
“Hadi buyrun; Çin’de ve Kore’de genç yetişkinler, stresi azalttığı ve daha iyi uyku sağladığı için emzik kullanmaya başlamış. Gerçekten bu yüzyılın insanı stresten ve mutsuzluktan ne yapacağını şaşırmış durumda! Umarım bu akım bize sıçramaz, önümüze böyle pozlar düşmez” diye yazmıştım geçenlerde. Çok beklemem gerekmedi! Bu işin patentini Davranış Bilimleri ve İletişim Uzmanı Aşkım Kapışmak almış bile! YouTube’taki ‘Lafla Karışık’ programına katılan Kapışmak, yetişkinler için emzik işinin patentini aldığını, aralık ayı içinde tanıtım çalışmalarına başlayacağını söyledi. Çıkardığı emziklerin üzerinde de kendisiyle bütünleşen, sosyal medyada ve sahnede dahi sürekli yediği kırmızı biber baskısı yer alıyor.
Kendisinin de emzik kullandığını söyleyen Aşkım Kapışmak; emzik kullanımını aşırı desteklediğini ve bunun çağın insanı için gerekliliğini ise şöyle anlattı: “Emzik, sigara kullanımını yüzde 70’e kadar azaltıyor. Uyku problemlerini bitiriyor. Geceleri beyin faaliyetleri 0-2 yaşa iner. 0-2’de bir şeyler varsa, o tetiklenir. Ana babadan yeterince şefkat almamışsanız uyuyamazsınız. Onun yerini alkol, madde, seks, mastürbasyon, sigara, ekran bağımlılığı alır. Bu emzik de 0-2’deki döneme götürüyor kullananları. Komik geliyor biliyorum ama izleyin dünyayı ve memleketi; göreceksiniz ki duygu seviyesi olarak 0-2’ye, 3’e dönüyoruz...” Emzik kullanımının diş ve ağız sağlığına zarar verdiği iddiaları için de şunu söyledi Kapışmak: “Diş bozuklukları yaratmasın diye kullanma talimatı da olacak.” Hazır mısınız yeniden emzik emmeye peki? Ben değilim!

Bakımevi ezberini bozdu
Türk tiyatrosunun usta isimlerinden 80 yaşındaki Zihni Göktay’ın Maltepe’de bir bakımevinde kaldığı ortaya çıkınca, sosyal medyada öyle çok üzülen oldu ki... Acıyanlar, aileyi suçlayanlar, ‘nerden nereye’ diyerek vefasızlık göndermeleri yapanlar gırla. Çünkü biz ‘yaşlıyı bakımevine atmak’ olarak görüyoruz olayı. Geleneğimizde yok böyle bir seçenek! Onun belki de daha iyi bakım alacağını, yaşıtlarıyla daha iyi hissedeceği bir ortamda kalacağını hesaba katmıyoruz bile. Nitekim Zihni Göktay da açıklama yapmak zorunda kaldı hemen; evi kentsel dönüşüme girdiği için, kızıyla ortak karar vererek bakımevine yerleşmiş. “Burası bana iyi geldi, kalmaya devam ederim belki” dedi de rahatladı millet! Usta oyuncu diyor ki, “Bakıcıya ihtiyacım var, ilaçlarımı takip edecek biri lazım, evin fazla odasının olması lazım vs.”.
E buna imkanı yoksa, ne yapacak? Yani iyi oldu bu açıklama, olaya başka bir açıdan bakılmasını sağladı en azından. Çalışan bireylerle kalan yaşlılar; anne babalar ya da dede ve nineler, çoğu zaman evde yalnız. Çocuklarının ve torunlarının ev düzeninde yaşıyor, onlar okulda ya da işteyken hep yalnız kalıyor. Yaşlı kişi bakıma muhtaçsa şayet; bakıcı tutmak gerekiyor. Fahiş bakıcı paralarını da geçelim, piyasada iyi ve güvenilir bakıcı bulmak ayrı dert. Oysa iyi ve konforlu bir bakımevinde, arkadaşlarıyla sosyalleşerek, sağlığıyla ilgili iyi bakım alarak yaşamak neden bu kadar tepki görüyor anlamış değilim. Biz bir grup kız arkadaş, ileride hangi bakımevinde kalsak diye konuşuyoruz mesela; “Yan yana odalarda kalalım, eğleniriz hiç değilse” diye ileriye dönük planlar yapıyoruz. Bu kadar dramatize edilecek bir mevzu değil bu her şeyden önce. Hayat şartları bunu önüne koyuyorsa, böylesi daha elverişliyse neden olmasın? Elbette bakımevlerinde yaşanan olumsuz haberler, olaylar bizim aksi şekilde düşünmemizi sağlıyor olabilir ama iyileri, yaşlıların gönül rahatlığıyla yerleşebileceği yerler de var. Bazı olaylara çok ezberden yaklaşıyoruz, değiştirelim kafayı!

Sayı deyip geçmemek lazım!
8 Sıla 8’inci stüdyo albümü ‘Kafa Yüksek Kalp Kırık’ın ilk şarkısı ‘Evvel Ezel’i görücüye çıkardı. Sözleri Sıla’ya, müziği ise Sıla ve Efe Bahadır’a ait olan şarkı yine Sıla evrenine ait, çok güçlü bir şarkı. ‘Kelimelerin efendisi, duyguların bekçisi’ geri döndü diyebiliriz. 9 şarkıdan oluşan albümün tamamı, yeni yılın ilk aylarında bizde.
45 Dünyanın en ünlü müzesi Louvre’un 4 hırsız tarafından kolayca soyulmasının ardından, müze giriş ücretlerine yüzde 45 zam yapıldı. Güvenlik önlemlerinin yetersiz kalmasından dolayı suçlanan müze yönetimi; Avrupa dışından gelenlerden 32, Avrupalılar’dan 28 Euro giriş ücreti alacak. Giriş ücretleri az olduğu için güvenlik görevlisi mi alamıyordu müze; hiç anlamadım ki!
65 Dünya genelinde ülkelerin İngilizce yeterlilik düzeylerini ölçen rapora göre; Türkiye 116 ülke arasında, 65. sırada yer aldı. Yani ülke genelinde İngilizcemiz pek parlak değil. “Peki neden öğrenemiyoruz?’ sorusuna uzmanlar şu cevabı veriyor: “Türkiye’de İngilizce bir iletişim dili olarak değil, ders olarak öğretiliyor!” Alın şimdi bu bilgiyle ne yaparsanız yapın!
50 Bizim psikolojimiz bozuk, hamsinin ise biyolojisi! İklim krizi nedeniyle Karadeniz soğumayınca, hamsilerin göç yolları değişmiş. Soğuk sulara ulaşmak isteyen hamsinin kat ettiği yol, 5 milden 50 mile çıkmış! Ayrıca, son yıllarda hamsinin boyu uzarken kilosu artmıyormuş. Uzmanlar, “Bu durum yakında fiyatlara da yansır” diyor. Hamsinin yol parası arttı diyebilir miyiz buna?!
