Şirin SeverBüyük aşkın geldiği nokta

HABERİ PAYLAŞ

Büyük aşkın geldiği nokta

Dünyanın en sevdiği prenses Leydi Di’nin hayatını karartacak kadar büyük bir aşktı onlarınki... Evet, İngiltere Kralı Charles ile Kraliçe Camilla’dan bahsediyorum. Başkalarıyla evli olsalar da yıllarca kopamayan bu çift, sonunda evleri ayırmış, ayrı konutlarda yaşıyormuş. Radar Online isimli haber sitesi böyle yazıyor. Bu bir ayrılık mı yoksa konforlu bir yaşam seçimi mi henüz belli değil. Zira çiftin evleri ayırmasındaki en büyük sebep, kralın kanserle mücadelesi imiş. Yani hastanın rahatlığı ve sağlığı da söz konusu bu ‘ayrılık’ hikayesinde elbette ama günün sonunda herkes bir gün yalnız yaşamanın hazzını istiyor bana kalırsa. Evet yanlış duymadınız...

Haberin Devamı

Büyük aşkın geldiği nokta

Ne kadar aşık olursan ol, aynı evin içinde o aşkı soldurursun, kesin bilgi! Bakın yıllarca birbirlerinden bıkmayan aşıklar bile, evlendikten ve aynı evde yaşamaya başladıktan sonra evleri ayırmış. Olacak olan buydu! Ayrı evlerde otursalardı, herkesin kendine ait bir hayatı olsaydı, o özlem hiç bitmeyecek, aşklarını tüm heyecanıyla yaşayacaklardı belki de, kimbilir... Vallahi ister kızın ister kızmayın; ben ayrı evleri bırakın, evliliğin de aşkı öldürdüğüne inananlardanım. İstisnalar vardır elbette ama onlar bu yazının konusu değiller. Bir imzayla bozulan ne uzun ilişkiler biliyorum çünkü. Aynı eve taşınınca olmadık kavgalar, olmadık tartışmalarla yıpranan kişilikler... Çünkü hayat eskisi gibi değil; bireyler kendine zaman ayırınca, kendini hobileriyle besleyince, kendiyle meşgul olunca mutlu oluyor. Başka biri o eve taşınınca da bireysel hayat düzeni sekteye uğruyor. Temizlik anlayışın eşinle ayrı olduğunda bile çatışmalar kaçınılmaz hale geliyor. Uyku düzeni mesela... Biri yatakta dönünce bile uyanırsın. O hareket ettikçe sen de uyanacak mısın sürekli? E, hayat nasıl geçecek o zaman? Sürekli uykusuz mu kalacaksın? Daha neler neler var sayacak ama yerim dar. Özetle; ayrı evler, o olmazsa ayrı yataklar bir evliliğin en kilit noktasıdır. Bakın, buradaki gibi büyük aşk hikayesini bile bitirebiliyor aynı ev olayı! Yine de Sayın Kral ve Kraliçe; Fazıl Say ve Elif Dağıstan ikilisine de bi’ sorsaydı keşke. Onlar ayrı evde de yapamadılar mesela. Neyse büyük aşklar başkasının çenesini yoruyor işte böyle.

Haberin Devamı

Büyük aşkın geldiği nokta

Bazı şarkılar ve anlamları

Cem Adrian yeni şarkısı ‘Hayat’ı, 14 yaşında uğradığı bıçaklı saldırı sonucu yaşamını yitiren Mattia Ahmet Minguzzi’ye ithaf etti. Şarkının tanıtım fotoğrafı için de Mattia Ahmet anısına tek gözünü siyaha boyadı. Şarkıyı dinledim; hüzünlü ve gayet güzel bir şarkı. Ama Mattia Ahmet ile alakası ne? Sözleri açtım baktım, siz de bakın diye şu sağdaki köşeye bırakıyorum. Benim eksikliğimdir muhakkak ama anlamadım işte! Hüzünlü bir şarkı yapınca bunu acılı bir olayla ilişkilendirmek anlamlı ve şık bir çaba mı? Peki biraz da olayla alakalı olması gerekmez mi? Aynı şeyi Sıla da yapmıştı, hatırlayın... İran’da başörtüsü yasasına uymadığı için öldürülen ve dünyada kadına yönelik şiddetin sembolü olan Mahsa Amini’ye bir klibiyle destek vermişti. Sözü müziği kendisine ait olan ‘Kalksın Uyuyanlar’ın klibinde Amini’nin ölümüyle simgeleşen saçlardan oluşan bir bayrak kullanılmıştı. Şarkı bir ayrılık şarkısını, giden sevgilinin ardından yakılan ağıtı anlatıyordu. Ve klipteki bayrak ne alaka diye düşünmüştüm ister istemez. Bir özgürlük ya da direnç manifestosu değildi ki o şarkı! Özetlersem... Sanatçıların önemli olaylara desteği şahane, hatta gerekli ama herhangi bir şarkıdan/klipten bağımsız verseler desteklerini, daha değerli olmaz mı? Ya da tam da destek vermek istedikleri olayla ilgili sözler yazsalar, şarkılar yapsalar? Çünkü onlarda o potansiyel var.

Haberin Devamı

HAYAT

Zaman umut, zaman zehir
Zaman bazen deli...
Zaman her şeyin buruk telafisi
Zaman alır, zaman verir
Zaman çalar, hırsız...
Zaman ömrümün zalim
efendisi...

Ellerinde izleri
Yüzünde çırılçıplak
Sakladığın o acı
Gizlediğin yalnızlıktan
Dahası daha büyük...
Dahası daha keskin...
Dünyada cehennemin
ateşindesin!

Gülümse yalnızlığına inat...
Gülümse paramparça da...
Gülümse karanlığına inat...
Gülümse...

Büyük aşkın geldiği nokta

Müzik dünyasında neler oluyor?

* Daha önce de söylemiştim; en güzel şiirler yazıldı, en güzel şarkılar yapıldı diye. Bakın, dönüp dönüp eskileri söylüyoruz. Nükhet Duru 1982 yılında yayınlanan ‘Aşıksam Ne Fark Eder’ albümünde seslendirdiği ‘Söyletme Beni’yi 43 yılın ardından yeniden yorumlamış. Güzel de olmuş, ağzına sağlık. Ama neden yeni şarkılar tutmuyor, sabun köpüğü gibi unutulup gidiyor acaba?

Haberin Devamı

* Mabel Matiz’e ‘Perperişan’ şarkı sözlerinde müstehcenlik olduğu gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulmuş. Açıkçası şarkıyı bilmiyordum, suç duyurusunda bulunanlar sayesinde öğrenmiş ve dinlemiş bulundum. Bana hitap eden bir şarkı olmadığını söyleyebilirim ama hep aynı şeyi savunuyorum; ülkede tecavüzcüler ve bütün ahlaksızlar hayatlarına normal seyrinde devam ederken birilerinin belli kesime yönelik ahlakçılığı ile bir yere varamayız. Ayrıca yasaklarla da varamıyoruz bir yere, bakın şarkı herkesin dilinde. Çabanıza sağlık, ne diyelim.

* ‘Akıllanmam ben, Yine sana yenilirim, Avuçlarında durur hala küllerim, Ağlaya ağlaya kendimi yangınına bıraktım, Böyledir hep benim ayrılıklarım...’ Sertab Erener söyleyince çok Sertabca bir şarkı olmuş. Son zamanlarda kulağımda sadece bu şarkı var. Müthiş hüzünlü ve derin. O kült ayrılık şarkılarından biri olmaya aday ‘Böyledir benim Ayrılıklarım’. Bravo Sertab!

Sıradaki haber yükleniyor...
holder