem sanatın yaygınlaşması, hem ulaşılabilir olması, hem de zor dönemden geçen sanatçılar için iyi fırsat. Bu arada önemli sanatçıların resim, baskı, gravür, fotoğraf, heykel, cam, seramik, illüstrasyon alanındaki eserlerini de satacaklarmış.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder