Başlığa bakıp maçları karıştırdığımı düşünmeyin lütfen. Alanya maçında iki puandan çok daha büyük bir kayıp yaşamış Trabzonspor. Rakiplerin bonkörlüğü sonucu oluşan puan durumu Trabzonspor’u şampiyonluk potasına soktu. Klasik bir tanımdır ya; ‘denk kuvvetlerin mücadelesi’ diye. İki denk gücün sağanak yağmur altındaki puan savaşını izledik. Hakem Alper Akarsu mümkün mertebe oynatmaya yönelik, Avrupai bir yönetim sergiledi. Kendisini ve VAR’ı kutluyorum. Maçta gol pozisyonu için 36. dakikaya kadar bekledik. Onur’un şutunu Onana köşeye uçup çıkardı. Bu heyecan iki takımı da ateşledi ama o kadar, ilk yarı gol sesi çıkmadı. İkinci yarıya Başakşehir baskılı başladı. Pozisyon da buldular. 49’da Mustafa, Shomurodov’un ayağındaki topu tereyağından kıl çeker gibi alıp golü önledi. 51’de Savic, Mrmic’in pasını kesti, arkada golü atmak için bekleyen üç rakip oyuncu varken.
Defans arkasına atılan her top bu kadar tehlikeli olmamalı. Taraftar baktı olmuyor, başladı tezahürata. Seyirci desteği etkisini gösterdi. Defansı toparlayan Mustafa Eskihellaç bu kez topu harika taşıyıp Augusto’ya bıraktı ve bu gol sonucu Trabzonla Fener’in puanlar eşitlendi. Augusto bu sezon sürpriz golcüden çok daha fazlası oldu. Nuri Şahin dört oyuncu alırken Fatih Tekke müdahale etmedi. Son dakikalar bir finalmiş misali kıran kırana geçti ama Trabzon maçın son saniyesini kurtarmayı başaramadı. Selke’nin kafasına engel olamayıp aldıkları maçı verdiler. Ah Alanya ah.. O maçtaki kayıp olmasa, bu moral bozukluğu da, Fener’le iki puanlık fark da olmayacaktı. Üstelik hafta sonu iki rakibinin birbirleriyle maçı var. Alanya maç belki de Trabzon’un şampiyonluk hayali kurmasını engelledi.
