Şirin Sever İstanbul'da yine kar ve paniği var!
HABERİ PAYLAŞ

İstanbul'da yine kar ve paniği var!

Türkiye Balkanlar’dan gelen soğuk ve karlı hava dalgasının etkisi altına girdi. AFAD, “Zorunlu olmadıkça evden çıkmayın” uyarısı yaptı. Tabii resmi kaynaklar böyle uyarınca, İstanbul’da yine kar paniği başladı. Evet İstanbul’da kar yağdığında bir sürü şey aksıyor, bazen bazı hizmetler vatandaşa ulaşamayabiliyor tamam da… Kar yağacağını duyunca dünyanın sonu geliyormuş gibi davranılmasını hiç ama hiç anlamıyorum! Sokakta kalanlara, evi barkı olmayanlara yardım edilsin, don tehlikesi kime, neye, nasıl zarar verir ona bakılsın elbette, önemli olan bu.

Bütün bunların dışında senin paniğin niye ve kime arkadaşım? Herkes karantinaya girer gibi yiyecek stokluyor, kendini eve kapatıyor, bi havalar, bi edalar. Kime dışarı çıkalım desem “kar var çıkamayız” diyor. N’oldu, eriyecek misin ki? Giy ayağına bi bot, tak kafana bi bere, yürü biraz, bunun da tadını çıkar, beynine azıcık oksijen girmiş olur değil mi ama? Hayır yani Kars’taki, Hakkari’deki adam ne yapsın o kadar karla?! Özetle, sinir oluyorum her şeyi abartanlara. Ben dışarı çıkıyorum, peşimden gelen var mı?

ÇOK GÜZEL HAREKETLER BUNLAR!

  • Cem Adrian’ın, Sezen Aksu için söyledikleri… “Bu topraklarda senden sonra doğan her müzisyende hakkın var, her aşığın sana borcu var, hepimizde bir izin var. Sesinden, sözünden, o kırık ama dev kalbinden öperim” demiş. Çoğumuzun duygularını öyle kısa ve öz anlatmış ki, “budur” dedim okuyunca. Bayıldım.
  • Kıyafet tartışmalarının ortasında kalan Gülşen’in sözleri… “Ben babasının kızı, erkeğin karısı, çocuğun annesi olmaktan öte, aklı ve düşünme yeteneği olan, özgür iradeye sahip bir insanım. Hiçbir sıfatın kölesi değilim. Kimseye ait değilim. Kendimim!” diyerek, noktayı koymuş. ‘Benim düşünme yeteneğim var, size ne giydiğimden?’ diyor özetle, anlayana tabii! İyi ki varsın Gülşen, iyi ki ayakları bu kadar yere sağlam basan bir kadınsın.
  • Hadise ve sevgilisinin evlilik videosu… Allah mutlu mesut etsin ama işte, en ünlüsünde, en eğitimlisinde, en görgülüsünde bile ‘ben evleniyorum’ diye yüzük göstermek, aşk dolu videolar çekip millete gösterme ihtiyacı var. İnsan sevinince, böyle oluyorsa demek! Neyse… Enis Arıkan da, Hadise’nin bu videosunu ti’ye alıp, oyuncu arkadaşı Selin Şekerci ile benzer video çekmiş. O kadar tatlı, o kadar iyiydi ki, defalarca izleyip güldüm. İşin güzelliği ise şu; Hadise de bunu kalp koyarak yayınladı. İçinde kötülük yoksa, fitne fesat yoksa, alınganlık da olmuyor işte.

Yasemin Sakallıoğlu doğallığı

Komedyen Yasemin Sakallıoğlu furyası var malum… Herkes onun videolarını yayınlıyor, izleyenler izlemeyenlere yolluyor, ünlü isimler ona bayılıyor falan… Kayıtsız kalamadım ve sonunda kendimi stand up gösterisinde buldum; ‘Doğru Koca Nasıl Seçilir?’de. Tabii tek bir oyunla doğru kocayı bulmak zor ama Yasemin’in bu uğurdaki çabaları izlemeye değer.

Karadenizli olmasının artılarını da ekleyin tabii, eğlence tavan. Önce nasıl bir aileden geldiğini anlatıyor Yasemin, ki şundan bir kez daha emin oldum: Birinin ailesi komikse, eğlenceliyse; oradan büyük bir komik çıkıyor. Annesiyle ilgili anlattıkları, sonra ünlü olma maceraları, ilişkileri, dizilerdeki anıları bir yana; bütün bu komik hikayeleri anlatırken, kadınlara verdiği doğru mesajlar da çok değerli.

Kadın komedyenlerin farkı ve artısı da bu galiba. Üstelik ne çok seveni varmış Yasemin’in... O gece Burcu Biricik, Berkay, Merve Özbey, Esra Eron, Selin Şekerci gibi ona hayran isimler, o salonda onu bol bol alkışladı. Bir ünlünün diğerine destek vermesi az görülür ama tüm samimiyeti ve doğallığıyla bunu da başarmış Yasemin.

TARTIŞMAYI ‘BALE’ KAZANDI

Hatırlarsınız… Türkiye Dans Federasyonu, bale antrenörlüğü programı açınca, “Bale sanat mı, spor mu?” tartışması başlamış, sanat dünyası bu duruma büyük tepki göstermişti. Ve kısa bir süre önce MEB, balenin spor değil sanat olduğunu söyledi, ‘56 saatte bale antrenörlüğü kursu’ndan vazgeçildi. Ben bu yürütmeyi durdurma kararının ardından, tüm emeği geçenleri ama özellikle balet Erhan Güzel’i tebrik etmek istiyorum.

Bu kararın çıkması için kamuoyu oluşturan, ben de dahil her gazeteciye tek tek bu işin yanlışlığını, bu karardan neden dönülmesi gerektiğini anlatan Erhan Güzel; mesleğinin ‘56 saatte öğrenilecek bir spor olmasının’ önüne geçmek için o kadar canla başla çabaladı ki… Bravo, keşke herkes işine bu kadar aşkla sahip çıksa.

Gelecek ‘elektrikli’ olacak

Perşembe günü Santral İstanbul’daydım. Türkiye’nin ilk elektrik santrali olan bu binada, Volvo’nun XC40 Recharge modeliyle tanıştım. Yani yüzde yüz elektrikli XC40 ile. Mekan yeterince anlamlıydı ama daha anlamlı olan, elektrikli araçların gezegene yaptığı katkıları dinlemekti! Artık şu net; gelecek elektrikli araç demek. Yeni Volvo’nun sloganı da bu zaten.

Bir kere bu aracın müthiş özellikleri var; zarafet, ileri teknoloji, süper donanımlar ve çevreci özellikler dışında… 40 dakikada yüzde 80 şarj özelliğine sahip, 400 km. menzili var, şarj istasyonlarını buluyor, koltuğunuza oturduğunuzda araba çalışıyor, anahtara gerek bile kalmıyor, ‘one pedal drive’ özelliği ile sadece gaz pedalı kullanılabiliyor. Ayağını gazdan çek, dursun mesela!.

Kısa bir test sürüşünün ardından araca iyice bağlanıyorsunuz ama benim merakım başkaydı: Elektrikli araç kullanmak benzinli araçtan daha mı pahalı? Volvo Pazarlama Müdürü Kubilay Polat hemen cevapladı: Diyelim ki, 400 km yol gidiyorsunuz; elektrikli araç 5’te bir oranında daha karlı. Ezberlerimin bozulması ayrı, XC40’a olan aşkım ayrı anlayacağınız.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder