Şeyma’nın kitap satışı okur yazarları gerdi!

07 Temmuz 2019, Pazar 08:01
AA

Yine aynı şey… Sosyal medyaya biri bir taş atıyor, geri kalan onca akıllı da onu çıkarmaya çalışıyor! Sorgusuz sualsiz, dinlemeden araştırmadan bir infial hali.

Haber şu: Güya, Şeyma Subaşı’nın hayat hikayesini anlattığı ve iki-üç hafta önce çıkan ‘Sadece Şeyma’ kitabı, 40 bin satmış, ikinci baskısı çıkıyormuş, Subaşı’nın kitaptan elde ettiği gelir 700 bin TL imiş.

Sosyal medyadaki dalga geçmeleri, hakaretleri, taklitleri, dövünmeleri görmüşsünüzdür zaten, anlatmama gerek yok. Asıl konuşulması gereken de kitap değil bence, onca insanın bu komik PR çalışmasının peşinden sürüklenmesi zaten!

Bir kitaptan bu kadar para kazanıldığını nerede duydunuz gördünüz Allah aşkına? Neyse, ben işi sağlama aldım; Türkiye’nin en büyük yayın evlerinden ve kitap dağıtımcılarından biri olan dostuma açtım sordum. İşte anlattıkları… Kitap halihazırda 20 bin basılmış.

Bu 20 bin kitabın tükendiği bilgisi de spekülatif. Ki, kitap satış sitelerinde 15’inci ya da 20’nci sıralarda. Mesela ‘Kitap Yurdu’ isimli sitede, sadece 217 tane satılmış bu kitap, ekranda bu bilgi var.

Yani bu talep bir gösterge ama kitabı basan Dex, 40 bin sattıkları konusunda ısrarlı. Diyelim 40 bin sattı kitap… Bir kitaptan yazara verilen telif geliri yüzde 8 ila 15 arasında değişiyor.

Kitabın şu andaki fiyatı da 16-17 küsür TL (Sitelere göre değişiyor) Diyelim ki Şeyma Subaşı yüzde 15 telif almış olsun yayınevinden; bu da kitap başına ne eder, buyrun hesaplayın. 700 bin TL para külliyen yalan yani. Belli ki yayınevi bir tartışma yaratarak tanıtım ve PR yapmayı seçti.

ARADIĞINIZ NEDİR ACABA?

Dex Yayınevi’nin bu acemice PR’ı bir yana… ‘Sadece Şeyma’ kitabıyla ve içinde yazılanlarla dalga geçenler, aşağılayanlar gırla. Koca koca oyuncular, gazeteciler üşenmeden bu konuda video çekip yayınlıyor ve küçümsedikleri şey üzerinden reyting yapmaya çalışıyorlar.

Ayrıca nasıl itici yapıyorlar bu işi, Şeyma Subaşı’nın kitabı bile daha sevimli geldi, o derece! Hayır yani “sabahları avokado yiyorum”, “Evet demek istiyorsan asla hayır deme” gibi cümlelerle hayatını yazdığını sanan birini bu kadar ciddiye almak neden?

“Bu kadın niye kitap yazıyor?” diye öfkelenmenin, linç etmenin manası ne? İsteyen istediğini yazar! Sen okuma! İlgilenme! Instagram’da 3 milyon takipçisi var kadının; onlar için modacı da olur, o kesmezse kafe açar, kitap çıkarır, yetmezse albüm çıkarır...

Sen de bunları okuyup görüp eleştirme hakkına sahipsin elbette ama “kitap çok saçma” diye dalga geçmen saçma ve de komik değil mi? Hayır, çok edebi bir şey bekliyordun herhalde, ondan hayal kırıklığına mı uğradın? Yani buraları bırakın…

Onun hayatının her anını takip eden, onun kitabını alan genç kızlara şunu sorun: Hayırdır kızlar, aradığınız nedir tam olarak?

İŞTE 'EN ÇOK SATANLAR'

Bu arada depolarından bine yakın yayınevinin kitaplarını dağıtan bir kitap dağıtımcısı ile konuşmuşken, ‘en çok satanlar’ı da sordum...

Gazeteci Yenal Bilgici’nin, İlber Ortaylı ile yaptığı söyleşi kitabı ‘Bir Ömür Nasıl Yaşanır?’ çok satanlarda başı çekiyor. 300 bine yakın satışı var.

Azra Kohen’in yeni kitabı ‘Gör Beni’ 200 bin civarında satış yapmış.

İskender Pala’nın yeni kitabı ‘Kalp’, Kürşat Başar’ın yeni kitabı ‘Aklımda Hep Sen’ de şu an çok satanlar arasında.

Yeni Reina açıldı: Oligark

1 Ocak 2017’de yaşanan Reina saldırısı hem derin acılar bıraktı, hem de tüm dünyada haklı üne kavuşmuş, turistlerin akın akın geldiği bir mekanı yok etti maalesef. İstanbul gibi bir metropole Reina benzeri bir mekan şarttı doğrusu...

İşte, birkaç hafta önce açılan Kuruçeşme’deki Oligark’ı keşfe gidince, ‘İstanbul yeni Reina’sını bulmuş’ dedim. Zira içeri girer girmez Reina’nın benzeriyle tanışıyorsunuz. Ama üç kat büyüğü ile! Tam beş bin metrekare.

Mekanın önü Boğaz, arka taraf yemyeşil bir tepe. Farklı restoranlar var; Oligark’ın kendi restoranı dışında, Ali Ocakbaşı, Ringa Balık, Pepe’s Italian ve Yada Suşi gibi farklı mutfaklar hizmet veriyor. Reina’dan farkı ise gündüz de açık olması. 12’den itibaren servis başlıyor.

KAPI BİR KADINA EMANET!

Mekanın bir artısı da kapının önünde inmek zorunda olmamak. Yani magazincilerden kaçmak isteyenler için avantajlı! Mekanın altında iki katlı otopark var ve asansörle mekana çıkmak mümkün.

Burası alkol aldıktan sonra arabanızı güvenli bir yerde bırakma imkanı da sunuyor. Benim en sevdiğim yanı, mekanın kapısında bir kadın sorumlu olması. Daha önce Anjelique gibi mekanların kapısında olan ve işini çok iyi yapan Özlem Güler; eminim bu kapıya nezaket ve kalite getirecektir. Kadın bakışı, imaja çok şey katar, net.



Sıradaki haber yükleniyor...