Şirin SeverPopun ikonu ‘Michael’ vizyonda

HABERİ PAYLAŞ

Popun ikonu ‘Michael’ vizyonda

Michael Jackson, 20. yüzyılın en etkili pop ikonlarından. Dünya çapında 750 milyonun üzerinde albüm satışıyla tüm zamanların en çok satan sanatçılarından. Ve şimdi bu efsanenin hayatı ‘Michael’ adıyla sinemalarda. Müzikleri, dansı, stili ile müzik dünyasında sarsılmaz bir yeri olan Michael Jackson’ın yükseliş yıllarına ve altın çağına odaklanan bir hikaye bu. 1966 yılında başlıyor film. Çocukluğunu yaşayamayan, babasından şiddet gören/ zorla çalıştırılan, yalnız kalan 6 yaşındaki küçük Michael’ın hikayesini izliyoruz önce… Bu noktada da pek çok şarkıcının hikayesinin benzeştiğini idrak ediyoruz; Amy Winehouse mesela onlardan biri. Köle gibi çalıştırılan çocuklar, mutsuz şarkıcılar, hazin sonlar. Bu hikayede de hırslı ve zorba Joseph Jackson, beş oğluyla bir müzik korosu kurup, onları askeri bir disiplinle, hatta köle gibi çalıştırarak makus talihinden yırtmaya çalışan bir babadır. ‘Jackson 5’ isimli grupta en çok da en küçük olana, yani Michael’a yüklenir çünkü sesi ve geleceği parlak olan odur! Dolayısıyla zaman zaman çocukluğunu yaşamak isteyen oğlunu belinden çıkardığı kemerle dövüp terbiye ettiği de olur. Ve elbette bütün bunlar o çocuğun ruhunda iyileşmeyen yaralar açar. Provalar, konserler, turneler derken küçücük çocuk sadece çizgi filmler, oyunlar, ‘Peter Pan’ kitaplarıyla kendine bir hayal dünyası yaratır.

Haberin Devamı

Popun ikonu ‘Michael’ vizyonda

Michael’ın yetişkinlik çağında da aynı hayal dünyasında yaşamasının sebebi budur. Hiç arkadaşı olmayan, evine topladığı hayvanlarla büyüyen travmatik bir çocukluk! Hayvanlar da kedi, köpek falan değil yanlış anlamayın; en yakın dostu bir şempanze mesela! Odasında beslediği bir yılan, bahçesinde de zürafası var. Michael Jackson’un meşhur çiftliği ‘Neverland’deki yaşamını da görmüş oluyoruz böylece. Bütün bu travmatik ve kırılgan yapısına rağmen, ailesiyle dayanışma duygusunu da kaybetmek istemiyor. O yüzden de uzun süre babasından kurtulamıyor. Ancak tek hayali özgür kalmak, solo kariyeri için çalışmak ve dünyanın en iyisi olmaktır. İlk iş, kendine ünlü bir avukat bulur ve babasını bir faksla menajerlikten kovar. Böylece star olma yolculuğu da başlar. O andan sonra Michael Jackson’ın yükselişini ve müzik tarihinin en erişilmez starlarından biri oluşunu izlemeye başlıyoruz. Nelerden beslendiğini, ilham kaynaklarını öğreniyoruz mesela… Özellikle bu kısımların çok iyi işlendiğini söyleyebilirim; sokaklarda şiddet yaratan çete üyelerinden ilhamla yazdığı ‘Beat It’ şarkısı, klibi onlarla birlikte nasıl çektiği ilgiyle izleniyor. Hele de o klipteki balık sürüsü koreografisi müthiş. Korku filmlerinden aldığı ilhamla yaptığı ‘Thriller’ albümü, yine zombi kılığına girdiği klibinin hikayesi de keza müthiş bir seyir zevki. 80’lerde müzik endüstrisine yön veren ancak siyahilerin video kliplerini asla yayınlamayan MTV’nin Michael Jackson için bu yasağı delmesi de filmin en iyi sahnelerinden biri.

Haberin Devamı

Popun ikonu ‘Michael’ vizyonda

JACKSON'I YEĞENİ OYNUYOR VE PERFORMANSI MÜTHİŞ!

Peki ‘Michael’ filmi mükemmel mi? Hayır değil. Eleştirmenlerin de söylediği gibi, ‘onun karanlık taraflarına dair hiçbir şey yok’. Bir starın yalnızlığı çok iyi işlenmiş evet ancak kardeşleriyle ilişkisi, anneyle kurulan çocuksu bağ, sonraki döneminde çıkan tartışmalar es geçilmiş. Buna hakkındaki suçlamalar, ‘pedofili’ iddiaları da dahil. Film, Michael Jackson’ın mirasçıları tarafından desteklendiği için güvenli sularda yüzüyor diyebiliriz. Hatta hikaye, Michael’ın 2009’daki ölümüne kadar da uzamıyor; 1988’deki Londra konseriyle bitiyor. Filmin sonunda “Hikayesi devam ediyor” yazısı beliriyor… Bu filmin ikincisi geliyor demek mi, yoksa ‘o hâlâ müziğin ikonu, hâlâ dinlenmeye devam ediyor’ demek mi, orası henüz bir muamma. Özetle; ‘Michael’ derin bir film değil, çok eksiği var. Buna rağmen izlenir mi? Kesinlikle izlenir! Hatta izlemeyen çok şey kaçırır. Zira konser sahnelerinin prodüksiyon kalitesi, kostümler, dans koreografileri muazzam. Bu arada bütün konser sahneleri aslına sadık kalınarak tasarlanmış. Bu sahnelerde tüm becerilerini sergileyen yönetmen Antoine Fuqua’yı alkışlamak lazım. Öyle iyi sahneler ki, Michael konserine gitmiş kadar oluyorsunuz. O eskimeyen şarkıları tekrar dinlemek, coşmak, keyiflenmek için bile bilet alınır. Tam bu noktada Michael Jackson’ı oynayan kişinin, şarkıcının yeğeni Jaafar Jackson olduğunun da altını çizeyim. Amerikalı şarkıcı, 2019 yılında ilk teklisi ‘Got Me Singing’i yayımladı. Sinemada ilk çıkışını da bu filmle yaptı. Amcasının sahne performanslarını, dansını, duruşunu o kadar iyi yansıtıyor ki, tek kelimeyle kusursuz. Ben bir tek yüzünü çok benzetemedim, fazla karikatürize geldi ama performansı müthiş elbette. Genç bir oyuncunun yüzyılın ikonlarından birine hayat vermesi, onu bu kadar başarıyla oynaması ve bu oynadığı kişinin amcası olması ne muazzam düşünsenize. Okuduğum kadarıyla film, tüm tartışmalara rağmen dünya genelinde büyük bir gişe hasılatı elde etmiş. Anlayacağınız uzun zaman sonra müthiş bir gişe filmi vizyonda. Özellikle yüksek seyir kalitesine sahip bir perdede izleyin ve tadını çıkarın.

Haberin Devamı
Sıradaki haber yükleniyor...
holder