Şirin Sever‘Kara Haydar’ın hikayesi…

HABERİ PAYLAŞ

‘Kara Haydar’ın hikayesi…

Günlerdir sosyal medyada bir düğün haberi düşüyor önüme… Kara kaşlı, kara gözlü, iri yarı bir damat. Sapsarı saçlı, Barbie bebek gibi bir gelin. Geline takılan kilolarca altın, gergin korumalar, mafya dizi müzikleri eşliğinde havalı yürüyüşler falan… ‘Allah Allah kim bunlar, nasıl hayatlar bunlar’ diye mal mal izliyorum ben de ne yapayım. İzledikçe de önüme başka videoları ve haberleri düşüyor sürekli. Bol bol izleyince detayları öğreniyorum… Kadın, bir sosyal medya ünlüsüymüş; Çağla Öz. Adam da, ‘Vanlı Kara Haydar’ diye anılan bir aşiret reisi. Bu çifti izledikçe, paylaştıklarını gördükçe diyorum ki kendi kendime; bu nasıl bir aşiret, bu nasıl bir aşiret reisi? Kendisini sürekli videoya aldıran bir aşiret reisi mi olur? Aşiret olsa duramaz çünkü oralarda. Yani ortalarda. Olamaz. Neyse, adamın korumaları eşliğinde havalı yürüyüşlerini izledikçe, hal ve hareketlerine baktıkça ‘bu ne iş’ deyip durdum kendi kendime. Belli ki emniyet de demiş benim dediğimi, ‘Kara Haydar’ı gözaltına aldılar. Ve asıl hikaye de parça parça aydınlanmaya başladı böylece... Adamın asıl ismi Mehmet Fatih Tançalan. Arkasında aşiret falan da yokmuş. Düğünde takılan o kilolarca altın bir kuyumcudan kiralanmış. Zaten ifadesinde söylemiş; “Eski eşiyle devam eden mal paylaşımı davası nedeniyle maddi durumu uygun değilmiş, düğün için de borç almış, kuyumcu dostu altınları ödünç vermiş…” Ancak o kuyumcunun da sınır ticaretinde kara para akladığına dair iddialar var sosyal medyada. Zaten işin içinde kara para olmasa, bu hayatlar nasıl yaşanacak? Dubai’de evler, pahalı arabalar, düğündeki takılar, gözümüze gözümüze soktular her şeyi. Alın teriyle parasını kazanan böyle yaşamıyor, yaşayamaz zaten. Bunlarda öyle bir gözü dönmüşlükle gösterme merakı var ki, akıl alır gibi değil. Hayır o korumalar neydi öyle; Polat Alemdar mısın sen?!! Sonuçta ne oldu? Bu beyefendi ‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ suçundan tutuklandı. Peki bu hikaye bu kadar mı sandınız? Aşağıdaki yazıya geçiniz lütfen...

Haberin Devamı

‘Kara Haydar’ın hikayesi…

Haberin Devamı

SAKIN ÖZENMEYİN BU HAYATLARA!

Mehmet Fatih Tançalan’ın suçları sadece akçeli işler de değil… Çağla Öz’e, daha o 16 yaşındayken göz koymuş meğer. Korkutarak cinsel istismarda bulunmuş, o sırada çıplak fotoğraflarını çekmiş, elindeki bu kayıtlarla ilişkiyi devam ettirmiş. Hatta o dönem 3 yıl ceza almış. Sonunda da iki çocuğunun annesinden boşanmış. Aklınız alıyor mu bütün bunları? Tecavüzcüsüyle evlenen bir kadın, baştan sona palavra hayatlar. Hayır akıllanmıyorlar da, bu gösteriş ve şatafatın Dilan Polat’ın başına neler getirdiğini nasıl oluyor da unutuyorlar? Alın teriyle kazanılmayan onca para, insanı şirazesinden çıkarıyor demek, kimbilir. Neyse benim asıl demeye çalıştığım şu: Ders olsun. Sosyal medyada bu hayatları gören kadınlar ‘niye bizim bu kadar paramız yok, niye bu altınlar bize de takılmıyor, biz niye böyle sevilmiyoruz’ falan demesin sakın. Çünkü o sanal hayatlarda gördüğünüz hiçbir şey gerçek değil. İnanmayın, oralara bel bağlamayın. Sırça köşkünüz böyle yıkılır bir gün.

‘Kara Haydar’ın hikayesi…

ÇAKARLI ARAÇTAN KORUMALARA…

Haberin Devamı

Gösteriş delisi bir tane değil, iki tane değil… Buket Yıldırım denilen bir başka ‘fenomen’ de korumalarla dolaşıp hava atıyor, kendisine mafya babası süsü veren Ali Haydar Kurum denilen şahıs da. Neyse ki bu adamı da gözaltına almışlar. Gerçekten soruyorum nerden çıktı bu korumalarla hava basmak? Herkes mi mafya, herkes mi Kurtlar Vadisi oldu yahu? Valla yetkili mercilerin eli değmişken bunların hepsini bir güzel hizaya soksalar ne güzel olur. Bu tür insanların gelir ve finans kaynakları nedir? Kime, neyin havasını atıyorlar? Neden toplumun ayarlarıyla oynuyorlar? ‘Ben dokunulmazım’ demek mi istiyorlar? Eskiden çakarlı araçla kendisine imtiyaz sağlayanlar, şimdi korumayla mı bunu yapıyor? Lütfen açıklayın ya da temizleyin.

‘Kara Haydar’ın hikayesi…

BEYİNLER DE KALPLER DE ÇÜRÜDÜ

Bu yukarıdaki haberlerin sebebi sosyal medya; net söylüyorum. İnsanların içlerindeki vahşi tarafları ortaya çıkarıyor sosyal medya; insanları delirtiyor, çığrından çıkarıyor. İnsanlar göstermek istiyor, insanlar böyle tatmin olmak istiyor. Geri kalanlar da onlara kin kusuyor. Bu aralar bunu daha sık söyler oldum çünkü izlediklerimiz, okuduklarımız ortada. Geçen gün Teoman da aynı şeyi söylemiş: “Sosyal medya ve yapay zeka insanları delirtti. Beyinleri çürüdü. Beyinleri çürüyünce kalpleri de çürüdü sanki. İnsanlar çok kızgınlar, başkalarının yaşadığı acılardan zevk duyar hale geldiler.” O kadar doğru ki… Bir klavye ile hiç yorulmadan kinini kusabilmekle rahatlıyorlar galiba. Cem Yılmaz kalp krizi geçiriyor, keşke ölseydi. Serhat Kılıç ölüyor, ‘Ama o da öyleydi, böyleydi’. Biri çok güzel diye, biri çok zengin diye, biri çok geziyor diye linç ediliyor. Herkes kaba, herkes hadsiz artık. Anlamak mümkün değil. Hep söylüyorum bir daha söyleyeyim; ara sıra sosyal medya detoksu yapın. Kin kusana da, onları okuyana da iyi gelir.

Haberin Devamı
Sıradaki haber yükleniyor...
holder