Hakimler de suçlu!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Olayı günlerdir konuşuyoruz… Liseli Cansel Buse K., özel ders aldığı matematik öğretmeninin cinsel istismarına uğradı. Öğretmenlerine, okul yönetimine, kaymakama şikayet etti. Ama ‘okulun adı kirlenmesin’ diye kimse bir şey yapmadı, herkes olayı örtbas etmeye çalıştı. Bunu kendine yediremeyen Cansel de, polis babasının silahıyla intihar etti. Maalesef, o ölünce sesi duyuldu... Arkadaşları, tecavüzcü cezasını çeksin, başkaları gibi ‘yırtmasın’, iyi hâl indirimi almasın diye sosyal medyadan kampanya yaptı. Yazık oldu. Gencecik bir kız daha gitti. Bu erkekler neden bu hayvanlığı yapıyor, neden korkmuyor, çekinmiyor belli: Tecavüzcüler sistem tarafından korunduğu için! İşte bakın...

Cansel Buse K. 18 yaşındaydı.

Diyarbakır’da, 14 yaşındaki kıza cinsel istismarda bulunan insan müsveddesine mahkemenin verdiği ceza: Saygın tutum nedeniyle 12.5 yıl! Yani adam, mahkemede saygılıymış. Nasıl bir mantıktır bu? Tecavüzlerin, tacizin, kadına şiddetin tek nedeni hakimlerin vurdumduymazlığı, indirimli cezaları ve olayı küçümsemeleri! Öyle kanunlar yapılmalı ki, kadına dokunan kişi en az 100 kere düşünmeli, hayatı kararmalı, bu hayvanlığı aklından geçirmek bile korkutmalı. Ver 50 yıl hücre cezası! Ya da hadım et! Engel ne? İnsani duygular mı? Hadi oradan.

Mini etek diyordunuz…

Tecavüz ve tacize uğrayan her kadın için çıkıp bir şey dediniz... “Ama mini etek giydi...” “Ama gece dışarda gezdi...” Şimdi de “Niye özel ders alıyordu?” dersiniz herhalde. Anlamadınız mı bu bahanelerin sonu yok!

DUVAR YAZISI

Gelişmiş, az gelişmiş, gelişmekte olan… Bunların hiçbiri bize uymuyor. Türkiye için ‘gelişmeye niyeti olmayan ülkeler’ sınıfı daha uygun!

14 yaşında sünnet mi olur!

Oyuncu-yönetmen Sermiyan Midyat’la bir hastane odasında karşılaştık, ortak arkadaşımızın doğum ziyaretinde... Yerinde oturamayan Sermiyan, başladı stand-up yapmaya! Stand-up dediysem, başından geçenleri öyle komik anlatıyor ki, hastane odası kahkahadan inliyor.

Sermiyan Midyat

Geçen yıl ‘Sermiyan Midnight’ adıyla stand-up’a başladı Sermiyan. Onun için yeni bir alan olmasına rağmen gayet eğlenceliydi, güldürüyordu. Hindistan’da son filminin çekimlerini bitirip döndü, şimdi yeni stand-up için kolları sıvadı. Geçen yılkinin gelişmiş hali, 2016 sürümü. Hindistan şakaları da eklenecek olaya. Hastane odasında yeni biriktirdiklerini anlatırken, konu döndü dolaştı 14 yaşında sünnet olmasına geldi. “Nasıl yani?” dedik hep bir ağızdan. “Babam cezaevindeydi, babamı bekledik… Sonra da aile kalabalık diye unuttular sanırım…” dedi kahkahalar atarak. Ağabeyi ise, 16 yaşında sünnet olmuş! “Peki bunları da sahnede anlatacak mısın?” dedim. “Bilmem” dedi… Epey dil döktüm, mutlaka anlatsın diye. İkna edebildim mi bilmem ama anlatırsa çok gülersiniz. 2 Mart Çarşamba Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde başlıyor gösteri. Kaçırmayın.

Emma’daki lükse bak!

‘Harry Potter’ serisiyle üne kavuşan oyuncu Emma Watson, feminizm çalışmalarına odaklanmak ve kişisel gelişimine zaman ayırmak için oyunculuk kariyerine bir yıl ara vereceğini açıklamış. Kendine koyduğu hedef, haftada bir kitap. Her ay üye olduğu kulübü için de ekstra bir kitap okumak. Bayıldım, takdir ettim. Kendime zaman ayırmak için geçen yıl işimden ayrıldığımda, herkes bana gülmüştü. “Bir kafede oturup saatlerce kitap okumak istiyorum” dediğimde de ‘delirdi herhalde’ der gibi bakmışlardı.

Emma Watson

Gerçekten bazen durmak, sadece okumak, kendini beslemek öyle iyi geliyor ki insana. Tabii Emma Watson gibi ara ara durmaya elverişli birikimimiz olsa keşke!

Osman pazarlayamadı

Şahan Gökbakar’ın yeni filmi ‘Osman Pazarlama’yı izledim. Bence vasat bir film ama Şahan hayranları için gideri var herhalde... Devamlı yeni ürünler pazarlayan ve bu ürünleri girişimcilik dünyasına kabul ettirmeye çalışan Osman’ın maceralarını anlatan filmi, gösterime girdiği ilk hafta sonunda 706 bin kişi izlemiş. Yani ‘Recep İvedik 4’ ve rekortmen ‘Düğün Dernek’in yarısı.

Demek ki nedir? ‘Recep İvedik’ diye bir karakter yaratıp, onun rüzgarıyla birbiri ardına benzer, kaba saba tipler yaratmak, dört filmin ardından insanlara yetti. Yeni şeyler söylemek lazım belki de. Bu arada… Her sinemada en az dört salonda bu film oynuyor. ‘Osman Pazarlama’yı böyle mi pazarlayacaksınız? Seyircilerin başka film izlemeye hakkı yok mu ya? Biraz adalet lütfen.

Yazar Tuna Kiremitçi'nin "EN"leri

*En son okuduğun kitap?

‘Düş Dokumacısı’/Douwe Draaisma. Düş dünyasına yolculuk.

*En son izlediğin film?

‘Mustang’. Kederli ama özgürdü.

*En son dinlediğin albüm?

Kalben. Uzun zamandır dinlediğim en etkili ses.

*En büyük zaafın?

Sigara.

*En sevdiğin yemek?

Tarhana çorbası.

*En büyük pişmanlığın?

Müziğe ara vermiş olmak.

*Hakkındaki en büyük şehir efsanesi? 

Hangi birini anlatayım ki...

*En son ne zaman, neye güldün?

Kendi yaptığım bir sakarlığa.

*En son ne zaman ağladın?

Televizyonda haber izlerken.

*En çok ne yaparken iyi hissedersin?

Oğlumla zaman geçirirken.

*Bugüne kadar aldığın en iyi nasihat?

Sen kendin ol, kimin ne dediğini boş ver.

*En son indirdiğin aplikasyon?

Adını hatırlamadığım bir oyun.

*Kendine en son ne aldın?

Gitar teli.

*En son ne zaman spor yaptın?

Eşimin salonunda gün aşırı pilates yapıyorum.

*Biz konuşmadan önce en son ne yapıyordun?

Üniversitede ders veriyordum.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder