Şirin SeverSanat, küresel sorunların çözümü için ne yapabilir?
HABERİ PAYLAŞ

Sanat, küresel sorunların çözümü için ne yapabilir?

Aslında sanat dünyasının kendi içinde sık sık sorduğu bir soru bu. Bu kez de ‘Yaklaş 2030/Co-Art Co-Act’ isimli bir proje vesilesiyle soruluyor aynı soru. Özyeğin Üniversitesi’nde başlatılan bir proje bu. 17. İstanbul Bienali paralel etkinlikleri arasında yer alan ‘Yaklaş 2030-Co-Art Co-Act’ isimli seçki, genç sanatçıların eserlerini sanatseverlerle buluştururken; aynı zamanda da toplumsal, çevresel ve ekonomik sorunları dert eden insanları biraraya getirmeyi, küresel sorunlar için eylem çağrısında bulunmayı amaçlıyor.

Haberin Devamı

Özetle, sürdürülebilirlik alanında farkındalık yaratmak hedefleniyor. Geçtiğimiz günlerde gidip gördüm Özyeğin Üniversitesi’ndeki bu seçkiyi. Üniversite koridorlarında her birimizi fark ettirmeden eğitime tabi tutan sanat eserlerinden oluşturulan oldukça anlamlı, epey bi’ durup düşündüren eserler vardı. Bu seçkiyle birlikte konuşmalar, atölyeler de düzenlenerek, ‘birlikte hareket edelim’ çağrısı yapılıyor. Yükseköğretim kurumlarının sürdürülebilir bir dünya için taşıdığı gücü ve sorumlulukları bilerek bu projeyi hayata geçirdiklerini söyleyen Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Esra Gençtürk; “Yaklaş, köklü bir dönüşüm hedefiyle başlattığımız bir oluşum.

‘Co Art Co Act’ ile de küresel sorunların çözümü için sıra dışı bir deneyim alanı sunuyoruz” diyerek, herkesi çözümün bir parçası olmaya davet ediyor. Başta Özyeğin Üniversitesi koleksiyonundan olmak üzere genç sanatçıların eserlerine ağırlık verilen 16 eserlik seçki, Ocak 2023’e kadar üniversitenin Çekmeköy’deki Kampüsü’nde ziyarete açık olacak. Yolu düşenler kaçırmasın, biraz gerçeklik herkese iyi gelebilir.

‘İklim aktivistleri çok doğru mesaj veriyor’

‘Yaklaş 2030/Co-Art Co-Act’ projesini görmek için Özyeğin Üniversitesi kampüsüne gittiğimde, projeye katkı sağlayan Murat Germen’i de dinleme fırsatı buldum. Aşırı kentleşme, mülkiyet, iklim değişikliği, küresel ısınma gibi konulara odaklanan bir sanatçı olarak; ‘Sanat, küresel sorunların çözümü için ne yapabilir?’ sorusuna dair öyle etkili ve net açıklamalar yaptı ki, buraya da aktarmayı görev sayıyorum. Öncelikle sanat algısının değişmesi gerektiğini savunuyor Germen. “Sanat, bir statü göstergesi olmamalı” diyor.

Haberin Devamı

“Kamusal alanda sanatın daha fazla olması gerekiyor” diye ekliyor. Bu konuda zayıf olduğumuzun altını çizerek, devam ediyor: “Sanat sadece galerilerde ve müzelerde! Oralara girmeye çekinenler var oysa. Bir galeriye girerken ‘ücretli mi?’ diye soranlar var. Sanatın kamusal alanlara taşınması ve daha ulaşılabilir olması çok önemli o yüzden.”

Birlikte hareket etmenin öneminden de bahsediyor Germen... Küresel ısınma ile ilgili bir sergi sonrasında ‘Bu işlerle uğraşmamız beyhude bir çaba mı acaba?’ diye sorduğunu ancak bilim adamlarının buna itiraz ettiğini anlattı: “Bizim ürettiğimiz bilimsel verileri çoğaltıyor, başkalarına ulaştırmak konusunda yardımcı oluyorsunuz, yapmaya devam edin’ diyor bilim insanları.

O yüzden ‘Co-art Co-act’ kelimeleri yani ‘birlikte hareket edelim’ mesajı çok yerinde.” Tam bu noktada… İklim aktivistlerinin pahalı sanat eserlerine yaptığı müdahalelere yorumu ne? Germen diyor ki, “Kesinlikle destekliyorum. İsterlerse benim eserlerime de yapabilirler, hiçbir itirazım yok! Aksine çok güçlü bir söylem var orada: ‘Sanat eserlerine verdiğiniz şu değeri doğaya da verseniz keşke’ demeye getiriyorlar, bu kadar basit. Sanatın elit bir eylemmiş gibi algılanması, sanatın kutsallaştırılması yönündeki yanlış algıyı da kırıyorlar böylece.”

Haberin Devamı

Sanat, küresel sorunların çözümü için ne yapabilir

Gıdalar ‘dumanaltı’ olmuş!

Sigara yasağından önceki dönemi hatırlıyor musunuz? Kapalı yerlerde oturduğunda, üstün başın anında leş gibi kokardı. Senin içip içmemen de önemli değildi, her şekilde o dumana, o kokuya maruz kalırdın. Bazen hatırlıyorum da, nasıl dayanıyormuşuz o kokuya? Şimdi o kadar alıştık ki sigarasız ortamlara…

Çevrede olmaması da yetmiyor artık, kilometrelerce ötede içilen sigara bile rahatsız ediyor insanları. Ne mi diyorum?! Üreticilerin sigara alışkanlığı nedeniyle gıda ürünlerine nikotin bulaştığı ortaya çıkmış. Tarım Bakanlığı’ndan üreticilere uyarı gelmiş: “Bahçede, tarlada ürün toplarken sigara içmeyin!” Zira, bu durum ‘iyi üretim’ ve ‘hijyen’ uygulamalarına da aykırıymış. Vay be, nereden nereye gelmişiz görüyor musunuz?

Hüseyin Ay dinlemenin keyfi

Benzetmeleri çok sevmem aslında… Ama ‘Sakiler’ grubunun solisti Hasan Gözetlik, benim için ikinci bir Müslüm Gürses’tir. Bu kadar mı aynı olur insanların sesi yahu?!! Her duyduğumda ‘pes’ diyorum, onu Müslüm Gürses sanıyorum. İşte Halk Müziği sanatçısı Hüseyin Ay’ın sesi de ikinci bir Ahmet Kaya benim için. O yüzden de en iyi Ahmet Kaya şarkılarını söyleyendir benim için. Uzun zamandır sahnesini izlemek istiyordum; şans işte, Kaya’nın ölümünün 22. yıldönümü vesilesiyle Mahsus Sahne’de yakaladım kendisini. Bütün Ahmet Kaya şarkılarını seslendirip kelimenin tam anlamıyla mest etti bizi. Hüseyin Ay’ınki sadece ses benzerliği değil tabii…

Ahmet Kaya ile yakınlığı da var. Türkülerle yetişen, 10 yaşında bağlama çalan Ay, lise yıllarından itibaren Ahmet Kaya şarkıları okumaya başlıyor. 90’lı yıllarda da Kaya ve onun şarkılarında büyük etkisi olan Yusuf Hayaloğlu (eşi Gülten Kaya’nın ağabeyi) ile tanışıyor. Hatta onların desteğiyle bir albüm yapıyor. Yusuf Hayaloğlu şarkıları ve bir Ahmet Kaya eseri ile. Plak şirketiyle yaşanan anlaşmazlık nedeniyle albüm rafa kalkıyor ancak o şarkılar kulaktan kulağa yayılıyor.

‘Yıldızlar Tutuşabilir’ ve ‘Unutamam Seni’ çok beğeniliyor, bütün radyolar çalıyor. 1996 yılında da Ahmet Kaya tarafından veliahtı ilan ediliyor. İşte Hüseyin Ay böyle bir isim ve her biri kült olmuş Ahmet Kaya şarkılarını şu anda daha iyi söyleyen yok. Türkü sevenler, Ahmet Kaya dinleyenler mahrum kalmasın isterim.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder