Sivrisinek küçük ama etkisi maşallah büyük!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

İstanbul’da ‘sivrisinek kabusu’ haberlerini okuyunca; 2017 yılında izlediğim bir belgeseli hatırladım… Suçlayanlar, suçlananlar, sivrisinek üzerinden politika yapanları bir tarafa koyalım, olaya daha derin bir yerden bakalım diyorum yani.

Discovery’de yayınlanan ‘Sivrisinek’ belgeseli; kendisi küçük, etkileri pek büyük bu yaratıkların yaydığı virüslere dikkat çekiyor. Küresel bir salgına karşı insanları eğitmek için yapılmış; özetle şunlara dikkat çekiyor:

  • Her yıl, çoğu çocuk olmak üzere 750 bin insan sivrisineklerin taşıdığı virüsler yüzünden ölüyor. Korkutucu olansa, bu savaşı kazanmak için ideal bir silah henüz yok!
  • Mesela Zika virüsü... 1947’de Afrika’nın doğusundaki Uganda’da görülüyor. 2007’ye kadar bu virüsü taşıyanların sayısı sadece 14 iken; artık milyonlarca insan tehlike altında.
  • Başka virüsler de var... Kimi beyinde iltihaplanma yapıyor, kimi hayati organların çalışmasını engelliyor. Uzmanlara göre zengin ülkelerde bu tür virüs ve salgınlara karşı ilgisizlik var çünkü bunların sadece geri kalmış ülkelerde var olduğu düşünülüyor. Oysa bu bilgi çok yanlış!
  • Sivrisinekle yayılan hastalıklar hayallerin çok ötesinde bir hızla yayılıyor. Son 12 yılda listeye eklenen sivrisinek kaynaklı Batı Nil, Zika ve Chikungunya virüsü sadece 16 yılda yayılmış mesela. Bunun nedeni küresel seyahatler, artan çöpler ve çoğalan kanalizasyon.

Belediyeler de bu belgeseli izlesin

Sivrisineklerin bu kadar çok şey yapacağına ihtimal vermek istemiyoruz ama gerçek böyle. Peki sivrisinekleri tamamen yok etmeli miyiz? Bilim dünyası buna karşı. Çünkü bunu yaparsak, bizi bu savaşta destekleyen çevreyi de yok etmiş oluruz. Küçük bir örnek: Yusufçuk dediğimiz böcek, yetişkin olduğunda uçan sivrisinekleri avlarken, suyun içinde bir larvayken de sivrisinek lavralarını (kurtçuk) yiyor.

Yani doğal denge önemli. O yüzden kimyasal ilaçlar yerine daha güvenli ilaçlar için çalışmalar yapılıyor. Şu yüzyılda bir sivrisinek ısırığından ölmek çok saçma ama durum ciddi. Bu belgeseli izlemenizi tavsiye ederim. Ve yetkililerin de bu konuda çaba sarfetmesini! ‘Alt tarafı sivrisinek’ deyip geçtiğimiz, üzerimize konduğunda bir şaplakla kovmaya çalıştığımız sivrisineklerin insanlık için ne kadar büyük bir tehdit olduğunu böylece göreceksiniz.

İnsanlıktan nasibinizi almadınız mı?

Sivrisinekten şikayetçiyiz, bu işi çöplerin ve pisliğin büyüttüğünü bal gibi biliyoruz ama çöplerimizi yerlere saçmaktan vazgeçmiyoruz! Bu ne yaman çelişkidir acaba? Sabahları sahili ya da eğlencenin merkezi semtleri dolaşanlar görüyor; insan müsveddeleri, gece yediği içtiği şeylerin çöpünü bırakıp evine gitmiş. Olan sabah temizlik işçilerine oluyor.

Çöpünü bir poşete koyup çöpe atmayı öğrenemedinse, ne öğrendin şu hayatta acaba? Ayıp değil mi ya? Hiçbir şeyden utanmıyorsanız, şu işçinin pazar sabahı koca sokağı tek başına temizlemesinden utanın bari!!

Meğer ne özlemişiz şarkılara eşlik etmeyi..

Canlı canlı açıkhava konseri… Ne çok özlemişiz meğer, ne iyi geldi hepimize. Tekrar yaşadığımızı hissettik. İki yıllık pandemi arasından sonra toplaştık bir grup arkadaş; Kenan Doğulu konserine gittik. BKM ve Maximum Kart’ın düzenlediği konser için nasıl heyecanlıyız, nasıl da hevesliyiz anlatamam. Maksimum Uniq Açıkhava ortamı da şahane bu arada. Son derece medeni. İsteyen içkisini içebiliyor, isteyen yemeğini yiyor, sonra hop konser alanına! Mis valla. Harbiye’ye göre daha küçük bir sahne tabii. Ama samimi, sevimli ve dediğim gibi medeni.

Kenan Doğulu çıkar çıkmaz alkışlar, çığlıklar... Hayran sevinci dışında, iki sene sonra konser izlemenin coşkusu da var herkeste. Seyirci ne kadar coşkuluysa, Kenan Doğulu o kadar tutuk. ‘Pandemi tutukluğu olabilir mi?’, ‘Beren’le kavgalı mı yine?’ dedikoduları başlıyor. Sonra öğreniyoruz ki, konserden 1.5 saat önce Los Angeles’tan gelmiş. ‘Haa normal o zaman’ diyoruz, eğlenceye devam ediyoruz. Sadece Uniq’te değil; Harbiye’de, tatil bölgelerinde de konserler arka arkaya... Kendinize bir iyilik yapın, gidin bir konsere, üzerinizden şu ölü pandemi toprağını atın. Nefes alın, şarkılara eşlik edin, tadını çıkarın. Emin olun, iyi geliyor.

Ağustos böceği Burcu

Bu yılın tartışmasız yıldızı parlayanı Burcu Biricik. Hem de sessiz ve derinden. Önce ‘Camdaki Kız’ dizisiyle büyüledi. Tepkileri çeken bir hikayede kendine hayran bıraktı. Sonra dijital platformda ‘Fatma’ dizisiyle çıktı karşımıza. Hem de ne rol!

Ters köşe yaptı, katil rolünde resmen döktürdü. Ben hayran kaldım oyunculuğuna. Şimdi de ‘İnsanlar İkiye Ayrılır’ isimli filmi sırada. Tunç Şahin’in yazdığı ve yönettiği dizide Burcu Biricik başrolde. Film, 10 Eylül’de vizyona girecek. Pandemide hiç durmamış çalışmış belli ki Burcu Biricik. Ağustos böceği misali.

Yazarlarımızdan

20 Eylül 2021, Pazartesi 11:11
20 Eylül 2021, Pazartesi 07:27
20 Eylül 2021, Pazartesi 07:23
Sıradaki haber yükleniyor...
holder