Şirin SeverÇakarlı araç ve silah… Al sana güç zehirlenmesi!

HABERİ PAYLAŞ

Çakarlı araç ve silah… Al sana güç zehirlenmesi!

Türkiye günlerdir Aleyna Kalaycıoğlu-Alaattin Kadayıfçıoğlu isimlerini ve sebep oldukları olayı konuşuyor. Olay da, 21 yaşındaki futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı’nın hiç yere ölümü! Gerçekten ‘hiç yere ölmek’ denir buna, çok yazık. Olaya bakın… Sevgili olan rapçi Vahap Canbay ve şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu ayrılıyor… Aleyna kısa süre sonra Alaattin Kadayıfçıoğlu ile çıkmaya başlıyor. Anladığım kadarıyla da kızın annesi vesile oluyor bu işe. Anne ne alaka mesela? Hangi anne, kızına erkek arkadaş bulur, söyleyin bana. Anladınız siz beni, neyse… Erkek arkadaş dediğimiz kişi, Hülya Avşar ve Sibel Can gibi ünlülerin kızlarıyla çıkan, belli ki yeni versiyon bir playboy; Alaattin Kadayıfçıoğlu. Paralı, güçlü bir aileye mensup belli ki. Gün geliyor rapçi Canbay, Aleyna ile barışmak istiyor. Ve ortak arkadaşları futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı’dan aracı olmasını istiyor. İkisi, konuşmak için kızın stüdyosuna gidiyor. Araç içinde beklerken, Alaattin Kadayıfçıoğlu gelip aracın içine ateş açıyor. Ne yazık ki olan, günahsız Kaan Kundakçı’ya oluyor. En başta farklı itiraflarda bulunsalar da, olay anının görüntüleri ortaya döküldü, Kadayıfçıoğlu’nun gayet kararlı bir şekilde bekleyen araca ilerlediği, aracın içinde silah sıktığı ve aynı şekilde elini kolunu sallayarak aracına döndüğü görülüyor. Yani olay iddia edildiği gibi ‘kaza kurşunu’ değil. Şimdi benim olaydan çıkardığım sonuca gelelim: Belli ki ortada toksik bir ilişki var. Kız, belki de hafifletici neden olsun diye bilmiyorum, yaşadığı şiddetten ve tehditlerden bahsediyor ifadesinde. Sonuçta çift ayrılıyor, taraflardan biri kabul etmiyor, kız gidip yeni sevgilisine söylüyor. Birincisi; kadın gitmiş başka ilişki yaşıyor, artık ısrar etmenin manası ne? Ayrılmayı öğrenemedik gitti! Al sana ders rapçi Canbay! İkincisi; madem bu yeni sevgili mafyacılık oynamaktan hoşlanan, silah taşıyan biri; ona ne diye söylersin?! Resmen sebep olmuşsun, al sana da ders Aleyna! Bak, senin de hayatın kaydı, sevgilinin de, gencecik arkadaşının da! İyi mi oldu? Bunlar herkese ders olmalı. Öte yandan, insan merak ediyor; o kadar ünlü sanatçı, biricik kızlarını bu insana nasıl emanet edebilmiş? Belli ki güç zehirlenmesi yaşıyormuş bu adam, görmediniz mi? Çakarlı araç kullanan herkesin imtiyaz sahibi olduğunu düşünmesi ve ‘sen benim kim olduğumu biliyor musun’ tavrı bu sonu hazırlıyor işte. Uçakta, restoranda, trafikte her yerde var bu insanlardan. Şu an tam da gündemde olması, sorulması gereken soru şu: Gencecik bir insanın elinde/ belinde neden silah var? Keşke, kullanan kullanmayan herkesi afişe eden şu uyuşturucu operasyonları kadar silah operasyonu da yapılsa ülkede. Herkes bu kadar kolay silah alamasa, silah taşıyamasa, o silahın verdiği güçle zehirlenmese. Uyuşturucuymuş, fuhuşmuş, bunlar yapanı bağlar ama silah sahipleri bize tehdit. Namlunun ucunda olan diğer insanlar.

Haberin Devamı

Çakarlı araç ve silah… Al sana güç zehirlenmesi

Haberin Devamı

Herkese vermeyin şu ruhsatı!

Bakın, yukarıdaki yazıyı yazarken sosyal medyada önüme düştü haber… “İstanbul Pendik’te oto galerici olan Seyfettin B., işyerindeki fazla araçları yaşadığı binanın otoparkına park ettiği gerekçesiyle kendine tepki gösteren bina sakini Hüseyin Teke’yi, 11 yaşındaki kızının yanında silahla vurdu.” Bu kadar kolay işte. Gözü dönen herkes, silaha mı sarılacak bu ülkede? Herkese vermeyin şu ruhsatı! İnsanlar bu denli delirmişken, tahammülsüzlük had safhadayken, herkes kendini mutlaka haklı sanarken, çürümüşlük dört bir yanı sarmışken vermeyin ne olur!

Haberin Devamı

Çakarlı araç ve silah… Al sana güç zehirlenmesi

Ölünün arkasından konuşulmaz mı?

İsmi hiç lazım değil… Bir ölüm var gündemde ve o ölünün arkasından birkaç kişi dışında kimse iyi konuşmuyor. Haliyle ahali de diyor ki, “ölünün arkasından kötü konuşulmaz, yapmayın etmeyin…” Niye? İyi olsaydı, iyi konuşulurdu! Bugünleri düşünüp iyi olsaydı madem! İyi olanlar, kötü olmayı mı bilmiyor sizce? Yoksa öldüğü gün herkes hakkını helal etsin, kimsede hakkı kalmasın, ailesi utanmak zorunda kalmasın, ahali arkasından konuşmasın diye midir biraz da bu ‘iyi olma’ tercihi? Valla kimse kusura bakmasın, günahsa da günah… Herkesin arkasından kuyusunu kazacaksın, ölünce de her şey unutulacak öyle mi? Yok yere insanlarla uğraşanlar, başkalarının kötülüğünü isteyip hırsla el ovuşturanlar, o cenazeyi görüp ders alsın.

Çakarlı araç ve silah… Al sana güç zehirlenmesi

Sezen ve o eskimeyen şarkılar

Gün geçmiyor ki, bir sanatçı daha Sezen Aksu şarkıları ile sahneye çıkmasın! Hande Yener’in Sezen Aksu şarkıları eşliğinde verdiği konserlerin ardından, bu kez de dünyaca ünlü tenor Murat Karahan, Sezen Aksu şarkılarıyla sahneye çıkıyor. Karahan, 16 Mayıs’ta Harbiye’de başlayacak turne kapsamında, Avrasya Filarmoni Orkestrası eşliğinde Sezen Aksu şarkıları söyleyecek. Bu özel proje, İzmir Ankara, Adana, Antalya gibi şehirlere de taşınacak. Sezen Aksu ve şarkıları öyle başka bir şey ki; o şarkılar bizim hüzünlerimiz, ayrılıklarımız, sevinçlerimiz, geçmişimiz, gençliğimiz, hikayelerimiz. Asla eskimeyecek. Çok insan söyleyecek, çok insan o şarkıların büyüsünden nemalanacak… Eminim Murat Karahan da çok güzel yorumlayacak ama ben kendi adıma, bu şarkıları kimden dinlersem dinleyeyim; “O Sezen konserleri ne başkaydı be” demekten kendimi alamayacağım. O konserlerin tadı, ruhu, büyüsü başkaydı çünkü.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder