Kocaeli geçen sezon Galatasaray’ın belalısıydı. Osimhen’in olmayışı ve maçın Avrupa dönüşü olması ‘acaba’ sorusunu beraberinde getirdi. Her şeyden önce Lizbon’daki rezalet hakemlik sonrası, bizim vasat hakemlerimizle tekrar beraber olmanın kekremsi tadını yaşıyoruz her hafta. Bu her takımın yaşadığı şey maalesef.. 12’de Deniz’in iptal edilen golü sonrası takımın başlangıç coşkusu sona erdi. Toparlanılan dakikalarda Deniz 31’de direğe takıldı ama coşku azalmadı. Sara’nın fayda/ zarar endeksinden emin değilim. Ofanstaki faaliyetinin üçte biri defansta yok. Girdiği pozisyonlarda da lakaytlığı ayrı terane. Tam Sane’nin maçıydı ama Lizbon’daki fatura tek pozisyon üzerinden ona kesildiği için kenarda başladı. Kaçırdığı gol, 45’te Leao’nun kaçırdığından daha fena değildi. 46’da Leao bir daha kaçırdı. Daha doğrusu Kocaeli kalecisi Serhat devleşti. Aynı Serhat 71. dakikaya kadar direndi. Direkten dönenler dışında gelen tüm topları çıkardı, olmayacak bir pozisyonda golü yedi. Abdülkerim’in uzaktan şutunu çıkartamadı. Galatasaray niyeyse öne geçince geriye çekildi. O zaman da rakip gelmeye başladı.
Geçen seneki Kocaeli kayıplarından biri Rams Park’ta yaşanmadı. Kocaelispor’u üstün mücadelesinden dolayı kutluyorum. Puan alması sürpriz olmazdı. Sevgili Okan hocam, bir oyuncu vasatı aşamıyorsa, verimli olamıyorsa kenara alırsınız olur biter. Kenarda forma bekleyen o kadar adam var. Belki onlar daha iyi işler yapar. Ugochukwu’yu gördük mesela. Daha fazla süre alması gerekmez mi sizce de? Kanatların daha iyi çalışması gerekmiyor mu? Osimhen yoksa Leao var lafı kesinlikle doğru bir saptama değil. İkisi çok farklı oyuncular. Abdülkerim üçlük vurdu ve Galatasaray kazandı ama bu takımda tıkanan ve çözülmesi gereken bir sorunu var. Bence kişilerden ziyade, her maç bir kahraman çıkmasından ziyade, sistemle çözülmesi gereken bir sorun. Neyse ki defansında ciddi bir toparlanma olmuş.
