İşte Türkiye'nin ilk pet şefi...

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Rafet İnce 25 yıldır insanlara yemek yapan usta bir şef. NG Güral otellerinin gastronomi direktörü. Şimdi ise yeni bir heyecan içinde. Geçen gün tanışıp sohbet ettik. Yıllarca benim gibi köpek korkusu olduğunu, bu korkuyu onlara dokunarak yendiğini anlatınca sohbetimiz koyulaştı. Artık kedi ve köpekler için yemek yapacağından bahsetti. “Nasıl yani?” dedim, anlattı. O anlattıkça, ben sordum ve ortaya Türkiye’nin ilk pet şefinin hikayesi çıktı böylece...

★ ★ ★

Şefim nasıl karar verdiniz bu yeni maceraya?

Otellerde yemek artıkları hep barınaklara gider, biliyorsunuz pek çok otel bunu yapıyor. Ben de bu çöpe giden malzemelerden kedi ve köpeklere nasıl mama yapılır, bir kitapta anlatsam diye düşündüm. Fakat araştırdıkça, bu artık yemeklerin hayvanlara çok zararlı olduğunu öğrendim...

Nasıl zararlı?

İçinde kürdandan peçeteye her şey var. Bir de bu yemeklerdeki baharat, salça, şeker, sarımsak, soğan gibi bir sürü malzeme de hayvanlara zararlı! Alerjenler, parazitler bu hayvanların ömrünü kısaltıyor. Bizim veterinerlerin de beslenme konusunda yeterli bilgisi yok aslında. Ki ben onlara canlı demeyi tercih ediyorum bu arada. Bunun da altını çizeyim. Neyse, Amerika, Kanada ve Singapur’dan veterinerlerle yazıştım ben de, sağlıklı, lezzetli taze mama nasıl yapılır araştırdım. Böylece bir kitap çıkarmaya karar verdim.

Kedi ve köpekler için mama kitabı geliyor

Ciddi ciddi kedi ve köpeklere mama kitabı mı yazıyorsunuz?

Evet! 8 bin kişi üzerinde anket yaptık hatta. Canlı sahiplerinin yüzde 97’si evde mama yapmayı bilmiyor! Bunların çiğ yiyeni var, pişmiş yemek yiyeni var. İşin de incelikleri var! Eti pis bir yerde kestiyseniz, bakteri olabiliyor mesela...

Çoğu insan kuru mamayı tercih etmiyor mu?

Kuru mama hayvanlara çok zararlı. Dünyadaki tüm kuru mamalarda, en iyisinde bile, bulyon var, monosodyum yani. Hayvanlar bunu et zannediyor. Oysa bunların yüzde 40’ı pancar posası, yüzde 20’si kemik tozu. Bir de gıda boyası. Bunlar kedi ve köpeğin ömrünü on yıl kısaltıyor. Ben hem bu canlıları kuru mamadan kurtarmak için, hem de kitaptaki tarifleri vakit ayırıp yapamayacak olanlar için mama da üretmeye karar verdim. Kitaptaki 12 tarifi üretiyoruz. altı çeşit ödül kurabiyesi var, etten yapılmış 12 çeşit cips geliştirdik. Köpekler için doğum günü pastaları da yapıyoruz. İnternetten satılacak hepsi. Ürünler donmuş vakumlu ambalajlarla kapınıza gelecek.

Ne zaman çıkacak peki bu kitap?

Eylül sonunda. İçinde 50 tarif olacak. Kahvaltı da var, akşam yemeği de, kurabiye de. Mesela bu canlılara dondurma verilir mi tartışmasına baktık uzun uzun.

Hayvan dünyasıyla uğraşmak daha keyifli!

Rafet İnce, PetChef adını verdiği ürünlerini bir sene içinde açacağı 5 ayrı dükkanda da satacak. Yani anlayacağınız Türkiye’nin ilk pet gurme marketi de yolda! Rafet İnce’nin çalışmaları bu kadarla da kalmıyor. “Dünyadaki ilk porselen mama kabını ürettik” diye ekliyor: “Seramik sağlıksız. Kedi ve köpeklerin ağzına zarar verir bir süre sonra.

6 tane kedilere, 6 tane köpeklere 12 çeşit mama kabı üretiyoruz. Kütahya Porselen ile anlaştık...” “İnsanlardan mı bıktınız?” diyorum, hemen itiraf ediyor: “Ya, insanlar bizi anlamıyor, önüne şahane bir ahtapot koyuyorsun, ‘bu pişmemiş’ diyor mesela! İnsanlarla uğraşmaktansa, hayvan dünyası ile uğraşmak daha keyifli. Bu kadar yıl insanlara yemek yaptım, yeter bence!”

Plajdan bebek bezi topluyoruz!

Günlerdir parklarda, bahçelerde, tatil yerlerinde çöpünü toplamayanlar sosyal medyada ifşalanıyor çünkü insanın bunu yapması acayip. Ben de yazıyorum kaçtır… Bir takipçim de dert yanmış, aynen şöyle diyor: “Şirin Hanım, 5 yıl Gökçeada’da yaşamış biri olarak her yıl bayram dönemlerinde aynı tabloyu yaşıyoruz maalesef... Bir arabanın içine doluşmuş 6-7 kişi, 100 TL’ye kalacak yer bulursa pansiyonda, yoksa plajda/arabada kalarak tatil yaptığını sanıyor.

Gündüz plaja 5 TL suyla iner, hiçbir esnaftan 5 kuruş harcama yapmadan, marketten yaptığı alışverişle adını tatil koyduğu şeyle afederseniz adanın içine eder giderler. Plajda bu tipler gitti mi, elimizde poşetle çöplerini, kullanılmış bebek bezlerini topluyoruz...” Bu medeniyetsizlik nasıl mümkün olabilir diyorsun, cevabı yok. Şaşakalıyorsun.

Belki insanların imkanı yoktur, 5 TL’lik suyla, bakkal alışverişiyle plaja gidebilir buna kimsenin itirazı olamaz ama çöpünü, bebek bezini ortaya bırakan elbette istenmez. O adada yaşayanların yerine koyun kendinizi, böyle tatilci ister misiniz? Üstelik bu tipleri uyarsan, ‘ayıp yapma’ desen; üzerine yürürler. Üzgünüm ama cahil, terbiyesiz ve öğrenmek istemeyen bir milletiz. Çöpünü toplamayı bilenler üzerine alınmasın lütfen!

Sıradaki haber yükleniyor...
holder