Havaalanı yazıları...

26 Şubat 2017, Pazar 05:00
AA
Bu ara havalimanlarından çıkmadığım için okumam kaçınılmazdı elbette… Gündüz Vassaf’ın yeni kitabı ‘Havaalanı Yazıları- Yol Arkadaşım’ı kast ediyorum... Yolculuk yapmaya heveslilerin kitabı bu. İçinde 20 ülke, 40 havaalanı kapısı ve 64 yol hikayesi var. Ayrıca müthiş denemeler, bilgilendirici ve düşündürücü tespitler. Kitabın daha en başında sorguluyor Gündüz Vassaf…

“Hangi havaalanına gitsem aklıma aynı şey takılıyor. Neden buraları kültürel faaliyetlerle zenginleştirmiyoruz?” diyor. Vassaf’a göre kültür endüstrileri dünya ekonomisinde en hızlı büyüyen sektör. Kültür alışverişinin yıllık hacmi ağır sanayiyi çoktan geride bıraktı. O zaman, herhangi bir havalimanında neden o ülkenin kültürüyle ilgili bir şeyler sunulmasın?

SİNEMA SALONU OLSA?

Neden Atatürk Havalimanı’nın bir köşesinde küçük bir İstanbul müzesi olmasın? Bir salonda resim sergisi olsa, güzel olmaz mı? Sinema salonları veya kütüphane olsa… Reklamlarla kandırılıp satın almaya ikna edildiğimiz onca lüzumsuz eşyanın yanısıra bir dirhem de kültür sunsalar...

Müthiş tespitler değil mi? Kısacası “havalimanlarına bir konsept lazım” diyor yazar Gündüz Vassaf. İyi tasarlanırsa öyle yerler olabilir ki havaalanları, günün birinde bir ülkeyi gömek için falanca havaalanına uçacağımıza, falanca havaalanını görebilmek için o ülkeye gidebiliriz. Yeni havalimanımız tasarlanırken bu sese kulak veren olur mu acaba?

HER ÇOCUK DİJİTAL ÇAĞI YAKALASIN DİYE...

İlköğretimdeki çocukların çağdaş eğitim olanaklarından faydalanmaları için çalışan TEGV (Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı), bugüne kadar gerçekleştirdiği eğitim programlarına bir yenisini daha ekliyor: Algo Djital. Perşembe günkü basın toplantısında öğrendim…

YENİ NESLİN İHTİYACI

Google.org desteğiyle hayata geçirilecek Algo Djital projesi, çocukların temel dijital becerilerini henüz ilkokul çağında kazanmalarını sağlamak için tasarlanmış. 6-14 yaş aralığındaki çocuklar, sanal dünyanın alfabesini eğlenceli oyunlar ve eğlenceli bir web portalı ile öğrenecek. Bu önemli bir misyon.

Zira imkanı olan çocuklar daha konuşamazken ellerinde cep telefonu ve ipad’le büyüyor. TEGV ise bu dijital becerileri eğitim için kullandırmayı, daha da önemlisi imkanı olmayan çocuklara da ulaştırmayı hedefliyor. Yani bu projeye bazı çocuklar değil, her çocuk ulaşabilecek. Proje Mart 2017 itibariyle başlıyor, online portal ise Eylül 2017’de hayata geçirilecek.

Google Türkiye Ülke Müdürü Bülent Hiçsönmez’in dediği gibi “Bugünün dünyasına doğan çocuklar bizlerden bambaşka bir dinamiğin içine doğuyor. Hayalleri, vizyonları farklı…” İşte bu yüzden ‘her çocuğun’ dijital becerilerini geliştirmesi, bu dünyayı daha etkin kullanmasını sağlamak için kolları sıvamak önemli. Google.org ve TEGV’i kutlamak, desteklemek gerek.

10 NUMARA KIŞ DENEYİMİ

Yazın plajlardaki çılgın partiler, kış aylarında kayak pistlerine taşınmış haberimiz yok! Pek kayakçı bir kişilik olmadığım için geç keşfettim durumu. Kayak yapamadığım için, (daha çok tepe aşağı yuvarlanırım) Erciyes’e de ancak gidebildim. Geçen hafta bir grup arkadaşım kaymak için giderken, ‘nedir bu Erciyes’in cazibesi’ diye peşlerine düştüm. Ne göreyim, Erciyes tıklım tıklımdı…

FİNAL ETABI YAPILACAK

Meğer ‘Filtresiz Weekend’ isimli etkinlik herkesin akın akın buraya gelmesine neden olmuş; müzik gruplarının sahne performansları, gece partileri, güneşlenenler, kayanlar derken ortam inanılmazdı. Demem o ki insanlar Erciyes’te ‘10 numara kış’ deneyimi yaşıyor. ‘Filtresiz Weekend’in son haftası olan 4 Mart cumartesi günü Snowboard Dünya Kupası’nın final etabı Erciyes’te gerçekleşecek. Havalar ısınıyor, eğlenceli haftasonu için son fırsat, kaçırmayın.

Nedir bu Erciyes’in sırrı?

  Erciyes’i partileri dışında bu kadar cazibe merkezi yapan nedir diye sorarsanız, ufak çaplı araştırdım…

■ Uludağ ve Kartalkaya için oldukça uzun bir dağ yolu çekmek lazım. Yol dik olduğu için de hava durumuna göre 2-3 saat sürebiliyor. Kayseri’den Erciyes'e çok ferah, geniş bir yoldan gidiyorsun. Havalimanından en fazla 30 dakika!

■ Kayak yapanlar için çok uzun ve birbirleriyle bağlantılı her seviyede pisti var.

■ Buradaki telesiyejlerin bedava olması, kayakçıları masraftan kurtarıyor. Diğer kayak merkezlerinde kayak aktiviteleri için çok ciddi ücretler ödeniyor.

■ Otel seçenekleri çok fazla. Magna gibi şık bir dağ oteli de var, Ramada gibi belli standartlarda olan oteller de...

■ Kış boyunca gerçekleşen Apres Ski partiler de, kayak dışında eğlenmek isteyenleri çağırıyor.

AKMERKEZ'DE YENİ BİR MARKA

İstanbul’un en eski AVM’lerinden Akmerkez’in, yeni AVM’lere karşı direnmesi ve ayakta kalması gerekiyordu. Bir süre önce Nispetiye Caddesi üzerine restoranlar açarak, içini restore ederek ‘ben daha ölmedim’ mesajı verdi. Şimdi de üstteki yemek katında, teraslı yeni bir yer açıldı. Adı ‘Take A Seat’. Oldukça geniş bir alana yayılmış bu mekanda, farklı konspette mutfaklar içiçe.

ŞIK VE KEYİFLİ

AVM kapandıktan sonra da açık kalan ve şık akşam yemekleri sunan restoran ‘Chet’, çocuklar için eğlenceli mekan ‘Fine Kids’, lezzetli kahveler için ‘Filozofi’, sağlıklı yemek isteyenlere yemekleri buharda pişiren ‘Meal Tray’ gibi farklı seçenekler var. Burası, en üst kata çıkanların ‘ne yesem’ derdine son veriyor. Çok keyifli.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.