Şirin SeverKombin yaparken hukuk!

HABERİ PAYLAŞ

Kombin yaparken hukuk!

Kombin yaparken hukuk

Bir kez daha anladım; sosyal medya diyeti şart! Çünkü kendi tercih ettiğimiz içerikleri izlemiyoruz maalesef; önümüze çıkanları izlemek zorunda kalıyoruz sürekli. Ve bu izlediklerimiz yüzünden, her geçen gün gerçeklik algısını kaybediyoruz. Gerçek ne, normal ne mesela? Ben bilmiyorum artık. Durum gerçekten vahim. Geçenlerde önüme düştü şu hakkında soruşturma başlatılan kadın avukat... Hani dolabının önünde kombin yaparken hukuki bilgiler veren şahıs. Bir gün akışta karşıma çıktı ve gözüne far tutulmuş tavşan gibi izlerken buldum kendimi. İzledim çünkü ne yaptığını anlamaya çalıştım…

Haberin Devamı

Mini şortunun altına çizmelerini giyiyor, sütyeni üzerindeyken gömlek seçiyor falan ama o arada boşanma sürecinde neler yapılacağını anlatıyor. Bir başka gün “Tehdit eden adamı bana gönder, velayeti de nafakayı da alırım. Sen sadece parlamaya bak” diye tavsiyeler veriyor. Gerçekten avukat mı bu, avukatsa neden bu şekilde anlatıyor? Böyle yapınca daha çok mu güven veriyor acaba? Kadınlara parlamalarını ve güçlü olmalarını bu şekilde mi öğretiyor? Bu avukat bu şekil anlatımlarla neye hizmet ediyor? Gerçekten sordum bu soruları kendime. Cevap belli; sosyal medya çılgınlığı. Görünme ve gösterme çılgınlığı. ‘Nasıl fenomen olurum’ sorusunun sonucu. Ben utandım mesela bir avukatın bunu yapıyor olması halinden. O saygın mesleği getirdiği halden. Sadece o da değil biliyorum; makyaj yaparken anlatıyorlar, yemek yaparken anlatıyorlar, sabah işe giderken anlatıyorlar. Böyle bir anlatma hali var insanlarda. Bu sosyal medya denen şey sürekli devinim ve hareket istiyor anladığım kadarıyla. Böyle akılda daha iyi kalıyorsa demek!

Neyse işte; Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da, İzmir Barosu’na kayıtlı bu avukat hakkında disiplin soruşturması başlatıldığını duyurdu. Avukatımız ne yaptı; bu kez de kadın haklarını anlatmaya çalıştı. Bu kez de ‘Kadın hakları böyle bir şey miydi’ diye sorguladım kendimi. Gerçekten ne alaka? Şu New York’ta bir hukuk firmasında geçen, avukatları anlatan meşhur ‘Suits’ dizisini fazla mı izliyor acaba dedim. Sosyal erezyon mu diyelim, delirme hali mi bilemiyorum ama hiç iyi bir yere gitmiyoruz. Allah’tan herkese akıl sağlığını koruyacağı sağlıklı günler diliyorum.

Haberin Devamı

Kombin yaparken hukuk

'BEN NE YAPTIM SANA YAVRUM?'

Hazır, sosyal medyadan yaka silkiyorken… Ne kadar delirdiğimizin göstergesi başka bir olaydan daha bahsedeyim. Usta oyuncu Işıl Yücesoy’un bir fotoğrafının altına “Şu kadını sevmeyen bir ben miyim? Ne itici” diye yorum yazmış canı sıkılan biri. Yücesoy da kayıtsız kalamamış yazık, “Aa, ben ne yaptım yavrum sana? Ne tanırım, ne görmüşlüğüm var” diye cevap vermiş. İnanılmaz değil mi? Yaşlı kadınla ne derdin olabilir ya? Kimse kimseye bayılmak zorunda değil ama karşında olsa o insan, bu rahatlıkla konuşabilir misin onunla? Ayıp her şeyden önce. İşte sosyal medyanın saçmalığı tam burada! Bu cüretkarlığı, ayıp etmeyi engelleyen duvarları kaldırması. Kırar mıyım acaba, muhatabı bunu okur mu, üzülür mü diye düşünmüyor kimse. Muhtemelen üzerinde pijaması, elinde sigarası, ağzına/eline geldiği gibi yazıyor. Eski nesilin anlayamadığı şey de tam bu; bu hadsizliğe cevap vermemek gerek. Çünkü bu toksik insanlar bundan besleniyor. Cevap alınca, o ünlüyle ya da fenomenle iletişim kurduğunu düşünüyor. Sataşmadan da bu iletişimi kuramayacak, çok farkında. Ama o yaşta bir sanatçı bunu anlamıyor, üzülüyor ve cevap veriyor. Ben okurken üzüldüm mesela, yazan nasıl kıyıyor o yaşta kadına!

Haberin Devamı

SON DAKİKA HABERLERİ

Türkiye’de gündem uyuşturucu operasyonları malum... Her an ‘son dakika’ gelişmesi diye verilen haberler bu gündemle dolu. Herkes bu konuyu konuşuyor, herkes birbirine bunu anlatıyor. Ve herkes, meslekten olduğumuz için bize bunları soruyor haklı olarak. İnsanların merakı normal, çünkü haberciler ve etik dışı olaylar söz konusu; yan yana gelmemesi gereken iki şey. ‘Bilmiyorum’ diyorum soranlara; ben de herkes gibi izlemedeyim ama en çok da şunlara hayret ediyorum;

Ülkede uyuşturucu kullanan ne kadar çok insan varmış meğer...

Ülkede güç zehirlenmesi her alanda arşa çıkmış!

Bazılarımızın ne kadar da sıradan hayatları varmış ve bu ne kadar sevindirici bir durummuş şükürler olsun ki!

Haberin Devamı

Hayata bakışım genel olarak ‘Herkesin özel hayatı, yatak odasında ne yaptığı kendine’ şeklinde olsa da... Bu kez o magazinel detaylar, olayları çok başka ilişkilere, çok başka kişilere bağladığı için ‘bize ne’ diyemiyorum.

Ve bu olaylar vesile olsun da; sadece işini yapan, normal ve gerçek gazeteciler ekranlara/işlerine dönebilsin. Diyeceklerim bu kadardır.

Kombin yaparken hukuk

ORTAYA KARIŞIK SAYIKLAMALAR

İstanbul’da vapura binmek, simitle sıcacık demli çay içmek, Boğaz’ı seyretmek paha biçilmez bir keyif. Ben de bayılırım bu ritüele ama sosyal medyada Şehir Hatları vapurlarında bu demleme çayın kaldırıldığı ve büfelerin kapatıldığı yazıldı. Yerine çay ve yiyecek otomatları koyacaklarmış. Neyse ki, haber doğru değilmiş. İstanbul’a ait bu şahane geleneğin yok edilmemesine sevindim.

İstanbul Beşiktaş’ta İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından ‘Okulum Argosuz Hava Sahası’ projesi hayata geçirilmiş. 127 okulda öğrenciler artık argo sözcükler kullanmayacakmış. ‘Kes’ demek yerine ‘konuyu uzatmayalım’, ‘devamke’ yerine ‘devam edelim’, ‘müko’ yerine ‘mükemmel’, ‘yeto’ yerine ‘yeter’, ‘bro’ yerine ‘kardeşim’ denilmesi isteniyor. Haklılar ama gençler bu sosyal medyada yayılan deyimleri bırakır mı izleyelim görelim.

Melek Mosso “Kazancım, güzelliğim, özgüvenim yerinde. Neden birinin derdini çekeyim ki” demiş. Çok doğru değil mi ya? Eskiden ne olursa olsun insanlar hayatlarında birinin olmasına ihtiyaç duyardı, artık yalnızlık çağındayız. Kimse toksiklik çekmek istemiyor. Erkekler de, kadınlar da aynı. E böylesi daha iyi değil mi?

Sıradaki haber yükleniyor...
holder