
Gün geçmiyor ki sosyal medya Gırgıriye Mahallesi’ne dönmesin! Bu kez fenomen bir kadın (kim olduğunu hiç bilmiyorum) ünlü ve pahalı parfümlerin muadillerinin çıkarılmasına tepki gösterince gündem olmuş. “Biz, siz fakirlerle aynı kokmak istemediğimiz için bunlara bu kadar para veriyoruz” deyince, tuzlukla koşmuş ahali. Herkes küfür kıyamet, Allah ne verdiyse yazıyor. Bakalım birkaç tanesine:
Parfüme ya da uçak biletine o kadar para veriyorsunuz ama hala buram buram kibir ve eksiklik kokuyorsunuz.
Bence burada kimsenin üstüne alınmasına gerek yok çünkü videoda bolca aşağılık kompleksi görüyorum. Kendini sadece her şeyin en yeni çıkanı, en lüks olanını alınca değerli hissedenler...
Zengin, asla ben zenginim demez. Sonradan görme ya da zengin rolü yapan ucuz karakter!
Gerçek hayatta böyle görgüsüzlerin var olduğunu görmek, dizilerden daha sarsıcı.
Mesela sen neden güzel kadınların muadili olmak için o kadar dolgu, botoks yaptırdın canım? Muadil muadil gezmek zor değil mi?
Alt sınıf derken, burası Hindistan değil ablacım, kendine gel, kast sistemi geldi de bizim mi haberimiz yok?
Fakirlerle aynı kefene sarılıp aynı toprağa defnedileceğini söylesin biri bu hanıma!
ÜSLUP YANLIŞ AMA KONU DOĞRU
Daha neler var, neler... Başıma bir şey gelmeyecekse eğer; ben asıl bu cevapların eziklik olduğunu düşünüyorum. Evet öyle. Kimse kusura bakmasın! Bu kadının üslubu son derece yanlış ama savunduğu şeyde haklı. ‘Bizim hakkımız yok mu o parfümü kullanmaya?’ diyemezsiniz çünkü mesele hak falan değil, ulaşamayacağın kadar pahalı bir parfümün sahtesini kullanmak! Yani bu kadın kendini başka türlü ifade etseydi, dahası bu kadar kaba olmasaydı; güzel bir tartışmanın içinde olacaktık. Kızmayın hemen, şöyle ifade edeyim kendimi: Rolex marka saat alamayanın, taklidini takmasından bahsediyor. O saati almaya gücün yetmiyorsa, taklidini alma güzel kardeşim, eziklik değil mi bu? Hermes çanta almaya benim gücüm yetmiyorsa, taklidini takmam mesela. Çünkü o, parası olan için; benim için değil zaten! Belli hedef kitle için üretilen bir ürüne, ‘ben niye kullanmıyorum’ diye takmak tuhaf değil mi? Bakın Victoria Secret markası yıllarca ‘sadece zayıflar ve güzel vücutlu kadınlar için üretim yapıyor’ diye eleştirildi, 2019’da da ünlü defilesini iptal etti. (Markaya yönelik başka suçlamalar da vardı elbette ama orası uzun hikaye) Peki bir markanın sadece ince vücutlar için üretim yapması neden diğerlerini rahatsız ediyor, ben de bunu anlamıyorum. Böyle bir tercihi, böyle bir politikası olamaz mı markanın? Ötekileştirme değil bu, seçim. Sen de büyük bedenler için ürün çıkar mesela! Ya da bir mekan tek başına erkek müşteri almıyorsa, ‘damsız girilmez’ tabelasını astıysa kapısına; ‘sen beni neden almıyorsun’ deme hakkın olabilir mi? O işletmenin tercihi bu şekilde olamaz mı, sadece kadınlara hizmet vermek istiyor olmaz mı? Ötekileştirmiş mi oluyor erkeği?
Bu örnekleri çoğaltabilirim ama şimdi başa dönelim... Bu üstte bahsettiğim şahıs da diyor ki; farklı ve özgün bir kokuya sahip olmak için tonlarca para ödüyorum, sen niye bunun taklidini çıkarıyorsun? Başka parfüm kullan güzel kardeşim! Evet, sahiden neden? Taklit güzel bir şey mi yani? Bence taklit kullananda net eziklik var ama kimsenin işine gelmiyor bunu kabul etmek. Dediğim gibi; üslup kesinlikle yanlış ama mevzu o kadar doğru ki.

KADINLARA MÜJDELİ HABER
Önceki gün kadınlar için müjdeli bir haber vardı gündemde.. Amerikan Gıda ve İlaç Kurumu (FDA), hormon ilaçlarındaki ‘black box’ uyarısını yani “meme kanseri, kalp ve damar hastalığı açısından risk taşır” yazılı uyarı etiketlerini kaldırma kararı aldı. Hormon yanlısı doktorlar bunun bir devrim olduğunu söylüyor çünkü tıp dünyası halihazırda ikiye bölünmüştü. Zira bir kısım doktor hormon tedavisini destekliyordu, kimi ‘asla, sakın ha’ diyordu. Gerekçeleri de meme kanserinin tetiklendiğini düşünmeleriydi. Haliyle menopoz ya da perimenopoz dönemine giren kadınların da kafası bu nedenle çok karışıktı. Ben de uzun süre kafa karışıklığı yaşayanlardandım. Farklı doktorlara gittikçe kafa karışıklığım daha da büyüdü pek çok kadın gibi. Sonunda menopozun vücuttan aldıklarını, eksilttiklerini son derece anlaşılır şekilde anlatan doktorum sayesinde hormon tedavisine ‘evet’ dedim. Çok da memnunum. Hayatımı resmen ‘hormondan önce ve sonra’ diye ikiye ayırabilirim. Bu yüzden bu haber önemli. Şimdi yeni bir çağ mı başlıyor, koca bir nesil bu ilaçlardan mahrum mu kaldı diye ciddi şekilde tartışılmalı. Araştırın, okuyun, tarafları dinleyin derim.

MIX FESTİVAL 2025 BAŞLIYOR
Zorlu PSM’nin her sene binlerce müzikseverin katılımıyla gerçekleştirdiği MIX Festival; %100 Müzik katkılarıyla, 14-15 Kasım’da 9. kez gerçekleşecek. ‘Çok sesli festival’ mottosuyla düzenlenen etkinlik; bu yıl da seçkin sanatçılar ve eşsiz performanslarla dolu bir program sunuyor. Bakermat, Purple Disco Machine, Maribou State dj set, Sigrid, Egosex, Diskopolis, Bulgarian Cartrader, Emre Can Swim, groove4lovers, Hilal Kaya, Jadu Heart, Marissa Nadler, Nusantara Beat, Selût, Soul Grinders live, Venice, Youngr, TUKAN ve daha birçok isim festivalde olacak. Özellikle, elektronik müziğin house, soul, jazz ve funk tınılarını büyüleyici bir armoniyle buluşturan Hollandalı prodüktör Bakermat, enerjik performansı ve unutulmaz sahne atmosferiyle festivale damga vurmaya hazırlanıyor. 100% Müzik katkılarıyla gerçekleşecek ‘MIX Festival presented by %100 Müzik’ biletleri passo.com.tr üzerinden satışta!

