Şirin SeverYıla mutluluk kumbarasıyla başlamaya ne dersiniz?

HABERİ PAYLAŞ

Yıla mutluluk kumbarasıyla başlamaya ne dersiniz?

Ülkede olanlar malum... Daha önce de söylediğim gibi, bir kamyon dolusu moloz üzerimize dökülüyormuş hissi veriyor gündem. Uyuşturucu ve bahis göz altıları, annesini camdan atanlar, çatışmalar, şehitler, pek çok evdeki ekonomik kriz, alım gücünün düşmesi, haksızlıklar, vicdansızlıklar derken; eğlenmekten ve dışarı çıkmaktan her anlamda korkar hale geldik. Bir gram eğlencemiz kalmadı. Umudumuz da! Ama ben kendi adıma direniyorum... Yeni yıldan çok şey bekliyorum her şeye rağmen. Bir sene boyunca kişisel ve toplumsal, yaşadığımız tüm olumsuzluklara rağmen yine ve yeniden umut etmekten kendimi alamıyorum. Zira umut olmazsa bizi ayakta tutacak hiçbir şey kalmayacak, en azından bunu net biliyorum. Ama bu umut; takvim yaprağına anlam yüklemek gibi değil de; bir defterin bitmesi, yeni bir defterin açılması gibi biraz. Herkes gibi muhasebe yapıyorum yıl sonu diye; neyi başardım, neyi başaramadım, yine neleri öteledim ya da erteledim, neler ekledim hayatıma, neleri çıkardım, nelere dört elle sarıldım, nelerden vazgeçtim vs. Sonra ‘Neyse ya’ deyip, yeni bir listeyle baştan başlıyorsun.

Haberin Devamı

Yıla mutluluk kumbarasıyla başlamaya ne dersiniz
Yıla mutluluk kumbarasıyla başlamaya ne dersiniz

Dedim ya, umut hiç bitmiyor. Umut hiç bitmesin diye mutlu anlar var çünkü. ‘Olmadı ki’ dediklerimiz değil; ‘bunlar oldu ya hani’ dediklerimiz. Onları hatırlayacaksın işte, işi bileceksin! Japonlar’ın mutluluk kumbaraları var ya hani… Sizi mutlu eden şeyleri minik kağıtlara yazıp, bir kavanoza atıyorsunuz. Sene sonunda biriken güzel hatıraları okuyup mutluluk tazeliyorsunuz. Geçen yılın başında ben de yaptım. İnsanız unutuyoruz ya, o notlar bana hatırlatsın istedim. Kavanoz ağzına kadar dolmadı gerçi ama öyle çok güzel anı birikmiş ki… Dün sabah onları okurken, her birini yeniden hatırladım, gülümsedim, resmen iyi hissettim. Olmayanlara kafayı o kadar çok takıyoruz ki, olanları unutuyoruz, onu gördüm. O yüzden herkese tavsiye ederim; yeni yılın bu ilk günü, kalkın yerinizden, mutfağa gidin, dolaptaki kavanozlardan birini boşaltın, kendinize bir mutluluk kumbarası yapın. Önümüzdeki şu koca yıl boyunca mutlu anlarınızı yazın ve içine atın. Yıl sonunda öyle çok şaşıracaksınız ki. Az da olsa, küçük de olsa öyle iyi gelecek ki! Hadi durmayın... Hepinize mutlu anlarla dolu, iyi seneler diliyorum.

Haberin Devamı

Yıla mutluluk kumbarasıyla başlamaya ne dersiniz

NEŞEYE BİLE SABRI OLMAYANLAR...

Neşemiz kalmadı artık dedim ya üstteki yazıda... Gerçek manada neşe öldürenler var çünkü bu ülkede. Kendi neşeden haz etmiyor, gülemiyor diye, başkasının da neşelenmesini istemeyen bir güruh var! Mesela İstanbul Kadıköy’de her yılbaşında mekanını çılgınlar gibi süsleyen bir şekerci var; çoğu kişi görmüştür, biliyordur. Cıvıl cıvıl yapar o semti; herkes gidip önünde fotoğraf çektirir, eğlenir, iyi hisseder, her şeyden öte turist çekerdi o semte. İddialara göre esnaf şikayet etmiş; dolayısıyla bu sene süsleme yapılmamış. Sonra araştırdım, öyle değilmiş. Meğer vatandaş şikayetçi olmuş; “Aşırı yığılma oluyor, geçemiyoruz” diye belediyeye şikayet yağmış. Onlar da sıradan bir süslemeyle yetinmiş. İki gün dayansan ölür müsün be kardeşim! Eskiden Nişantaşı nasıl süslenirdi hatırlayın; akın akın o semte giderdik, iki ışık, iki süs görelim içimiz açılsın diye... Yurt dışında Noel pazarları kuruluyor; binlerce turist akıyor o şehirlere. Kimse de bu kadar şikayetçi olmuyor nedense... Ruhsuz, eğlencesiz, kahkahasız, çatık kaşlı olalım istiyorlar. Kendileri neşeden uzak diye biz de öyle olalım istiyorlar. O yüzden inadına neşe, inadına umut!

Haberin Devamı

Yıla mutluluk kumbarasıyla başlamaya ne dersiniz

HAYATI KOLAYLAŞTIRAN FİKİRLER

ENGELLİLERE ÖZEL MAĞAZA

Starbucks, işitme engellilere yepyeni bir buluşma noktası sunuyor. İstanbul Göztepe Loft mağazasını, İşitme Engelliler Eğitim Faaliyetleri Derneği (İEEF) danışmanlığında daha kapsayıcı bir konsepte dönüştüren marka; işitme engelli bireylerin hem çalışabildiği hem de topluluk olarak bir araya gelebildiği bir alan olarak tasarlandı. Proje kapsamında oluşturulan ‘Kahve Sözlüğü’, menüden servis sürecine kadar her aşamada işaret diliyle iletişimi destekliyor. Böylece ziyaretçiler, kahve siparişlerini işaret diliyle verebiliyor. Mağazada düzenlenecek eğitimler, atölyeler ve sosyal etkinliklerle, herkes için daha erişilebilir bir kafe deneyimi hedefleniyor. ‘Starbucks Elden Ele’ mağazası ile eşitlik, anlayış ve birlikte üretme kültürünü yaşatan markaya bravo.

Haberin Devamı

İLK YÜZEN BANKA ŞUBESİ

Türkiye İş Bankası’nın, 6 Şubat deprem felaketinden sonra hayata geçirmeye karar verdiği yüzen şubesi İş Vapur, Galataport’ta hizmete başladı. Olası bir afet anında hizmet sürekliliğini sağlamak adına yapılan yüzen şube; olağanüstü durumlarda yiyecek, barınma ve bankacılık hizmetleri sunacak. Bir bankamatik ile nakit ihtiyaçlarını da çözecek. 2026’nın büyük bölümünü Galataport’ta geçirecek İş Vapur şubesi, etkinlik, dinlenme ve kafe alanlarıyla da hizmet veren ilk yeni nesil yüzen şube özelliği taşıyor. Sonunda olası bir deprem için proje üreten ve onu hayata geçiren bir marka! Alkışlıyorum.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder