
Tayland, yılbaşı gecesi havalandırdığı binlerce drone’la gökyüzünde şov yaptı, görmüşsünüzdür mutlaka. Resmen havada sanat yaptı adamlar, efsane görüntülerdi. Bütün dünya onların bu şovuna kilitlenmişken, canım Türkiyem ne yapıyordu peki? Ekran karşısında oturuyordu! Biz süsü püsü, şovu, ışığı, ağacı falan o kadar unutmuş durumdayız ki, adamakıllı ‘Noel kutlanır mı?’ tartışması bile yapamadık, düşünün durumu. Zira milletin cebinde ne parası vardı ne de eğlenmek için neşesi! Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği’nin (TÜRES) verdiği bilgiye göre; menü fiyatlarındaki artış, yılbaşında restorana gidenlerin oranında yüzde 20 düşüşe neden olmuş. Hindi bile yüzde 50 zamlandığı için, talep yüzde 40 azalmış. Sonuç? Milletimiz evinde, en iyi bildiği şeyi yaptı; yani PTT (pijama terlik televizyon) keyfi! Fakat ekranda öyle şeyler vardı ki; ‘Biz buna mı layığız gerçekten?’ dedirtti. Yankıları hâlâ süren o anlar, şaşırtanlar, güldürenler, kızdıranlar hâlâ sosyal medyanın dilinde. Madem ben de evde zap yapıp durdum o gece; iki satır edeceğim müsaadenizle...

BİZ NE İZLEDİK YA BÖYLE?
EN ÇOK GÜLDÜĞÜM YORUM: Tayland’daki drone görüntüleriyle, şarkı dahi söyleyemeyen İbrahim Tatlıses’in ‘Onlarda/ bizde’ diye karşılaştırılmasına hem güldüm hem üzüldüm. Haklıydı seyirci; İbrahim Tatlıses’in artık ekranda yapabileceği bir şey yok, kabul mü etsek? Bütün yaptıklarına rağmen aklımızda dev bir ses olarak kalsa, daha iyi değil mi?
EN ŞAŞIRDIĞIM AN: Asena’nın İbrahim Tatlıses programına çıkmasıydı. Sürpriz yapılmış güya, haberi yokmuş Tatlıses’in. Diyelim ki öyle... Asena’nın ne işi var kendisini topuğundan vurduran adamın programında? Elbette bu buluşmayı sağlamak bir televizyonculuk başarısıdır ama para için bu teklif kabul edildiyse çok yazık ve ayıp. Çünkü insanın kendisine saygısı olmalı her şeyden önce... Affedeceksen edersin ama yukarıya havale edersin, o programa çıkmazsın! Karşındaki bunu hak ediyor mu ona bir bakarsın önce. Gerçekten acayip anlardı. Bir taraftan Asena dans ediyor, diğer tarafta Bülent Ersoy ağlıyor, çekimler uzadığı için Yıldız Tilbe menajerine ‘2 katı iste’ diye eliyle 2 işareti yapıyor ve kameraya yansıyor (O görüntülerin açıklaması buymuş meğer) Biz ne izledik ya böyle?!! 2026’ya böyle kaotik ortamda mı girecektik gerçekten?
EN EFSANELER: ‘O ses Türkiye’de sahneye çıkan Lvbel C5’i izleyen babalardı elbette! Herkes evde şaşkın şekilde ekrana bakan babasını çekip paylaştı. ‘Bu niye havlıyor şimdi?’ diyen baba ise en efsaneydi!
EN EĞLENDİREN PROGRAM: Yine ‘O Ses Türkiye’ oldu. En beğendiğim isim de ‘Taşacak Bu Deniz’ dizisinin başarılı oyuncusu Ava Yaman’dı. Bu kadar zarif, bu kadar güzel ve bu kadar iyi sesli olunur mu yahu? Zaten o sahneye çıktığı an, en çok izlenmeye ulaşılmış. Helal!
EN SUSMASI GEREKEN: Şampiyon motosikletçi Toprak Razgatlıoğlu’ydu! O kadar müthiş şarkı söyleyemedi ki, herkes ona bayıldı. “O hızda tek viraj kaçırmayan adamın kaçırmadığı ritim kalmadı, tam bir başyapıt” yorumuna çok güldüm. Keyif kattı programa resmen. İşte komplekssiz olmak, eğlenebilmek ve tadını çıkarmak lazım böyle.
EN DOĞAL KİŞİ: Ekran dışına çıkarsak, Farah Zeynep Abdullah’ın pembe pijamalı ev haline bayıldım. ‘Kasmaya ne gerek var’ haliyle gecenin en doğal, en tatlı insanı seçiyorum kendisini.

