Demokrasinin resmini çizebilir misiniz?

11 Ocak 2017, Çarşamba 05:00
AA
Amerika’nın en ünlü aktristlerinden Meryl Streep, Golden Globe ödül töreninde sahneye çıkıyor, ülkenin seçilmiş lideri Donald Trump’ın bir engelliyi taklit etmesini kınıyor, ve tüm dünyaya bunun yanlış olduğunu söyleyen şahane bir konuşma yapıyor...

Biz o sırada nefes nefese bakıyoruz… Birilerinin gelip canlı yayını basmasını, konuşma yapan kişinin kollarını arkasına çevirip onu alıp götürmesini falan bekliyoruz. Töreni yapanlar bir daha iflah olmaz diyoruz bir yandan. Biz böyle gördük çünkü, bizde böyle! Fakat hiçbir şey olmuyor, tersine herkes ayakta alkışlıyor bu kadını.

Kimse ‘vatan haini’ diye içeri atılmıyor, o dev film endüstrisinden dışlanmıyor, basında çarşaf çarşaf hedef gösterilmiyor. Aa biz resmen şok! Ülkenin lideri en fazla; Twitter hesabından öfke kusuyor, verecek cevabı olmadığı için de “Meryl Streep abartılmış bir oyuncudur” diyerek aşağılıyor, küçümsüyor. Ama yapabileceği tek şu bu. Bu kadar. O da çiğliğinden. Obama yapmazdı herhalde bunu.

YİNE SU VE GAZ!

İşte bir ülkede tam da bunlar olurken; Türkiye’de Anayasa değiştiği için (ki bu yeterince ciddi bir olay) konuşmak ve yürümek isteyenler -3 derecede su ve gaz yiyordu. Milletvekilleri desen, Meclis’in kapısının önünde itilip kakılıyordu.

Yakında bir gıdımını dahi bulmanın çok zor olacağı demokrasinin resmini çiz deseler, belki bu karşılaştırma yardımcı olur bize, ne dersiniz?

SUÇ İŞLEYİP 'SANA NE LAN' DEME CÜRETİ

Halkın Anayasa değişikliğini anlamadığı anket sonuçlarıyla belli oldu zaten, o ayrı konu. Fakat önceki gece Meclis’teki Anayasa oylamasında olanlar gerçekten şaşkınlık verici. (Evet hala şaşırabiliyoruz!) Gizli oylama şartı olduğu halde, AK Partili vekil ve bakanların oylarını göstere göstere vermeleri, itiraz edilince de “Evet suç işliyorum sana mı soracam lan” diyerek utanmadan,gocunmadan diklenmeleri dehşet vericiydi.

Şaka değil, Anayasa’ya ‘Sana ne’ diyen bir bakan var ya! ‘Evet’ diyecekleri belli, kabine girseler, perdeyi çekseler de sonuç değişmeyecek tamam. Ama kuralları göstere göstere çiğnemeleri, ‘kurala uy’ diyenlere bu kadar fütursuzca cevap vermeleri korkutucu. O gece Meclis’te yaşananlar, bundan sonra Türkiye’de olacakların ufak bir tanıtımı bence. Hazır mıyız arkadaşlar?

KARDA EVE KAPANANLAR

Kar 3-4 gün hiç durmadan yağınca, işe gitmesi gerekenler dışında herkes evine kapandı İstanbul’da. Mecburen. Zira hayat felç. Ama yalan yok, kar bize iyi geldi be! Hayat yavaşladı biraz, huzur sindi üzerimize. (Psikolojik etki herhalde!) Neler neler yapmadık ki…

■ Uzun uzun, tadını çıkara çıkara evde oturduk.
■ Çok üşüdük, bol bol sahlep içtik; kestane yiyip kış ritüellerini yerine getirdik.
■ Sahlep, kahve eşliğinde bol bol kar manzarası fotoğrafı çekip Instagram’a koyduk (Hatta bi ara fenalık geldi, Twittar’a kaçtım!)
■ Çocukla çocuk olduk karların üzerinde hopladık zıpladık, kardan adama benzemeye bin şahit isteyecek derecede çirkin kardan adamlar yaptık. (Kardan kadın yapan Eda Taşpınar kadar olamadık!)
■ Eve kapanınca el mecbur, sosyal medyanın tozunu attırdık, her hesaba girdik, baktık, çıktık.
■ Yemek yaptık, bol bol yedik. (Can sıkıntısından karbonhidrata abananlar parmak kaldırsın!)
■ Televizyon, film, kitap üçgeninde boğulduk.
■ Balkondaki çanak antenlerin üzerinde biriken karları temizledik, ancak öyle TV yayınından sinyal alabildik! (Anteni çatıda olanlar zorlanmıştır tabii...)
■ Bembeyaz kara doyduk, ‘bu kadarı kâfi’ dedik. E yeter ama gerçekten!

İÇİMİZİ ISITAN O KARELER

İtiraf ediyorum, hayvanlarla hiç aram yoktur. Küçüklükten beri elleyemem, dokunamam, yaklaşamam hiçbir hayvana. Kedi köpek de dahil buna. Ama hiçbir zararım da olmaz onlara. Hele şu kar kışın ortasında dışarıda olanlara içim parçalanıyor. O yüzden mağazaların kapısını hayvanlara açanlar içimi ısıtıyor, yalan yok.


Peki “Kedileri neden mağazadan içeri soktunuz, buradan alışveriş yapmam” diyenlerin kalbi var mı merakla soruyorum. Bu nasıl bir merhametsizliktir acaba? Kendi adıma o mağazaları kutluyorum. Müşteri kaybederiz diye düşünmeden iyilik saçmışlar resmen. Siz vicdansızlar da seçin…

■ Acelen yoksa alışveriş yapmazsın o mağazadan, havalar düzelince gelirsin.

■ Alışverişini yaparsın, eve gidince aldığın malı yıkarsın. Çok mu zor? Bu kadar tepki gereksiz. Bazılarının kalpleri karda buz tutuyor herhalde.

KÜLTÜREL İKON DERKEN?

İngiltere’nin önde gelen gazetelerinden Independent da, meşhur etçi Nusret Gökçe’yi keşfetti! Dükkanındaki etlerle çektirdiği garip fotoğraflar ve videolarla ünlenen Nusret Gökçe’nin et terbiyelerken tuz serpme şekli gazetenin bir hayli ilgisini çekti. Fotoğrafı kullanan gazete Nusret Gökçe’den “O bir kültürel ikon” diye bahsetti. Ve onun bu tuz serpme hareketi kısa sürede yeni bir akıma dönüştü.



Hani sosyal medyada üretilen, türetilen bir hareket ya da video anında herkes tarafından taklit ediliyor ya, bu da öyle işte. Tuz dökme hareketi defalarca taklit edildi, inanılmaz komik fotoşoplar yapıldı. Tamam biz Nusret’in türlü çeşitli fotoğraflarına alışmıştık ama şimdi iyice abartmasın! Buna hazır mısınız Türkiyem?

GÜNÜN LAFI

“Dünyanın en az 5 farklı kış ülkesinde araba kullandım. İlk defa kar küreme aracına selektör yapıp geçmeye çalışan insan gördüm İstanbul’da!” (Twitter’dan)

MAKARA

Kar var. Herkes sosyal medyada kar fotoğrafı paylaştı. Meteroloji yarın ‘don var’ diyor. Sakın bir delilik yapayım demeyin!!!

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.