İkisinin arasındaki fark

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Bir iki gündür gazete sayfalarını Amerika’daki Met Gala fotoğrafları süslüyor... Yılın en önemli moda buluşması olan bu galaya; dünyaca ünlü isimler abartılı ve dikkat çekici kıyafetlerle katılıyor. Bir anlamda, ‘ne kadar abartırsan o kadar iyi’ gecesi! Bu yıl Kim Kardashian ‘en çok konuşulanlar’ arasındaydı. Ancak çıplaklar kraliçesi bu kez ters köşe yaptı ve yüzü de dahil vücudunu tamamen kapatan Balenciaga tasarımı bir kostüm giydi. Amaç dikkat çekmekti ve bunu başardı.

Aynı günlerde gazete sayfalarında, benzer şekilde kapanmış başka kadınların fotoları da vardı. Ama onların seçim şansı yoktu kapanırken! Afganistan’da eğitime başlayan kadınların fotoğraflarıydı bunlar… Yüzleri kapalı, elleri eldivenli, vücudunun hiçbir noktası görünmeyen kadınlar.

Afganistan’da yönetimi tekrar ele geçiren Taliban, lütfedip kadınların eğitim hakkını ellerinden almayacağını açıkladı ya, onlar da böyle başladı eğitimlerine. Ancak kadınlar erkek hocalardan ders alamayacak, erkek öğrencilerle aynı ortamda bulunamayacak, erkek ve kadınlar arasına perde çekilecek.

Keşke Kim Kardashian böyle bir kıyafeti tercih ederken, dünyaya da bir mesaj verseydi. ‘Madem bu kıyafetle bütün dünya benden bahsedecek, o zaman Afgan kadınların uğradığı haksızlığı, söz haklarının olmamasını bütün dünyanın gözüne sokayım’ deseydi… İşte o zaman bir kahraman olurdu. Tam da yeriydi halbuki...

‘Yaş farkı polisleri’ işbaşında!

Yine aynı kısır tartışma… Erkek kendinden küçük kadınlarla birlikte olduğu zaman alkışlar, ‘bravo’lar… Kadın erkekten büyük olunca; ‘ama yaş farkı var’! Haber cümleleri hep aynı: ‘Kendinden büyük sevgilisi ile görüntülenen’ bilmem kim! Ne ayıp ya! Oyuncu İrem Sak, basketbolcu Furkan Korkmaz ile bir ilişkiye başlamış, (dikkat ederseniz yaşlarını yazmıyorum çünkü bir önemi yok bence!) Aralarında yaş farkı varmış diye de ‘yaş farkı polisleri’ coşmuş yine.. Yahu size ne? Aklı başında, ne istediğini bilen insanlar. Tercihleriyle ilgili konuşmak size mi düşer?

Ben yaş farkına değil de, basketçiler coştu bu yıl resmen, ona dikkat kesildim asıl… Cedi Osman Kapadokya’da sevgilisi Ebru Şahin’e evlenme teklif etti. Bayıldım fotoğraflarına ve enerjilerine, çok sevimli bir çift bence. Şimdi de İrem Sak ile Furkan Korkmaz gündemde… Aşk güzel şey valla, insan okurken/izlerken bile iyi hissediyor. Darısı olmayanların başına.

'Baş Belası'na yazık oldu

Televizyon ekranlarında ağalı paşalı işler, dram dolu aşk hikayeleri, matematiği hiç değişmeyen sıkıcı romantik komediler ya da mafya dizileri iş yapıyor maalesef. Ne kadar ağdalı/ ağalı iş, o kadar reyting. Hele eli yüzü düzgün polisiye, hiç başaramadığımız işlerden. ‘Arka Sokaklar’ var bir tek, o da istisna. Son zamanlarda bu denklemi bozan tek iş atv’deki polisiye dizi ‘Baş Belası’ idi.

İrem Helvacıoğlu, Seçkin Özdemir başroldeydi. Esprisi, kurgusu, çatışması gayet iyiydi. Hele İrem; öyle şahane bir vücut dili oturtmuştu ki, keyifle izliyordum. Aaa bi baktım, final! Keşke kanallar daha cesur olsa, farklı matematiği olan işlerin arkasında dursa, başka vizyon sunsa ama yok, herkes sürüye katılmanın derdinde.

Sürdürülebilirlik için sen ne yaptın?

Sürdürülebilir yaşam, sürdürülebilir gelecek... Herkesin dilinde bu var. Nedir özetle? Gelecek nesillere ekolojik ve sosyal koşulları devam ettirebilecekleri bir dünya bırakmak... Artık markalar, kurumlar, şirketler bu kavramı benimsemek zorunda çünkü bu çağda geçer akçe bu. Ancak bu kavram kiminin dilinde; kiminin vizyonunda. Geçen gün ‘Sürdürülebilir Markalar Konferansı’nda dinledim Alper Eroğlu’nu... Kendisi gıda, ev bakım ve güzellik ürünleriyle her gün dünyada 2.5 milyar tüketiciye ulaşan Unilever’in Pazarlama Direktörü. Marka stratejilerini özetledi: İnsanı güzelleştirirken, gezegeni de güzelleştirmek. Bunun için ne yapıyorlar?

  • İklim değişikliğiyle mücadeleye, doğayı korumaya canladırmaya yardım ediyorlar. 2039 yılına kadar emisyonları sıfırlama sözü veriyorlar.
  • 2030 yılına kadar ev ve çamaşır bakım ürünlerini fosil yakıt kaynaklı kimyasallardan uzaklaştırmanın peşindeler.
  • Sürdürülebilir tarıma katkı sağlamak, besleyici gıdaları herkes için erişilebilir kılmak felsefesini benimsiyorlar.

Kime ve neye göre normal?

Kişisel bakımda ise ‘Pozitif Güzellik’ anlayışını benimsiyor Unilever. Yani sürdürülebilir, kapsayıcı ve eşitlikçi güzellik anlayışını. Bunun için önce, küresel çapta 9 ülkede 10 bin katılımcıyla bir araştırma gerçekleştirdiler. Özetle;

  • Her 10 kişiden 7’si sadece iyi görünmelerini değil, aynı zamanda iyi hissettirmelerini sağlayan bir kişisel bakım sektörü istiyor.
  • İnsanların yarısından fazlası artık ürünleri satın almadan önce bir şirketin toplumsal meselelere karşı tutumuna daha fazla önem verdiklerini söylüyor.
  • İnsanların yüzde 74'ünün, sektörün daha geniş kapsamlı bir güzellik tanımının savunucusu olmasını istiyor.
  • 10 kişiden 7’si 'normal' kelimesinin ürün ambalajları ve reklamlarda kullanımının olumsuz etkisi konusunda hemfikir. Marka bu sonuçlar üzerine, ‘normal’ kelimesini ürünlerinden çıkardı; pozitif, eşitlikçi ve kapsayıcı bir vizyon benimsedi. İşte ‘sürdürülebilirlik’ esaslı şirketlerin vizyonu bu.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder