Biz sokakta gördüğümüz hayvanı besleyen bir ülkeyiz... Tabakta et ya da kemik mi kaldı, hemen sokak hayvanlarına veririz. Kaldırımda kedi mi var, hemen markete koşup salam ya da mama alırız. Dolayısıyla çeşitli genelgelerle sokak hayvanlarının kontrolsüz beslenmesinin yasaklanması; infial yaratmış durumda. ‘Kontrolsüz beslenme’den kasıt ne peki? Belediyeler mi besleyecek sadece? Hayır, okuduklarıma göre öyle değil.
Belediyelerin görevi sokaktan toplayıp bakım evlerine götürmek. Peki iki kemik, iki salam alıp veremeyecek miyiz bu hayvanlara? Hayvanseverler ‘besleyeceğiz’ diyor. Hukukçular da destekliyor, “sokak hayvanlarını besleyen vatandaşlara herhangi bir yaptırım uygulanması kanunilik ilkesine aykırıdır” diyor. “Besleyin ama olur olmaz yemek artıklarını vermeyin, onlara zararlı şeyleri önlerine atmayın, etrafı kirletmeden verin” diyorlar ama kim dinleyecek? Kararı savunanlar ise, ‘halk sağlığı ve güvenliği söz konusu’ diyor. Ne olacak peki? Kanunla vicdan arasına sıkışıp kalacağız belli ki.
TARKAN’A BİLET BULANLAR
Tarkan’a bilet buldum diye sevinen bir popçu! Evet geçen gün Berkay “Biz bilet bulabildik” diye sevinmiş. Ne tatlıydı. Ona karşılık, konser biletleri satışa çıkar çıkmaz tükendiği için bunu ‘pazarlama taktiği’ diye küçümseyen bir başka popçu vardı. Tarkan’ın konser verdiği yerlerde tek konser bile veremeyecek biri üstelik! Neden yapıyor bunu peki? Konuşulacağını bildiği için! Yoksa o da biliyor bu ülkede Tarkan konserlerinin ne anlama geldiğini, onun tartışmasız oluşunu, ne kadar özlendiğini, kendi söylediklerinin komikliğini. Şu an çevremdeki herkes bilet arıyor harıl harıl ama yok. Fırsatçılar sayesinde karaborsada 80 bin liraya çıkmış fiyatlar. Her şey mi bu kadar saçma olur ya? Tarkan’a laf atanlar keşke bu fırsatçılığı dillerine dolasa, bununla gündem olsa ama nerede..
‘MİCHELİN, KAPADOKYA İÇİN ÇOK İYİ BİR KALDIRAÇ OLDU’
İstanbul, İzmir ve Muğla’nın ardından Michelin rehberine katılan en yeni destinasyon, Kapadokya oldu biliyorsunuz. Yıldız alan restoranlar 4 Aralık’ta açıklanacak. Herkes merakla bekliyor çünkü bugüne kadar gastronomi potansiyelini çok da iyi kullanamamış bir bölge Kapadokya. Tarihiyle, doğasıyla, inanç turizmiyle öne çıkan müthiş bir bölge ama lüks anlayışında ve gastronomisinde eksikler çok. Farklı bir vizyon ve işleyiş gerektiği net. Kapadokya’da açılan en yeni otellerden Avantgarde Refined işte bunları düşündürüyor insana. Bölgeye boyut atlatacak türden bir yatırım olmuş. Mimarisi, konforu, mutfağı, hizmet kalitesiyle fark yaratıyor. Gördüğünüz an, ‘İşte Kapadokya’nın böyle otellere ihtiyacı var’ diyeceğiniz bir yer. Ben de oteli görünce, sahibi İsmet Öztanık’la konuştum.
Avantgarde Collection çatısı altında üçü İstanbul, biri Bodrum, biri Kapadokya olmak üzere 5 otelle faaliyet gösteren Öztanık; aynı zamanda TGA İcra Kurulu üyesi. Kapadokya’da değişmesi ve olması gerekenleri konuştuk; işte anlattıkları... “Bizim araştırmalarımıza göre Kapadokya’ya; Amerika, kıta Avrupası, Meksika, Çin ve Kuzey Kore’den turist geliyor. Yabancı artış oranı İstanbul’dan daha yüksek ama bu potansiyele rağmen turistlerin kalış süreleri çok az. İki gün kalınan bir yer Kapadokya. Oysa coğrafyası, inanç turizmi, gastronomisi, nitelikli tesisleri ve wellness yatırımları ile en az 15 gün kalınacak bir yer olabilir burası. Kaliteli ve lüks sosyalleşme imkanlarını artırmak gerek. Turizm Bakanlığı ve TGA’nın inisiyatif alarak bu bölgeyi de Michelin sürecine daha hızlı sokması önemli zira yabancı turist trafiğini artırmak gerekiyor. Michelin de çok iyi bir kaldıraç oldu. Daha şimdiden tatlı bir rekabet de getirdi, herkes kendine çekidüzen vermeye başladı.”
‘150 LÜKS ODA BU BÖLGEYE AZ!’
Aklınıza nerden geldi Kapadokya’ya yatırım yapmak?
Bizim 90’lardan beri şehir otelciliği, 2000’lerin başından beri de Bodrum’da sahil otelciliği tecrübemiz var. Bu vesilelerle yurt dışında çok fuarlara katılıyoruz, acentelerle konuşuyoruz ve gittiğimiz her yerde karşımıza Kapadokya çıkıyordu. Yani Türkiye, otelcilik ve lüksün konuşulduğu her yerde ‘Kapadokya’da oteliniz var mı?’ sorusunu duyduk. Böyle bir pazar var ve bu pazarda iyi ürünlerin sayısı yok denecek kadar az. Bu yüzden Kapadokya’ya iddialı girmek, yalın lüks trendini buraya taşımak istedik. Yoksa otel kahvaltı şeklinde, tur otobüsleriyle çalışan yüzlerce otel var.
Peki lüks otellerde durum ne
? Kapadokya’nın toplamında 150 lüks oda var. Çok az. Bunun 46’sı bizde şu an. Sadece lüks konaklama deneyimi sağlamakla da kalmadık; Kapadokya’ya gelen insanların zamanını daha iyi geçirmesi için bir ağırlama sanatları kompleksi yarattık. Çok iyi bir gastronomi deneyimi de sunuyorsunuz.
Burada maalesef aza kanaat etme anlayışı vardı, biz bunu reddettik. Gastronomide bölgenin potansiyelini sonuna kadar kullanıyoruz. Bu işte ayrışmanın, fark yaratmanın bir numaralı yolu servis ve hizmettir. Uluslararası insan kaynakları danışmanlarından hizmet alıyoruz. Global standartlarda hizmet almak isteyen, lüksün bedelini ödemek isteyen yabancı ve yerli konuklara mükemmel servis veriyoruz.
Sanat etkinlikleri de gerçekleşecek mi?
Contemporary İstanbul’un da sponsorları arasındayız ve açtığımız her otelde sanatçılara alan açan bir markayız. Bu otelin kendisi bir sanat eseri zaten ama bu eseri tamamlayacak projeler de hayata geçireceğiz.
