Şirin SeverZenginin derdi, züğürdün çenesi!

HABERİ PAYLAŞ

Zenginin derdi, züğürdün çenesi!

Fenerbahçe tek yürek, aslında eski olan ama yeni başkan Aziz Yıldırım’ın bu sene takımı şampiyon yapıp yapmayacağını merakla bekliyor. Hayırlı uğurlu olsun diyelim kendisine. Öte yandan, Aziz Yıldırım’ın başkanlığıyla birlikte kızı Yaz da hiç olmadığı kadar gündemde. Malum, Başkanımız biraz da fanatik kızının hayalleri gerçek olsun, kızı Fener şampiyonluğu görsün diye başkanlığa soyundu. Ne şanslı kızlar var şu hayatta… Kızı için takım başkanlığına soyunan bir baba.. Kızı için müthiş bir yat yaptıran baba… Kızı 6 bin TL’ye makarna yedi diye restorana koşan bir baba... Her genç kızın rüyası! İşin şakası bir yana; kızı için ‘Queen Yaz’ adında 2 milyarlık yat yaptırmaktan çekinmeyen Aziz Yıldırım’ın, makarna yediği mekanda kızına 6 bin TL hesap gelmesi üzerine, ‘Yoksa kızımı kazıkladınız mı?’ diye restorana koşmasını başkalarının aksine takdir ettim. Masalarda bu haberi konuşan herkes, “O kadar parası varken makarna peşine mi düşmüş?” dese de, doğru olanı yapmış Yıldırım. Ne yapacaktı başka, ‘istediğiniz kadar yazın’ mı diyecekti?

Haberin Devamı

Zenginin derdi, züğürdün çenesi

Hoş, mekan Aziz Yıldırım’ın her zaman gittiği Zorlu Center’daki ‘Parle’ isimli, bütün spor camiasının kantin haline getirdiği mekanmış, dolayısıyla telefonla da arayıp sorabilirdi ama belli ki ‘baskın basanındır’ havası yaratmak istemiş. Sonuçta makarnanın, en pahalı mantar çeşidi olan trüf’le yapıldığını öğrenince de sorun çözülmüş. Yaz Yıldırım da ağzının tadını biliyormuş, aferin. Neyse, demem o ki… Bu durumu küçümsemeyenleri hiç anlamıyorum. Neticede kimse parasını etrafa saçmak için kazanmıyor. Sormak, itiraz etmek en doğal hakkımız. Öyle bir çağda yaşıyoruz ki, herkes herkesi kazıklamanın derdinde. Niye olsun? Niye bana bunu yapsınlar? Ben neden utanayım ki? Hesaba itiraz etmek, pahalı bir şeyi almaktan vazgeçip yerine koymak, hatta ‘çok pahalı’ diyerek yerine koymak ve bunu fark etmelerini sağlamak, bir hizmet almadan önce fiyat sormak, bu tür şeyler çok normal. Aziz Yıldırım bile olsan bu böyle. Neticede Fenerbahçe’ye milyonlarını vermiş bir işadamından bahsediyoruz. Mesele burada cimrilik değil yani; enayi yerine konulmak, kazıklanmak. Kızı için, takımı için istediği kadar harcar ama kazıklanma, enayi yerine konulma başka konu. O yüzden Aziz Yıldırım’ı alkışlıyorum, herkese de örnek olsun. Yaz Başkan’a da afiyet olsun.

Haberin Devamı

Zenginin derdi, züğürdün çenesi

ESKİ BİKİNİYİ GİYMEK SUÇ MU?

Yaz geldi, deniz güneş kum sezonu açıldı ya… Başlar şimdi ‘hangi ünlü aynı bikiniyi tekrar giydi’ magazini… diyecektim ki, İrem Derici kendini ihbar etti! Bikinili bir poz paylaşmış Derici ve “İki senedir aynı bikiniyi giyiniyorum, iktisatlı kadınım” demiş. Madem öyle, sana da alkışlar. Olması gereken bu değil mi zaten? Kim bir sene giydiğini bir daha giymiyor anlamış değilim! 2 milyarlık teknem olsa, tekneye saygıdan giymem belki ama olmadığına göre?!! Ayrıca bu haber tipi nereden çıktı onu da çözemiyorum, eskiden böyle bir şey yoktu ki! Her şeyin fahiş fiyata satıldığı, herkesin alım gücünün düştüğü şu dünyada, kim kimi ‘aynı şeyi giymiş’ diye aşağılayabilir ki? En çok kazanan sanatçılar bile ‘eski kıyafetlerimi dönüştürüyorum’ diye açıklama yapıyor. Normal olan, gereken bu. Diğer türlüsü müsriflik, enayilik. ‘Şov dünyası kaldırmaz’ diye bir şey de yok, siz kafada değişenlere, yenilenenlere bakın ve odaklanın asıl. Gereksiz haberlere de kulak asmayın.

Haberin Devamı

Zenginin derdi, züğürdün çenesi

NEVİ ŞAHSINA MÜNHASIR TEOMAN

Türk rock’ının en ikonik karakteridir Teoman. Pek çok konserini izlemiş biri olarak söylüyorum; yeri çok zor doldurulur. Çoğu zaman sahnedeki ikili koltuğa yatarak şarkı söylemeleri, o koltukta yata yata sigarasını keyifle üflemesi, mikrofonu kordonundan tutup kafasının üzerinden çevirip fırlatması vs aklımda kalan unutulmaz karelerdendir. Başkası yapsa olmaz ama ona yakışıyor; izlerken ‘tam Teomanlık hareket’ diyorsun. Geçen gün de stadyum konseri verdi ya, orada da sahneye yatıp kıvranarak bağırarak şarkısını söylemiş. Biri de o görüntüyü koyup “Beşiktaş Tüpraş stadyumunda adamın biri yerlerde sürünüyor, gelen gelsin” yazmış altına, yüksek sesle kahkaha attım. Gel gör ki, şuna bile laf edenler var: ‘Bu da sıktı artık’, ‘şunun konserine para vereni de anlamıyorum’, ‘yaşlandın artık kendini bu hallere niye sokuyor?’ diye ayar verenleri hiç anlamıyorum… Ne güzel, adam kendinden geçmiş. Dediğiniz gibi, kaç yaşında ama umrunda değil dünya. Şahane kafa bence. Neden her şeyi bu kadar ciddiye almak, laf yetiştirmek, ayar vermek derdindesiniz siz? Deli misiniz ya? Şaşırın, eğlenin ve tadını çıkarın. Ay gerçekten çekilir dert değilsiniz ya!

Haberin Devamı

ESKİŞEHİR'İN OYA MÜZESİ

Eskişehir’de bir oya müzesi olduğunu biliyor muydunuz? Türkiye’nin ilk ve tek oya müzesi hem de! Adı da: İmren Erşen Oya Müzesi. Yıllarca annelerimizin, anneannelerimizin kullandığı ya da çekmecelerinde sakladığı o eşsiz yazmalardaki oyalardan bahsediyorum, evet. Belki de çoğumuz el sanatı olarak görmedik oyayı ama kadınların ilmek ilmek işlediği bu oyalar, Anadolu’nun en zarif el sanatlarından biri aslında. Emek, sabır ve kültürel hafıza demek. Güçlü bir iletişim dili demek. Bu yüzden de UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras kapsamında da koruma altına alınmış durumda. Ne yazık ki, oya sanatı giderek yok olan bir sanat aslına bakarsanız. Bugünlerde bu ilmek ilmek işlenen sanatın bir karşılığı da yok. O yüzden şahane bir fikir bence, meraklısı gidip görmeli.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder