Tavşan Ralph’in bize 3.5 dakikada anlattığı

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

3.5 dakikalık kısa bir film ne kadar çok şey anlatabilirmiş meğer! Günlerdir tüm dünyada ‘Save Ralph’ isimli kısa bir film konuşuluyor... Kozmetik sektöründe deney hayvanı olarak kullanılan ‘Ralph’ isimli tavşanın başına gelenleri anlatan bir film bu. Türkçesi ‘Ralph'i Kurtar’. İzlemediyseniz mutlaka izleyin. Çünkü sadece 3.5 dakikanızı alacak. Ama sonunda, Tavşan Ralph’in yara bere içindeki haline bakıp, bilip de oralı olmadığımız bir gerçekle yüzleştirecek bizi.

Evet, hepimiz biliyoruz… Kozmetik sektöründeki birçok marka, ürünlerinin insanlara zarar vermemesi için, hayvanlar üzerinde deney yapıyor. Hayvanlar sırf bu yüzden büyük acılar çekiyor, çeşitli kimyasallara maruz kalıp hayatlarından oluyor. İşte bu kısacık film, bize bütün o acıları Tavşan Ralph’in gözünden anlatıyor. O kadar etkili ki, o kadar vurucu ki… Humane Society International sayesinde sosyal medyada yayılan filmi izleyenler, izlemeyenlere izletsin lütfen. Ne kadar çok farkındalık, o kadar bilinçli tüketim demek.

Ambalajlardan anlayın

Peki, hayvan deneyi yapmayan kozmetik markalar nasıl anlaşılır? Bir markanın, hayvanlar üzerinde test edilip edilmediğini anlamak için bazı ibareler var. En basit yöntemlerden biri, ambalajları kontrol etmek. Eğer ürünün ambalajında ‘Not Tested On Animals’ ibaresi ve tavşan şeklinde bir logo varsa, hayvanlar üzerinde deneme yapılmamış demektir. Hangi markaların deneysiz olduğunu anlamak için, ürünün ‘cruelty free’ sertifikasına sahip olup olmadığına da bakılabilir.

Elbette hayvanlar üzerinde deney yapmayı tercih etmeyen markalar da var. Bu yolu izlemeyi seçenlere hayvan deneysiz, vegan ya da vejetaryen sertifikaları veriliyor. Yani sadece zavallı Ralph’in videosunu izlemek ve paylaşmak yeterli değil. Bu filmin amacı, bilinçli bir tüketici olmamızı sağlamak. Yani hayvan deneyleri yapan kozmetik firmalarından uzak durmak gerek öncelikle. Hayvanlar üzerinde deney yapmayan 268 markanın listesi ise posta.com.tr hesabında var. Mutlaka göz atın.

RENKLERE GÖRE SINIFLANDIRMA

Ürünlerin içeriğindeki her madde vegansa ya da söz konusu marka hayvanlar üzerinde deney yapmıyorsa beyaz gruba giriyor. Marka kendi başına deney yapmıyor fakat içeriğindeki maddenin tedarikçisi yapıyorsa, marka gri gruba giriyor. Siyah grup ise hayvanlar üzerinde deney yaptığını inkâr etmeyen ve evimizde en çok kullandığımız markalardan oluşuyor.

Türk dizilerinin yeni platformu: Dramax

Türk dizileri özellikle Latin Amerika ve Ortadoğu pazarında, tartışmasız lider; bunu artık biliyoruz. O kadar çok dizi bu ülkelere satıldı ki, takibi bile bıraktık artık. İşte bu pazara, Türk dizisi arşivi sunan bir platform hayata geçirildi: Dramax. Ünü dünyaya ulaşan, zamanında reyting rekorları kıran Türk yapımlarının yayınlanacağı platform; İspanyolca ve Arapça dublaj seçenekleri sunuyor. Son derece akıllıca tasarlanmış bir proje. Çünkü;

  • Dünyada Amerika’dan sonra en çok içerik satan ülke olduğumuza göre; geç bile kaldık böyle bir platform için.
  • Son yıllarda siyasi nedenlerle Türk dizilerine Arap dünyasında yasak konduğu düşünülürse, büyük bir ihtiyaca cevap verecek.
  • Pandemide evlerimize kapandığımız ve dijital platformlara sardığımız gerçeğini gözönüne alırsak, zamanlaması süper.
  • Türkiye’nin tanıtımı için de eşsiz bir fırsat.
  • Ayrıca, kanallara ve yapımcılara yeni bir gelir kapısı yaratacağı ortada. Demirören Medya’nın hayata geçirdiği Dramax, şimdilik web üzerinden ya da mobil telefonlarla izlenecek. Platforma abone olmak gerekiyor. Tekil paket 4.99 dolar, aile paketi ise 8.99 dolar. Yayınlar reklamsız olacak ve insanlar kendi dillerinde izleyebilecek. Yakında dizi dışında; yemek, müzik programları, çeşitli şovlar ve belgeseller de eklenecek. Yani içerik bol. Zaten İcra Kurulu Üyesi Murat Saygı’nın da söylediği gibi; “Türkiye’nin dünyaya açılmış Netflix’i olacak bu platform...” O zaman yolu açık olsun.

İMPARATOR VE BU ŞARKI?

Pop müziğinin 90’lardaki şöhretli isimlerinden Bendeniz, geçen gün şöyle bir açıklama yapmış. “Türk popu uzun zamandır düşüş eğiliminde. Yapılan şarkıların hepsi birbirinden rezalet...” Haksız mı? O kadar doğru söylüyor ki! Son yıllarda yapılan ve ‘iyi’ denilen şarkının sayısı bir elin parmağını geçmez. Eskiden dediğimiz gibi ‘patlayan’ şarkı çok az. Varsa yoksa eski şarkıların cover’ları (yeniden seslendirme) saygı ve tribute albümler..

90’lar popunu hâlâ dinliyor olmamız boşuna değil. Bu kısır döngü içinde, kötünün içindeki iyilere razı geliyoruz maalesef. Sadece pop müzik mi? Her dalda durum aynı. Bakın küllerinden doğup ekranlara dönen İmparator İbrahim Tatlıses, uzun zaman sonra yeni bir şarkı çıkardı. ‘Gelmesin’ isimli bir şarkı.

Dinledikçe, ‘keşke söylemeseydi’ diyorsunuz! “Ölsem mezarıma gelmesin, gitsin şeytan görsün yüzünü” lafları havada uçuşuyor. İsmail Türüt şarkısı sandım, üzüldüm. ‘Nerede o eski İbrahim Tatlıses şarkıları ahh’ dedim. Gönül isterdi ki, o eşsiz sesiyle, çok daha iyi bir şarkıyla mest etsin bizi. Gel de, nostaljik takılma şimdi.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder