Şirin SeverPlastik atıklarımızı ne yapacağız?

HABERİ PAYLAŞ

Plastik atıklarımızı ne yapacağız?

6-7 yıl önce Ağrı’da bir köy okuluna gitmiştim Unilever ekibi ile... Orada bizi bir köy okuluna götürdüler ve bahçesindeki bir oyun parkını gösterdiler. Bildiğiniz park; salıncaklar, kaydıraklar vs. vardı. Bu parkın özelliği, toplanan plastik atıklarla yapılmış olmasıydı. Evet evet, plastik atıklarla. İlk duyduğumda ben de şaşırmıştım ama Omo deterjan kutularını ya da başka plastik atıklarını belli bölgelerdeki geri dönüşüm kumbaralarına atanlar, o parkın yapılmasını sağlamıştı. Müthiş değil mi? Normalde çöpe attığımız plastik şişeleri, kapları, kutuları geri dönüşüm kumbaralarına attığımızda, neler olacağını gözlerimizle görmüştük. Ve ben o günden sonra tek bir plastik kapağı bile çöpe atamadım! İnanır mısınız elim gitmedi. O güne kadar çok da umursamadığım bir farkındalık kira vermeden geldi yerleşti kafamın içine. Her tür plastiği, küçücük bir kapak bile olsa, mutlaka bir kutuda ya da poşette biriktirip, sonra da götürüp geri dönüşüm kumbarasına atıyorum. Hatta zaman içinde cam atıkları da ayrı bir yerde biriktirmeye başladım. Gelin görün ki, bu geri dönüşüm kumbaraları evimden uzakta. Her an götürüp atmak mümkün olmuyor gün içinde koştururken. Götürebildiğimde, sürekli dolup taşmış bir vaziyette buluyorum, yer kalmadığı için kumbaranın etrafına bırakıp gidiyor insanlar. Bu kez de sokak hayvanları gelip dağıtıyor, etrafa saçılıyor plastikler ve camlar. Müthiş bir kirlilik. Demek ki çok düzenli toplama yapmıyorlar. ‘Keşke biri gelip evden alsa şunları’ diye düşünürken sosyal medyada önüme düştü. (Kesin bizi dinliyorlar!)

Haberin Devamı

Plastik atıklarımızı ne yapacağız

GeriGelir isimli bir aplikasyon yapmışlar; üye oluyorsunuz, adresinizi yazıyorsunuz, eve geliyorlar, tartıyorlar ve atığınızın ağırlığı kadar size para veriyorlar. O kadar sevindim ki… Hemen üye oldum, adresimi verdim ama sonuç hüsran! Sistem işlemiyor. Sadece Anadolu yakasında çalışıyorlarmış. Dahası, haklarındaki yorumlar da pek iç acıcı değildi. Önerilmesini bırakın, şikayet vardı haklarında. Başka hesaplara da yönlendirme yapılan bir sistem kurulmuş anladığım kadarıyla. Hemen sildim bilgilerimi. Böyle şeyler, insanı çaba harcamaktan vazgeçiriyor maalesef. Halbuki ne güzel bir sistemmiş, keşke işletebilselerdi. Böylece büyük bir ihtiyaca cevap vermiş olacaklardı. Yok mu şu sistemi hakkıyla kuracak birileri? Biriktirmek isteyene hayatı kolaylaştıran? Belki vardır ama haberimiz yoktur. Ulaşsalar bana, duyursak ve yaysak, güzel olmaz mı? Hatta eskiden uygulanan depozitolu sistem marketlerde hayata geçirilse tekrar? İnsanlar daha çok çabalayacak belki de; biriktirecek, parasını alacak, tekrar yapmaya teşvik olacak. Her şeyi telefonla hallettiğimiz şu çağda, bu iş de kolaylaşmalı çünkü. Ya da daha fazla geri dönüşüm kumbarası konulmalı semtlere, sokaklara. Belediyelere, yetkililere çağrımdır; dikkate alınsın lütfen.

Haberin Devamı

KEN'LE SENFONİK BİR DENEYİM

90’lar popu gibisi gelmedi, gelmeyecek; bence netiz bu konuda! O yüzden de 90’lar popuna imza atan herkes gözbebeğimiz… Sezen Aksu hâlâ müzik platformlarının zirvesinde, Tarkan’ın konserleri hâlâ en büyük eğlencemiz, gece mekanlarında en koptuğumuz şarkılar belli. Ama o şarkıları seviyoruz diye yeniliklere açık değiliz anlamına da gelmesin bu! Mesela Kenan Doğulu hit’lerini yeni bir anlayışla dinlemek iyi gelmez miydi hepimize? İşte size böyle bir konser haberiyle geldim… Kenan Doğulu, sevilen hitlerini bu kez senfonik bir yorumla sahneye taşıyor.

Haberin Devamı

Plastik atıklarımızı ne yapacağız

Akbank’ın katkılarıyla hayata geçirilen Symphonity; pop müziğin enerjisi ile klasik müziğin zamansız gücünü bir arada sunan bir konser serisi. Müziğin sınırlarını aşan, duygudan ritme uzanan çok katmanlı, ‘çok sesli’ bir yapıya sahip. Symphonity; ilk olarak 2 ve 3 Mayıs tarihlerinde İstanbul Kongre Merkezi’nde müzikseverlerle buluşacak, sonra başka şehirlere de taşınacak. Doğulu’nun dillerden düşmeyen şarkılarına orkestra şefliğini yapacak isim de, dünya sahnelerinde önemli projelere imza atan Maestro Antonio Pirolli olacak. Pirolli’nin uluslararası deneyimi projeye fark yaratan bir bakış açısı katarken, müzik direktörlüğünü ve tüm düzenlemeleri üstlenen Ercüment Orkut ise klasik müzik disiplini ile caz yaklaşımını buluşturan özgün tarzıyla projeye yenilikçi bir kimlik kazandıracak. Unutulmaz bir deneyim için kaçırılmamalı bence!

Plastik atıklarımızı ne yapacağız

'PİREMSES ERKEK' OUT!

POSTA’nın arka sayfasında okudum haberi... Amerika’da ‘alfa erkeklik’ eğitimi veren kamplar artıyormuş çünkü bu kavram her geçen gün popüler hale geliyormuş. Zamanıydı bence! Erkekler o kadar kendilerinden uzaklaştı ki, hatta ‘piremses’ erkek kavramı o kadar yaygınlaştı ki; değişim için birileri kolları sıvamak zorunda kaldı belli ki. Kırılgan, duygusal, korkak, beceriksiz erkeklerin değişmesi için, erkeklik becerilerini geliştirmeleri için bu kamplar devreye sokuldu. Genelde Virginia, Teksas, California eyaletlerinde açılan bu kurslar; 29-64 yaş grubuna yönelikmiş. 3 bin dolar karşılığında erkeklere alfalık için gereken özgüven, liderlik, ilişki sorunları ve travmalarla baş etme becerileri kazandırılıyormuş. Şahane bir girişim! Erkek cinsi toplu halde kendini bitirmeden önce derhal yaygınlaştırılmalı. Erkekler erkekliğini bilsin canım, nedir o haller tavırlar?

Sıradaki haber yükleniyor...
holder