'Temelde bayan olduğu için...'

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Yıl olmuş 2016… Ama bir erkek (ki ben ona başka bir şey demek isterim ama burada olmaz), sırf başlıktaki gerekçeyle, bir kadının eğitim vermesine karşı çıkabiliyor! Yoo hayır, 1 Nisan geçti ve bu bir şaka değil. Türkiye’nin gerçeği maalesef.

* * *

Pazartesi günü Posta’nın manşetten “Yuh Olsun” başlığıyla verdiği habere ben de iki çift laf etmezsem çatlarım. Hatırlatayım hemen… Trabzon Of’ta müftülük görevlisi Ayşe Yılmaz, din adamlarına afet ve acil durumlarla ilgili eğitim veriyor. AK Partili Of Belediye Başkan Vekili Halil Alireisoğlu da yerinden kalkıp “Erkekler kadından vaaz mı alırmış? Bizim kadınlardan alacağımız eğitime ihtiyacımız yok” diyor, sonra da ışıkları ve ses sistemini kapattırıyor. Film olsa, “Abartmışlar” derdik, o derece! Sonra internette araştırdım… Halil Alireisoğlu’na bu yaptığı saçmalık soruluyor, o da inkar etmeden şöyle diyor: “Temelde bayan olduğu için tepki gösterdim... Bayanların konuşacağı yer vardır, erkeklerin konuşacağı yer vardır. Yarın aynı durum tekrar yaşansın, aynı şeyi tekrar yaparım.” Özgüven tavan yapmış. Belli ki güvendiği mevki sağlam. E tabii, Bülent Arınç bile “Bir kadın olarak sus” diyebildiğine göre, bu arkadaş niye dursun? Büyükleri örnek almak lazım neticede.

* * *

Bu dakikadan sonra, bu hadsize kadın-erkek eşitliği anlatacak değiliz. Gerçi amirlerinden değil ama kamuoyundan aldığı tepki üzerine dün çark edip ‘Kadınlar bizim baş taçımız. Pişmanım’ diye açıklama yapmış. Aman eksik olsun tacı. Bu pişmanlığın hiç bir değeri yok... Bu dakikadan sonra ben; partideki kadınlar hiç rahatsız olmadı mı? Başbakan tepki gösterecek mi? ‘Temelde bir bayan’ olarak Meclis’e giren Aile Bakanı sesini çıkartacak mı? Bunları merak ederim. Ama bir dakika…Üzerinden iki gün geçti, herhangi bir ayıplama, uyarı duymadık! Yazık… Bunlar, sırtı sıvazlandıkları sürece çoğalır.

Anlamadıklarım


 Cem Özer’i anlamıyorum!

“Sevgilimin başkasıyla yatması aldatma sayılmaz” demiş ya, gündeme gelmenin en gereksiz, en bayat yolu. Sevgilinle ne istiyorsan yaşa da... Çok rica ederim, mantıklı bir açıklamaymış gibi bunu gazetelere demeçleme bari Cem!

 Asena Atalay’ı hele hiç anlamıyorum!


5 yıllık eşi Caner Erkin’den boşanan Asena Hanım, “Caner evlenirse tabii ki düğününe giderim” demiş. Gündem olmaya çalışması mı, marjinalliği saçmalamak sanması mı daha komik bilemedim. Geçelim lütfen...

 1 Nisan şakalarını da anlamıyorum!

Amerikalı manken Kendall Jenner; 1 Nisan şakası yapmak için üvey ablası Kourtney Kardashian’ın sevgilisi Scott Disick’le yatağa girmiş mesela. Onları sarmaş dolaş gören abla da, sinir krizi geçirmiş, küfretmiş sevgilisini evden kovmuş! Komik mi şimdi bu? Bunu akıl eden kafadan başka neler geçiyordur kimbilir? Bence iğrenç!

Alışverişte selfie dönemi


 Mağaza kasalarında daha çok beklemeye, bu yüzden yaşanacak kavgalara hazır mısınız? Neden mi? Selfie çılgınlığı alışverişe de sıçradı da, o yüzden! Şaka bir yana… Alışverişteki şifre sorunlarına çare arayan Mastercard, geliştirilen yeni ödeme sisteminde; yüz tanıma yöntemini kullanacakmış. Bunun için de kullanıcının cep telefonu ile yüzünün fotoğrafını, yani selfie’sini çekerek kimliğini tanımlamasına imkan sağlayan bir uygulama geliştirmiş. ‘Selfie Pay’ denilen uygulama şu anda Amerika ve Avrupa’daki pilot gölgelerde deneniyor. Haziranda ise tüm dünyada kullanılacak. Düşünün… Instagram’a koyacağı en güzel kareyi yakalamak için 80 kez poz vermekten gocunmayan insanlar; kasada ödeme yaparken “Ay bu güzel çıkmadı” deyip deyip kuyruğu uzatmaz mı? Olmaz demeyin, çıkacak kavgaları bekleyin…

DUVAR YAZISI

Üzerinde ne var?
- Toplumsal baskı!

Aşkım Kapışmak’ın ‘En’leri

- En son okuduğun kitap?
‘Mutlu Olma Sanatı’ (Bertrand Russell)

- En son izlediğin film?
‘Batman ve Superman’

- En son dinlediğin albüm?
‘Ahde Vefa’, Tarkan.

- En büyük zaafın?
Sevgilim!

- En sevdiğin yemek?
Yuvalama.

-En büyük pişmanlığın?
Özelde kalsın istiyorum.

- Hakkındaki en büyük şehir efsanesi?
“Adı soyadı gerçek değil sonradan değiştirmiş!”

- En son ne zaman/ neye güldün?
Şu an Tayland’dayım, her şeye gülüyorum.

- En son ne zaman ağladın?
Ankara’daki bombalı saldırıdan sonra.

- En çok ne yaparken kendini iyi hissedersiniz?
Sahnede sunum yaparken…

- Bugüne kadarduyduğun en iyi nasihat?
Büyürken küçülebilmeli, bazı şeylerden küçülürken de zengin olabilmeli insan.

- Kendine en son ne aldın?
Deniz şortu.

- En son ne zaman spor yaptın?
Bugün.

- Biz konuşmadan önce en son ne yapıyordun?
Raftingden yeni geldim ve hemen telefonu açtım.

Burası Türkiye, her şey olabilir


Ankara ve İstanbul’daki bombalamalardan sonra bir süre sokağa çıkamayan arkadaşlarıma hep aynı şeyi söyledim: “Burası Türkiye, her an her yerde başımıza bir şey gelebilir. Sokakta yürürken bir balkondan başımıza saksı bile düşebilir ve ölebiliriz...” Bunları söylemek zorunda kalıyorsun çünkü insanlar deli gibi korkuyordu. Nitecede yalan da değil… İşte, İstanbul’un en işlek parklarından Gülhane’de, istinat duvarı çöktü, Boğaz manzarası seyreden iki kişi öldü, 5 kişi yaralandı. Daha önce de aynı parkta iki kez ağaç devrilmiş; bir kişi ölmüş üstelik. Burası Türkiye, nerede başımıza neyin geleceğinin belli olmadığı bir ülke. Ve yaşamamız sürpriz zaten.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder