Ozan Güven yalnız değildir!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Üç gündür gözü kan çanağına dönmüş bir kadının fotoğrafları ortalıkta dolaşıyor… Sosyal medyada ise birileri bu kadına şiddet uygulayan oyuncu Ozan Güven için #ozangüvenyalnızdeğildir hashtag’i açıyor. Görünce dedim ki, bu nasıl bir şuursuzluk? Sonra düşününce hak verdim; doğru aslında… Ozan Güven yalnız değil!! Onun gibi adamlardan yüzlerce, binlerce var. Cümle doğru yani. Şimdi bakın… Herkeste bir temkinli olma hali. Herkeste bir ‘yargı karar verecek’ sağduyusu var, eyvallah.

Neler olup bittiğine, o gece neler yaşandığına yargı karar verecek elbette ama ortada bir gerçek var: Bu kadın şiddet görmüş. Ozan Güven’in de yüzü mosmor fotoğrafları çıktı, belli ki bir arbede yaşanmış. Kavganın sebebi, nasıl başladığı, kimin kimin kışkırttığı, tarafların alkollü olup olmadığı, kavgada kimin daha çok yaralandığı falan detay. O gözüne kan oturmuş, yüzü morarmış kadın ise gerçek.

Artık bu da sizin için ok değilse, bunu yapanı kınamak bu denli zorsa, size ne denir bilemem. Ahmet Kural-Sıla davasında; kadın da şöhretliydi, sesini duyurabildi, korkmadan olayın üzerine gidebildi. Ozan Güven’in şöhreti yüzünden Deniz Bulutsuz’un itibarı yok sayılmamalı; her şiddet olayı sonrası erkeklerin yaptığı o klasik ‘asıl ben şiddet gördüm’ açıklamaları yüzünden ‘yalan söylüyor’ muamelesi görmemeli. O kadar da uzun boylu değil yani. Sessiz kalabilirsiniz ama vicdansız kalmayın lütfen.

Sevmeyi bilmeyen adamlar

Ozan Güven’le yıllar içinde defalarca röportaj yaptık... Çok da severim kendisini. Çok tatlı, eğlenceli, mütevazı, hiç öyle ‘şöhretli adamım ben’ ayaklarında dolaşmayan bir oyuncudur. Öte yandan kimi öfke patlamaları da internet sitelerinde mevcut. Demem o ki; kimsenin evinin dört duvarı içinde nasıl biri olduğunu bilmiyoruz... Kimin ilişkide ego sorunları, kıskançlık problemleri olup olmadığını kestiremiyoruz..

Ozan Güven özelinde konuşmuyorum ama bazen dünyanın en tatlı insanı, alkol aldığında ya da başka şeyler kullandığında değişebiliyor. Eğer bu kadar şöhretliysen bunun önlemini almalısın. Ve gerçek dostların seni uyarmalı, gerçeği söylemeli. Şu da var... Sevmeyi bilmeyen adamlarla dolu etrafımız. Egosuna yenilen, kırıp döken, bağırıp çağırarak üstünlüğünü göstermeye çalışarak sevenler öyle bol ki.

Bakın belli bir zümreden bahsetmiyorum; en eğitimlisi, en moderni, en yurt dışı görmüşü, en CEO’su bile böyle olabiliyor. Niyesini bilmiyorum ama kodlarımızda bir bozukluk var sanırım. Günün sonunda bir kadını sevmeyi beceremiyorsan, kendine de, o kadına da çok yazık ediyorsun. Şimdi iyi mi oldu Ozan?

Cem yılmaz ne yapsın?

Böyle olaylarda... ‘Sen niye bir şey demiyorsun’cular var bir de! Ozan Güven’in yakın dostu diye herkes Cem Yılmaz’ın gözünün içine bakıyordu. O da sonunda çıktı dedi ki; “Kadına şiddet meselesinin tarafı olmak diye bir duruşum söz konusu bile değildir. Bu konu tartışmaya kapalıdır. Arkadaşım üzerinden ‘sen de bir şey söyle’ isteğinizi anlamakla beraber, çok üzgün olmak dışında bir halim yoktur” demiş.

Bence yapabileceği en iyi açıklamayı yapmış. Azıcık aklı olan biri şiddeti haklı görmeyeceğine göre, başka ne desin? En yakın arkadaşınızın başına geldiğini düşünün…. Çok üzülürsünüz ama gidip iki tekme atıp linç etmezsiniz. İyi arkadaşsan onu terapiye ya da iyi bir şeyler yapmaya yönlendirirsin. Bunun dışında abartmasak mı acaba?

Hayatın sınavları bitmez

Üniversite sınavında, içinde Mabel Matiz’in olduğu bir soru sorulması son derece tatlıydı, sevimliydi. Şaşırttılar resmen. Ama ÖSYM olaya uyandı; YKS’deki Mabel Matiz sorusuyla ilgili inceleme başlattı. “Kurumumuzun milli manevi değerlerimiz ve toplumsal değer yargılarımız konusundaki hassasiyeti açıktır.

Sorumlu kişiler soru hazırlama süreçlerinden çıkartılacaktır” denildi. Mabel Matiz de, son derece güzel bir açıklama yaptı: “Müziğimle hayati bir sınavın sorularına konu olmak beni çok mutlu etti. Şimdi ise aynı sınav üzerinden kişisel değerlerimin konu edilmesini hayretle izliyorum.

Adımın yanına coğrafi işaret logosu konmasına ramak kalmışken, sınandığım şeye bak!” Gerçekten bu nasıl bir garabettir! Alt tarafı Mabel Matiz’in bir şarkısındaki sözlerin anlamını sordunuz... Buradan milli ve manevi değerlere nasıl geldik sahi? Hayatın sınavları hiç mi bitmez ya!! Nükhet Duru’nun söylediği gibi tam; manevi değerlerimizin bir an önce ‘herkesin hayatının kendisine ait oluşunu’ kapsamasını diliyorum. Canı gönülden.

‘Bay Yanlış’ çok yanlış

Ekranda yine birbirinin aynısı romantik komediler başladı. Tamam yaz aylarında iyi gidiyor, izleniyor, alıcısı da var belki ama bu kadar klişe, bu kadar fena mı olur senaryolar ya? Yine baklavalarını gösteren bir erkek, onu görünce apışıp kalan kadın, erkek tavlama üzerine kitap okumalar, erkekle buluşmaya giderken arkadaşları tarafından taktik ezberletilen bir kızcağız…

Offf ya, yok artık diyorsun! Bir gıdım bile mi zeka olmaz, matematiği değiştirilmez bu işin diyorsun. ‘Bay Yanlış’ toptan yanlış olmuş, söyleyeyim. Oyuncuların da sürekli aynı işin içinde debelenip durması apayrı mevzu.

Yazarlarımızdan

11 Ağustos 2020, Salı 07:01
11 Ağustos 2020, Salı 07:00
11 Ağustos 2020, Salı 07:01
11 Ağustos 2020, Salı 07:00
Sıradaki haber yükleniyor...
holder