Şirin SeverMaskülen Ebru Gündeş’in meydan okumasıdır bu!

HABERİ PAYLAŞ

Maskülen Ebru Gündeş’in meydan okumasıdır bu!

Gündeş’i ilk kez bir konser salonunda izledim. Yani gece kulübü değil, gazino değil, meyhane değil; Volkswagen Arena konserindeydim geçen akşam. Ve şöyle diyeyim, tadı bambaşkaydı. Niye böyle söylüyorum, hemen açıklayayım... Gazino ya da gece kulübü gibi mekanlarda sanatçının hakkıyla dinlendiğini düşünmüyorum. Çatal bıçak tabak sesleri, garson servisi, sanatçı dinlemeye geldiği halde kendi arasında durmaksızın konuşanlar sayesinde öyle tatsızlaşıyor ki bazen iş... Hele de alkol söz konusu olduğunda, olay iyice abartılı hale geliyor. Ben bu gürültüsünü kesemeyenlerden hep rahatsız olmuşumdur. Ağız tadıyla müzik dinletmezler, ‘sanatçıya saygı biraz’ dersin, gerilirler. Çünkü çok para ödedi ya o masaya, en çok o sesini çıkarmalıdır! Neyse konuyu dağıtmayayım; bence konserler öyle değil… Sadece müzik dinlemek isteyenin geldiği yerdir. İşte VW Arena’daki Ebru Gündeş konseri tam da böyleydi. Sadece müzik ve müzik dinlemek isteyenler vardı. Gündeş, onu ilk tanıdığımız ‘Tanrı Misafiri’ şarkısı ile başladı konsere. Sonra yıllar içinde ezberlediğimiz, pek çok kült şarkısını arka arkaya söyledi. Herkes mest oldu, tüyler de diken diken! Ve en güzeli de neydi biliyor musunuz? İlk bölümde sade siyah bir elbise vardı üzerinde Gündeş’in; konserin ikinci bölümünde ise maskülen tarzıyla çıktı sahneye. Bir takım elbise, kravat ve gömlek. İmajıyla şöyle diyordu resmen: “Benim dekolteye ihtiyacım yok, sesim yeter!” Mesajı net böyleydi, buna yemin edebilirim ama ispatlayamam! Yanımdaki kankama tam bu içimden geçenleri söylediğimde, “Niye, dekolte kötü bir şey mi?” dedi. Ben de ona, “Yoo değil ama bu maskülenlikle sahneye çıkmak başka bir meydan okuma” dedim. Gerçekten bir meydan okumadır bu. Bazı sahneler ve sesler işte bu yüzden paha biçilmezdir ve bu anlamda muadili yoktur Ebru Gündeş’in.

Haberin Devamı

Maskülen Ebru Gündeş’in meydan okumasıdır bu

KULE Mİ DİKTİN NE ÖDÜLÜ?

Farkında mısınız; ne kadar çok ödül töreni var! Her kurum ve kuruluş, her üniversite, neredeyse her lise ünlülere ‘En’ler ödülü veriyor. Öyle ki memlekette ödülsüz ünlü kalmadı! Geçen gün de ‘Yılın Mimar Sinanları’ ödülleri verilmiş Mimar Sinan Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri tarafından. Ödül verdiklerini görseniz, ‘vay be lise öğrencilerinin vizyonu bu mudur?’ dersiniz, ağlarsınız. Ne yapmış o kişi; kule mi dikmiş, piramit mi yapmış da Mimar Sinan adını kullanarak ödül veriyorsunuz? Bence bu değerli ve tarihsel kişiliklerin adını kullanıp onları değersizleştirmeyelim, onca vasatı da boş yere yüceltmeyelim. Biraz izan çok mu zor?

Haberin Devamı

7. MARDİN BİENALİ İÇİN GERİ SAYIM 

dünyanın en özel şehirlerinden biri. Çok kültürlü oluşu, coğrafyası, hikayeleri ile başka bir büyüye sahip. Tarih boyunca farklı medeniyetlerin ve ticaret yollarının önemli kavşaklarından biri olan Mardin’e çağdaş sanatın taşınması, bu topraklarda başka fikirlerin de yeşermesi adına çok kıymetli. Evet, Mardin Bienali’nden bahsediyorum. 15 Mayıs-21 Haziran tarihleri arasında yapılacak 7. Mardin Bienali’nin detaylarını dinlemek için toplandık geçen gün... Döne Otyam ve Hakan Irmak’ın direktörlüğünde, Mardin Sinema Derneği’nin ev sahipliğinde düzenlenecek bu seneki bienalin küratörü ise Çelenk Bafra. Peugeot ana sponsorluğunda düzenlenecek 7. edisyonun başlığı ise SkyGround. Yani GökZemin. Bu başlık, sanatseverleri gökle zemin arasında bir yolculuğa çıkaracak. Gökyüzü ile yeryüzü, gerçek ile hayal, maddi olanla manevi olan arasında bir duygu hattı kuracak olan bienal, izleyiciyi birbirine tezat gibi görünen uçlar boyunca düşünmeye sevk edecek. Aslında Bienal, birbirine uzak sayılan dünyalar arasında sessiz bir geçit açacak; bu sayede göğe bakacağız, ufkumuzu açacağız, sanatla hayata dayanmaya, hayata ısınmaya çalışacağız. Üstelik 2010 yılından bu yana düzenlenen Mardin Bienali, tarihinde ilk kez eski şehrin sınırlarının dışına çıkıyor; Dara Antik Kenti, Deyrulzafaran Manastırı ve Kızıltepe yeni sergi durakları arasında. Bu genişleme bienalin coğrafyayla kurduğu bağı daha da derinleştiriyor. Sanata ve bölgeye katkı sağlayan bu bienalde emeği geçen herkesi kutluyorum ve diyorum ki; Mardin’de görüşmek üzere!

Haberin Devamı

Maskülen Ebru Gündeş’in meydan okumasıdır bu

BİR HAPLA ZAYIFLAMAK MI?

Zayıflamak isteyen herkes zayıflama iğnesi kullanıyor malum. Ancak aslında obezite hastaları için üretilen bu iğnelerin ileriye dönük zararları hala muamma! Buna rağmen kullanımı çılgınlık boyutunda. Ve ne oldu biliyor musunuz; artık iğnenin yerini kullanım kolaylığı sağlayan zayıflama hapı alıyor. Amerika, bu ilacı resmen onaylamış. 2026’nın ilk günlerinde piyasaya sürülecek olan bu ilacı günde bir kez almak yeterli olacakmış ve yapılan deneylere göre hap ortalama yüzde 16.6 oranında zayıflatıyormuş. ‘Bir hap alsak da zayıflasak’ hayali gerçek oldu ama vücudumuzu nasıl tehlikeler bekliyor belli değil. Dolayısıyla uyarmak şart oldu: Tehlikenin farkında mıyız?

Sıradaki haber yükleniyor...
holder