Herkes ürememeli!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Ünlü oyuncu Şahin Irmak, geçtiğimiz günlerde bir açıklama yapmıştı... Bence söyledikleri arada kaynadı. Belli ki ‘Çocuk düşünüyor musunuz?’ diye sorulmuştu yine; herkes doğurmak zorundaymış gibi!! O da “Bence herkes ürememeli” diye cevap vermişti.

“Çocuk çok büyük sorumluluk. Ben o sorumluluğu alabilecek gibi hissetmiyorum. Herkesin çocuğu olmak zorunda değil. Bence herkes ürememeli...” Bu kadar basit işte: Kendine güvenmeyen çocuk yapmasın! Bundan daha sağlıklı bir karar olabilir mi? İki aylık bebeğini acımasızca tokatlayıp komalık eden Gaziantep’teki cani ruhlu babayı düşünün ve bir kez daha kulak verin Irmak’ın söylediklerine.

Herkes çocuk yapmak zorunda değil gerçekten de! Neden insanlar gencecik yaşlarında, daha kendine bile yetemezken çocuk yapar ki? Bir çocuğa bakamayacak derecede ruh sağlığı yerinde olmayan, maddi olarak bir çocuğa yetemeyen, belki de ‘yetemediği için’ bunalıma giren çiftler, neden ille de çocuk yapmak zorunda? Soyunu devam ettirme dürtüsü mü? Soyunuz batsın be! O çocuğu sağlıklı büyütmenden kıymetli mi senin dürtün Allah aşkına?

Freud’un açıklaması var buna dair; şöyle diyor: “Çocuk yapmayı, doğal ihtiyacın zaruri olarak giderilmesi gibi bir karmaşıklıktan çıkarıp, üzerinde düşünülmüş sorumlu bir eylem seviyesine çekebilseydik, insanlık için en büyük zaferlerden birini kazanmış olacaktık.” Gerçekten düşünmeli, çocuk yapmanın da bir ehliyeti olmalı. Herkes ürememeli.

Şahane itiraflar bunlar!

Oyuncu Hazal Kaya söylemiş; “Ben kocamköylüyüm. Çok aşığım ve biraz içince Ali’ye ne kadar aşık olduğumu herkese anlatırım…” Çekinmeden, gevelemeden, egolardan bir güzel sıyrılıp sevdiğini söyleyebilmek ne güzel şey ya. İşte gerçek sevgi bu!

Sevecekse insan böyle sevsin, sevgisini göstersin. Şarkıcı Gökhan Tepe söylemiş; “Pandemide bebek büyüttüm. 1.5 yıl boyunca yer sildim, çamaşır çitiledim, bulaşık yıkadım. Eşim ne derse yaptım. Yer silmede de iddialıyım...” Şahanesin Gökhan Tepe! Erkeklik tam da bu işte; sevdiğine, ailene, eşine yardım etmek, bundan utanmamak. Bir kişiyi bile etkilesen, değiştirsen büyük iş. İşte bize bunlarla gelin beyler!

Vizyonda ne var?

Lenin’in büstü nerede?

90’ların başı.. Sovyetler Birliği yıkıldığında denize atılan ahşap Lenin büstü, Düzce’nin Akçakoca ilçesinde sahile vurmuş, sonra da belediyenin deposuna kaldırılmıştı. Buraya kadarı gerçek hikaye. Barış Bıçakçı da, bu hikayeden yola çıkarak sıra dışı bir masal yazmış, ortaya ‘Sen Ben Lenin’ filmi çıkmış. Adsız bir sahil kasabası.. Belediye, turizmi patlatır diye bu Lenin heykelini meydana dikiyor.

Resmi açılışa kadar büst çalınıyor. Barış Falay ve Saygın Soysal da olayı çözmek için kasabaya gelen ve halkı sorgulayan iki polis rolünde. Kasaba halkını öyle isimler oynuyor ki, tam bir oyunculuk şöleni. Nur Sürer’den Serdar Orçin’e, Melis Birkan’dan Hasibe Eren’e yok yok! Eski tüfek komünistler, heykeli yok etmeye çalışan sağcılar, faili meçhuller derken içinden çıkılamayan bir sorgu izliyoruz. Zekice tasarlanmış bu politik komedi, bizi Türkiye ile yüzleştiriyor bir anlamda. Mutlaka izleyin.

2022 Pirelli takvimi çıktı

Dünyanın en ünlü takvimi Pirelli’nin 2022 sayısı çıktı. Bir takvimden çok kült bir eser halini alan, her yıl dünyanın en ünlü fotoğrafçılarından birine emanet edilen bu ünlü takvim, pandemi nedeniyle geçen yıl çıkmamıştı. 2022 Pirelli Takvimi; bu yıl ise ünlü müzisyen ve fotoğrafçı Bryan Adams’ın imzasını taşıyor.

‘On The Road’ (Yolda) temalı takvimde oyuncu Jennifer Hudson, şarkıcı Iggy Pop, Cher, Rita Ora gibi 10 sanatçıya yer veren Adams; onların yollardaki ve turnedeki hayatlarından kareler yakaladı. Tabii her yıl büyük ve şaşaalı organizasyonlarla tanıtılan bu ünlü takvim, bu yıl yine pandemi nedeniyle tabii www.pirelli.com’da, dijital bir etkinlik olarak yapıldı. Pirelli’nin Türkiye ekibi de, bir grup gazeteciyi Galata’daki Il Cortile isimli İtalyan restoranında, şık bir yemek masasında bir araya getirerek paylaştı bu özel anları. Peki bu takvim neden bu kadar kült, bu kadar özel? O da aşağıdaki yazıda...

Neden kült?

Birbirinden ünlü modellerin cesur pozlarıyla süslü dünyanın en ünlü takvimi Pirelli Calendar. Kısa adı ise ‘The Cal’. Takvimin çıkış hikayesi 1963 yılına dayanıyor. İtalyan lastik firması Pirelli, İngiliz rakipleriyle rekabet etmek için ses getiren bir takvim yaratmaya karar veriyor.

Dönemin ünlü sanatçıları ile bir araya geliniyor. İlk takvim seksi fotoğraflarıyla büyük sükse yapıyor. 1960’lı yıllarda, Pirelli ürünleri de fotoğrafın içinde kullanılıyordu. Yıllar içinde dönemin süpermodelleri sayfaları süsledikçe, ürünlere pek gerek kalmadı! Yarım asırlık ömründe hep kadın bedenini kullanan marka, 2015 yılında imajını değiştirdi ve başarılı kadınlara yer vermeye başladı.

Dünyada her sene yaklaşık 20 bin kopya yapılan takvim kesinlikle satılmıyor ve sadece Pirelli tarafından seçilmiş isimlere gönderiliyor.

Yazarlarımızdan

20 Ocak 2022, Perşembe 07:01
20 Ocak 2022, Perşembe 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder