Şirin SeverYaren olduğuna emin miyiz?

HABERİ PAYLAŞ

Yaren olduğuna emin miyiz?

Yaren olduğuna emin miyiz

Büyük buluşma 15’inci yılda da gerçekleşmiş… Meşhur leylek Yaren yine gelmiş, dostu Adem Amca’nın kayığına konmuş! “Merak edenlere, soranlara, bir kuşla baharı bekleyenlere müjdeler olsun” diye haber veriyorlar sosyal medyadan. Bir nevi baharın müjdecisi, dostluğun simgesi oldu bu leylek. “Siz kavuştunuz biz ısındık” diyen, “Yaren gibi yâri olmalı insanın” diyerek olayı malum yerlere bağlayanlar, “Leylek bile çoğu insandan daha vefalı” diye göndermeler yapanlar, ne ararsanız var. Bu ikilinin buluşmasına bizi bu kadar bağlayan şey ne diye düşünüyorsun ister istemez… Değer vermenin, sevginin, vefanın, hatırlı olmanın iyice unutulduğu günümüze bir mesaj belki de. Herkesin duygulanması, aslında bu duygunun ölmediğini görmekten belki de. O yüzden bu kavuşma bu kadar özel, bu kadar güzel. G G G Öte yandan, hayatın beni getirdiği şu noktada gerçekçi olmak ve sizi uyarmak zorundayım: Bu hayvanlar alemi bize kafayı yedirtecek en sonunda! Başını alıp bilinmeze giden penguen, gölün ortasında ağlayan su samuru, Japonya’daki minik maymun Punch derken travmalarımıza travma ekleniyor. Neden? Çünkü aslında konuşamadığımız, tartışamadığımız her şeyi bu hayvanlar üzerinden ortaya döküyor, onlar üzerinden çıkarım yapıyor, kitlesel bir duygudaşlık yaratıyoruz. Ama bunun sonu iyi değil… Ayaklarımız yere basmalı biraz. Başıma bir şey gelmeyecekse şayet, sormak istiyorum: Bu leyleğin Yaren olduğunu nereden biliyoruz? Her yıl, hemen hemen aynı zamanda, aynı kişiyle buluşan bir leylek olabilir mi ya?!! Balık verilen herhangi bir leylek gelip konamaz mı o kayığa? Bakın herkes duygularımızla oynuyor, bu leylek familyası da oynamasın diye ben sizi dostça uyarıyorum. 

Haberin Devamı

NOT: Ee biz de hayal gücümüzü, inancımızı, güvenimizi bir günde kaybetmedik sayın okur, hayat bizi bu hale getirdi! Anladınız siz onu…

Yaren olduğuna emin miyiz

ALLAH BİZİ DE GÜLDÜRSÜN İNŞALLAH!

Sezen Aksu Bursa’da bir veteriner ile ilişkisi olduğu iddialarını yalanlamış. Sağolsun kendisi, bir ilişkisi olduğunu bu sayede öğrenmiş oldum ama yalanladığı için de hevesim kursağımda kaldı. Avukatı bu ilişki iddialarının ‘uydurmasyon ve dedikodu’ olduğunu belirtmiş… Müvekkilinin, haberi yapanlara ‘Allah da sizi güldürsün’ temennisini iletmiş; insanlara hiç yoktan gülümseme fırsatı verdikleri için! “Herkese neşesi bol, ümidi daim, gerçek gündemler” dilemeyi de unutmamış. Temennisi çok yerinde ama kusura bakmasın Minik Serçe; gerçek gündemlere giremediğimiz için, girdik diyelim çıkamadığımız için, artık o gündemlerin içinde boğulduğumuz için, az biraz nefes almaya ihtiyacımız olduğu için aşk falan konuşmak durumunda kalıyoruz. Ayrıca teessüf ederim; aşk başlı başına bir gündem değil mi? Bence gündemlerin en gerçeği, en güzeli, en gereklisi. Hem ‘Allah da onları güldürsün’ dediğine göre, aşk güldüren/gülümseten bir şey! Böyle olduğunun kanlı canlı kanıtı da var: Mahir Günşiray! Usta oyuncu bir TV programına katıldı geçenlerde; “Aşık mısın?” sorusuna da gözlerinin içi gülerek, yüzünde kocaman bir gülümsemeyle “Evet” diye yanıt verdi. Malum, bir süredir meslektaşı Hatice Aslan’la birlikte… Heyecanı ve mutluluğu ekrandan öyle bir taştı ki Günşiray’ın; uzun zamandır yüzümüzü bu kadar gülümseten bir an izlememiştik herhalde. Sonra anlattı; Hatice Aslan’la Ankara Devlet Konservatuvarı’nda 4 sene birlikte okumuşlar ama 40 sene hiç görüşmemişler. WhatsApp grubunda yazışmışlar hep. O yazışmalarda hep ne kadar uyumlu olduklarını fark etmişler. Bir gün sınıf arkadaşlarını tekneye davet edince, Hatice Aslan kabul etmiş ve olanlar olmuş. Sosyal medyada herkes “Demek ki neymiş, çağrıldığımız yere gidecekmişiz” gibi çıkarımlar yapıyor, o kadar pozitif şeyler paylaşıyor ki bu ilişkiye dair… Sezen’in dediği gibi, insanlara hiç yoktan gülümseme fırsatı verdiler. Aşk için hiçbir zaman geç değilmiş, onu gösterdiler. Hatice Aslan ve Mahir Günşiray, bize pozitifi bastınız ya, Allah da sizi güldürsün madem.

Haberin Devamı

Yaren olduğuna emin miyiz

Haberin Devamı

RAMAZAN PİDESİNİ KİM GÖNDERDİ?

Her Ramazan’da pide yerken şöyle söylerim: Bu kadar nefis bir şeyi neden sadece bir ay yiyoruz? Herkeste cevap aynı genelde: Bu kadar özel kalması için! Doğrudur, Ramazan pidesi enfes bir yiyecek. Fırınlarda uzun kuyruklar oluşması da bu yüzden normal. Bu vesileyle paylaşayım, geçenlerde bir pide kuyruğunda yaşananlar çok güldürdü… Adam pide kuyruğuna giren ve aldığı pideyi oracıkta ısıran birine öfkelenmiş, şöyle diyor: “Dayı dedim, sen oruç tutmuyorsun ama, Ramazan pidesi alıyorsun… Pide inananlar için Allah tarafından gönderildi.” Oruçlu olmayanın da hakkı var pide almaya elbette ama oruçlu insanlar orada beklerken ısırıp da yemezsin! Bu ayıp, olmaz! Öte yandan adam da o kadar tatlı kızıyor ki, inanmış pidenin Allah tarafından gönderildiğine. Çekip koymuş bir de sosyal medyaya.

Altına yazılanlar efsane;

Evet, Allah tarafından gönderildi, fırıncılar da melek!

Haklı, Dr. Otker suresi 46. ayette yazıyor, şimdi baktım kaynağıma...

Koçtan hemen sonra pideyi gönderdi.

Neler var neler; pide kuyruğunda aç izle, vaktin nasıl geçtiğini anlamazsın bile. Keşke bütün Ramazan tartışmaları bu kadar naif olsa.. Bu arada… İster misiniz Nihat Hatipoğlu’na, yıllarca bıkıp usanmadan ‘sakız orucu bozar mı?’ diye soran kafalar, bunu da ciddi ciddi sorsun? Ben olmaz diyemiyorum şahsen!

Sıradaki haber yükleniyor...
holder