Efsanenin belgeseli

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Şu ara kimle konuşsam ‘Normal People’ isimli diziyi ve ‘The Last Dance’ belgeselini konuşuyor... İlkine daha bakamadım ama basketbolun efsanesi Michael Jordan’ı ve takımı Chicago Bulls’un altın yıllarını anlatan ‘The Last Dance’i bir solukta izledim. Jordan gerçeğini biliyorduk ama bu kadarını değil! Adam gerçek bir efsane... Oynamıyor uçuyor. Rakipleri bile hayretler içinde anlatıyor onu: “Dengesi, ayak hareketleri, temeli.. Gerçek değildi, uçmasını sağlayan bir şey vardı…” Sporcu olmanın ötesinde öyle popüler bir kültür ikonu ki, milyonlarca Amerikalı sırf onu görmek için maça gidiyor.

Amerikan basket ligine kattığı değer muazzam. Yenilmeyi kabul etmiyor. Rekabetçi ve mükemmelliyetçi. Herkesten de aynı şeyi bekliyor, onları zorluyor. Takımın itici gücü. Bu kadar güçlü olunca; borusunu da öttürüyor tabii. Mali sorunları çözülmesi gereken oyuncular yerine yurt dışından oyuncu arayışına girildiğinde; o oyuncuyu karşılaştığı ilk maçta perişan ediyor!

Basketin çok sert oynandığı yıllar tabii. Sonra kumar sorunu çıkıyor. Çok detay var anlayacağınız... Genç jenerasyon Michael Jordan adını bilse de, onu izlemek mümkün olmayacaktı. O yüzden, hele de şu evde oturulan günlerde izlenecek en şahane iş. Basketle ilgilensin ilgilenmesin, çocuklarınıza bu mücadeleci adamın hikayesini izletin derim.

Nike’ı bile şaşırtan satış

Michael Jordan’ın yıldızının parladığı dönemler… Reklam anlaşmaları geliyor art arda. Nike küçük bir şirket o zaman. Onu istiyorlar. Ekibi de diyor ki; “Michael Jordan’ı istiyorsanız, kendi modeli olmalı…” O dönem koşu ayakkabıları için özel bir teknoloji geliştirmiş Nike. Michael Jordan da havada top oynuyor malum, yere konduğu yok; “Bu modelin adını Air Jordan koyun” diyorlar. Nike kabul ediyor.

İmzayı attıklarında Nike’ın beklentisi dördüncü yılın sonunda üç milyon dolar değerinde Air Jordan satmaktı. Ama ilk yılda 126 milyon dolar değerinde ayakkabı satıyorlar! İşte ‘iyi’ olmanın gücü. Bu kadarını geçtik, hayal bile etmiyoruz da… Türkiye’de en son hangi sporcu bu kadar güçlüydü, biraz olsun yıldızlaştı sahi?

Jordan’a karşı oynamak farklıydı

‘The Last Dance’i izledikten sonra gaza geldim tabii… Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu ile Instagram’da canlı yayın yaptım; basket konuştuk… Kendisi NBA’de oynamış, Michael Jordan’la sahada karşı karşıya gelmiş başarılı bir oyuncu malum.

Belgeseli izlemiş ama tamamlamamış henüz. O günleri “Ben kolay kolay heyecanlanan biri değilimdir ama Michael Jordan’a karşı oynamak çok farklıydı, paha biçilmezdi” diye anlattı ve şunu ekledi: “NBA’e ve dünya basketine etkisini yeni jenerasyona göstermek açısından çok önemli bir iş. Biz ne kadar anlatsak da bu kadar etkili olmayacaktı. Herkes mutlaka izlemeli.” Tabii muhabbet ister istemez bize geldi…

Sorum şuydu: “2010’daki gibi bir yıldız kadro, 12 Dev Adam yok artık... Dolasıyla insanların da baskete ilgisi azaldı değil mi?” Türkoğlu’nun yanıtı: “Geçmişle kıyaslamamak lazım. Uzun bir dönemden sonra Milli Takım olarak başarı elde etmiştik. O açlık, o özlem bizi farklı bir yere taşımıştı. Şu an baktığımızda NBA’deki arkadaşlarımız da çok iyi yıllar geçiriyor. Biraz daha zaman lazım...”

Bu dönemin yıldızları kim?

Bu dönemin yıldızı kim peki? Türkoğlu, “Ne söylesem tartışma çıkar, benim büyük kıza sorsak o söyler ama!!” deyince atladım hemen: “Hemen çağırıp soralım o zaman...” Kızı Ela canlı yayına katıldı ve bu dönemin yıldız isimlerini şöyle sıraladı: “Larkin, Semih, Furkan, Metecan.” Ela, Michael Jordan belgeselini de izlemiş ve bayılmış. “Peki Kobe mi, Jordan mı?” dedim; “Tabii ki Jordan efsane” dedi.

Futbolun argümanları farklı

Basketbol ligi, futbolun aksine kepenk kapattı malum. Peki önümüzdeki sezon oyuncuları ve seyircileri neler bekliyor? TBF Başkanı Türkoğlu’na bunları da sordum yayında... İşte anlattıkları:

  • Önceliğimiz sağlıktı, o yüzden de dükkanı kapattık.
  • Bu işin ikinci dalgası olacak mı olmayacak mı? Salon sporları daha mı dezavantajlı? Yurt dışından gelemeyenler, evine dönmek isteyen oyuncular vs… Bütün bunları kulüplerle görüştük ve devam etmeme kararı aldık.
  • Lig açısından bir gün bile kaybetmemiz büyük kayıp ama sağlam adım atmamız gerekiyordu. O kalan 1.5 ayı ne zaman oynayacaktık?
  • Futbol için konuşamam ama şu gerçek ki bizim işimiz daha kolaydı. Futbol herkesi ilgilendiriyor ve argümanları bizden daha farklı.
  • Bundan sonra kolay kolay maça gelinir mi? Bunu bilmiyorum ama biz hijyen kurallarını uygulayacağız, belki statlar tam dolmayacak, belki seyircisiz oynayacağız ama bize iletilen talimatlara göre hareket edeceğiz.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder