Şirin SeverEv sahibi olma hayali

HABERİ PAYLAŞ

Ev sahibi olma hayali

Son yıllarda ev sahipleri ve kiracılar arasındaki anlaşmazlıkları, tahliye haberlerini çok sık duyuyoruz, gazetelerde de sık sık okuyoruz… Kimine hak veriyoruz, kimini anlamakta zorlanıyoruz ama insan yaşamadan, bu hikâyelerin gerçek ağırlığını tam olarak hissedemiyor. Ben de uzun yıllardır severek yaşadığım bir evde, geleceğe dair planlarımı kurarak hayatımı sürdürüyordum. Sosyal hayatım, iş düzenim, spor alışkanlıklarım, günlük ritmim… Hepsi o evin etrafında şekillenmişti. Bir gün ansızın gelen bir telefonla bu düzenin değişebileceğini öğrendim: Ev sahibi evi satmak istiyordu ve çıkmamı teklif ediyordu. İşte o an, Türkiye’de emlak ilişkilerinin ne kadar çarpık bir zeminde ilerlediğini daha net anladım. İnsanlar hayatlarını planlıyor; çocuklarının okulu, işine ulaşımı, çevresi, alışkanlıkları… Ama bir gün, bu düzen başkasının kararıyla bozulabiliyor. O zaman kendime şunu sordum: Madem bu evden ayrılmak zorundayım, bu evi ben alabilir miyim acaba? Ya da bir ev alabilir miyim? Artık kirada sürünmekten kurtulabilir miyim? Bu düşünceyle bankaların yolunu tuttum, kredilere baktım.

Haberin Devamı

Ev sahibi olma hayali

Karşıma çıkan tablo, ikinci büyük gerçeği gösterdi: Ev sahibi olmak her geçen gün daha zor, kredi koşulları çok ağır, oranlar fazlasıyla yüksek. Tefecilerin eline düşmüş kadar olursunuz, durum o kadar vahim! İnsanın morali bozuluyor, umutları zayıflıyor haliyle… Tam da böyle bir araştırma içindeyken, bir arkadaşım bana farklı bir modelden bahsetti. Emlak Katılım Bankası’nın yürüttüğü bir sistemdi bu. Mantığı aslında çok tanıdık; altın günü geleneği gibi! Bu modelde insanlar bir havuzda toplanıyor, herkes bütçesi oranında para koyuyor sisteme; devlet güvencesi sağlanıyor, o birikim de sırası gelen kişi için büyük bir imkâna dönüşüyor. İnsanlar faiz yükü olmadan (sadece cüzi miktarda bir katılım payı ödeniyor) ev ya da araba sahibi olabiliyor. Açıkçası ilk duyduğumda anlamadım ama detayları gördükçe içimde bir umut filizlendi. Bu deneyimin bana öğrettiği en önemli şey de şu oldu: Hayatın zorlaştığı anlarda yeni yollar, yeni enstrümanlar, yeni fikirlerin olabileceğine her zaman inanmak gerekiyor. Bazen onları görmek için umudu diri tutmak gerekiyor. Bugün Türkiye’de pek çok insan ev sahibi olmanın hayalini kuruyor. Bu hayalin zorlaştığı doğru ama imkânsız olmadığını hatırlatan modellerin ortaya çıkması da bir o kadar önemli.

Haberin Devamı

Ev sahibi olma hayali

İKİ KADIN, İKİ CEVAP, İKİ VİCDAN

Epstein belgelerinde adı geçenler, konu konuşulmasın diye müthiş bir çaba içinde ama dünya kamuoyu bu meseleye ilgisini kaybetmiyor. Nasıl etsin ki? Zenginler liginden siyaset dünyasına hatta kraliyet ailelerine kadar herkes bu kirli düzenin içinde! O yüzden de şu an ‘Jeffrey Epstein-Korkunç Zengin’ belgeseli en çok izlenenlerde ilk sırada. Bu arada belgelerde adı geçen herkes çok gergin. Mesela ABD Başkanı Donald Trump ve eşi First Lady Melania Trump, Epstein skandalıyla ilgili sorulara sert tepkileriyle gündemde. Karı koca soru sormak isteyen muhabirleri kızarak ve basın toplantısından atarak tepkilerini gösteriyor. Hatta Melanie Trump, bu konuda soru sormak isteyen bir muhabiri, “Bu konunun yeri değil” diyerek tersledi. O sırada ‘tam da yeri’ diyerek konuşan biri vardı: Teknoloji milyarderi Bill Gates’ten Epstein bağlantısı nedeniyle 2021’de boşanan Melinda French Gates, bir podcast yayınında içinden geçenleri korkusuzca anlattı.

Haberin Devamı

Ev sahibi olma hayali

Herkesi bu konuda hesap vermeye çağıran Melinda Gates, şöyle demiş: “Öncelikle iki kız annesi olarak Epstein mağduru olmuş tüm genç kadınlar adına çok üzgünüm. Bu detaylar ne zaman gündeme gelse üzüntüm katlanıyor. Çünkü yayınlar, evliliğimdeki çok acı dolu zamanların anılarını geri getiriyor. Tek tesellim bu pislikten kurtulmuş olmak! Cevapları eşim dahil belgelerde yer alanlar vermeli. Hiçbir genç kız bu durumlara düşürülmemeli…” İşte empati yapabilen, duyarlı bir kadın. Boşanmasından da belli, üzerini kapatıp hayatına devam etmemiş. Konuyla alakası olmamasına rağmen üzüntüsünü dile getirebiliyor. Biri acımasızca eleştiriyor, diğeri soru soranları susturuyor. Evet biri belgelerde adı geçen şahsın hâlâ eşi ve o da ülkenin lideri ama bir kadın olarak yine de konuşmalı. Bu öyle bir mesele ki, vicdanı olan herkesin korkusuzca konuşması, meselenin üzerine gitmesi, sorumluluk hissetmesi gerekiyor. Ama önceki yazımda yazdığım gibi; bu kirli düzen böyle sürüp gitsin diye uğraşılıyor maalesef.

Ev sahibi olma hayali

SOSYAL MEDYADAKİ NEFRET!

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ülkesinin sosyal medyanın zararları ve tehlikeleri konusunda tedbirler alacağını söyleyerek, “Dijital platformların bölünmeyi nasıl körüklediğini ve nefreti nasıl artırdığını izlemek, ölçmek ve ortaya çıkarmak için bir nefret ve kutuplaşma izleme sistemi kuracağız” demiş. Her gün yazdığımız, altını çizdiğimiz şey işte bu; sosyal medyadan dalga dalga yayılan nefret ve bölünme! Bakın, hükümetler bile olaya el koymaya hazırlanıyor, öyle büyük bir sorun bu. Her yazılana nefret kusmak, itiraz etmek, ayar vermek, çılgınca linç etmek ata sporumuz oldu. Oturduğu yerden böyle güce sahip olduğunu bilmenin iştahını yaşıyor herkes. Çürümenin daha da ilerisi bu; vahşileşmek, delirmek. Ve işler çok tehlikeli bir hal alıyor. Biz nasıl bir önlem düşünüyoruz acaba?

Sıradaki haber yükleniyor...
holder