Şirin SeverTarkan ve zamansızlığı...

HABERİ PAYLAŞ

Tarkan ve zamansızlığı...

Tarkan ve zamansızlığı...

“Sen başkasın, bambaşkasın...” Ancak bir Tarkan şarkısı anlatabilir kendisine olan derin duygularımızı. O yüzden onun şarkısıyla açtım yazıyı. 6 yıl sonra İstanbul’da konser veren Tarkan gerçekten başkaydı, bambaşkaydı. Volkswagen Arena’da vereceği bir dizi konserin ilkine gitmek nasip oldu ve kendimi şanslı hissediyorum bu yüzden. Özlemişiz gerçekten, onu anladık. O da zaten ilk birkaç şarkıdan sonra yaptığı konuşmada “Kavuştuk mu biz gerçekten?” diyerek özlemini ve heyecanını paylaştı seyircisiyle. Ve şöyle devam etti; “İstanbul çok özledim seni... Sen başkasın... Gerçekten yok eşin benzerin... Ne çok özledik yaa. Affedin beni. Bu kadar yıl koymamalıydım araya ama bugün acısını çıkaracağız, söz veriyorum. O geçtiğimiz 6 yılın acısını hem de nasıl çıkaracağız... Hazır mısınız benle bir serüvene?

Haberin Devamı

Siz kendinizi bana bırakın yeter....” Bıraktık kendimizi haliyle... Konseri ‘Dudu’ şarkısı ve ikonik dansıyla açtı, yıllar içinde dilimize pelesenk olmuş tüm şarkılarını söyledi. Biz de hep bir ağızdan bağırarak hatta böğürerek eşlik ettik, sonuna kadar coştuk. Sahnede bir dakika durmayan, koşturan, göbek atan Tarkan’la kurtlarımızı döktük. Coşmaya ihtiyacımız vardı ve o işi Tarkan halletti sağolsun. Nasıl coşmayalım ki? Tarkan demek geçmişimiz demek, kişisel tarihimiz demek. Onun şarkılarıyla büyüdük, her anımıza eşlik etti o şarkılar. Şimdiyi düşünün... Yapay zeka şarkıların ve yapay şarkıcıların, bot hesapların, dinlenmelerde hile tartışmalarının, sahteliğin ortasında, konser biletlerinin günler öncesinden bitmesi, konser mekanındaki izdiham, trafiğin çıldırması... Onun sahnede devleşerek alıp bizi başka diyarlara götürmesi, tek hareketiyle modumuzu değiştirmesi falan... hiç yabana atılır şey değil. Adam zamansız, adam eskimiyor, adam hâlâ zirvede. Boşuna Megastar denmemiş ona! En önemlisi de ne biliyor musunuz? Bu adam herkesi birleştiriyor, aynı coşkuda buluşturuyor. Şu korkunç zamanlarda negatife boğulmuş bünyeleri toparlıyor. Sayesinde geçmişe gittik ama aynı zamanda kendimize de geldik. Ve unutmayalım, bu adam 53 yaşında! Bana göre Türkiye’de dokunulmazlar listesinde olması gereken 3 kişi var: Sezen, Tarkan ve Cem Yılmaz. Bizi bize anlatan, söyledikleriyle, ürettikleriyle hayatımızda iz bırakan kaç kişi var başka? Sevelim koruyalım.

Haberin Devamı

Tarkan ve zamansızlığı...

DÜNYANIN ÇİVİSİ ÇIKMIŞ

Yakın zaman önce Güney Amerika ülkesi Venezuela’da olanları biliyorsunuz... ABD Başkanı Trump, Amerikan ordusuna emir vererek Venezuela lideri Nicolas Maduro ile eşini yakalattı ve Amerika’ya kaçırttı, ayrıca kendisini Venezuela’nın ‘fiili devlet başkanı’ ilan etti. Tabii bütün dünya şok! Bir tek ülkedeki muhalefet mutlu. Hatta Venezuelalı muhalefet lideri Machado, geçen yıl aldığı Nobel Barış Ödülü’nü Trump’a takdim edecek kadar mutluluk sarhoşu! Trump’ın Nobel ödülüne göz koyduğu, almayı çok istediği bir sır değil ya; isteğine böylece kavuşmuş oldu. Evet, tıpkı bir ergen gibi aldı o ödülü. Ödülünü veren ayrı, bunu kabul eden ayrı tuhaf. Bence dünya siyaseti hepten tuhaf zaten. Olana bak! Peki Nobel barış ödülü devredilebilir mi? Kurallara göre; Venezuela’nın muhalefet lideri Maria Corina Machado madalyasını verebilir ancak ödülün kendisiyle gelen onuru devredemez. Bu kadar net!

Haberin Devamı

Bu arada bilmeyenler için not: Machado, 2025 Nobel Barış Ödülü’ne, Venezuela lideri Maduro’nun uyguladığı baskılar karşısında, Venezuela muhalefet hareketine liderlik ettiği için layık görülmüştü. Şimdi ülkesine resmen ‘çöken’ birine, ödülünü veriyor. Dünyanın çivisi çıkmış dedikleri bu mu tam olarak?

Tarkan ve zamansızlığı...

VEDAT BEY, ZATEN ORTALIK KARIŞIK!

Yemekle ilgili zamanlı zamansız tartışmalarıyla ülkeyi kilitleyen usta gastronomi yazarı Vedat Milor yine yaptı yapacağını ve ortaya bir bomba attı. Daha önce ‘Menemen soğanlı mı olur, soğansız mı?’ tartışması başlatmıştı... Ardından ‘Diğer şehirler alınmasın ama İzmit simidi diye bir gerçek var’ diyerek şehirleri birbirine düşürmüştü. Bu kez de pastırma gündemi yarattı. Dedi ki; “Bir kadın çemen kokusu sevmiyorsa, ayrılın. Evliyseniz hemen boşanın!” Bu kadar sert, bu kadar net! ‘Vedat Bey durun, zaten ortalık fazlasıyla karışık’ diyecektim ki, aklıma geldi; acaba kendisi bazı gerçek gündemleri unutturmak için ajan olarak kullanılıyor olmasın?!! Bakın, buna yemin edebilirim ama ispatlayamam!

İşin şakası bir tarafa, usta yazar durup durup öyle bir şey söylüyor ve ortalık birbirine giriyor ki, günlerce yemek konuşuyoruz manasız bir şekilde. İşte yine oldu; madem tartışalım istemiş, ben de giriyorum olaya: Herkes her kokuya bayılmak zorunda mı Vedat Bey? Pastırma kokusu vücuda sindiğinde dayanılmaz bir hal alır, koltuk altlarından inanılmaz ekşimiş bir koku sızar ulaşır burunlara. Ve istediğiniz kadar karşınızdakini sevin, tahammül edemezsiniz, hele kokuya duyarlıysanız! Ayrıca sorarım kendisine; çemen kokusuna tahammül edemeyen kadın var da, erkek yok mu? Erkeklerin tamamı çemen seviyor mu bu durumda? Bu nasıl bir genellemedir? Neresinden tutalım biz bu tartışmanın şimdi? Erkekleri savunmak da bize kaldı ya, neyse ya, neyse..

Sıradaki haber yükleniyor...
holder