Lige bir heyecan gelecek, son haftalarda dorukta olacaktı. Bu maç zaten çok zor geçecekti ama Fenerbahçe’nin puan kaybı bu maçta şu soruyu beraberinde getirdi: Derbi maçına ‘kaybetsem de olur’ diye mi çıkacaksın, ‘kazanmak zorundayım’ mı diyeceksin? Onyekuru’nun bir hafta önce kadro dışı bırakılması bence yanlış bir karardı. Osimhen’in kadroda olmamasını da puan avantajına bağlıyorum. Bence Galatasaray bu maça ikinci olarak çıksaydı Osimhen kadroda olurdu. Stres 2. dakikada bitti. Bitiren; oynar mı, oynamalı mı denilen Icardi! Galatasaray tarihinin en golcü yabancı futbolcusu. Asisti yapan Yunus, Sane’nin akıl dolu organizasyonunda 2. golü atınca taraftar coştu. Sallai esas yerinde çok daha faydalı oynadı.
İki farka rağmen Galatasaray bir türlü vites yükseltmedi. Tempo olmayınca da verimlilik düştü ve ilk yarı fark açılmadı. İkinci yarı Galatasaray’ın temposuz ve nispeten ürkek oyunu 7 maçtır gol atamayan Gençler’i maça ortak etti. Sane’nin iptal edilen golü çok tartışılır. Bu sezon maşallah aktif pasif ne ofsayt varsa Galatasaray’a uygulandı. Bunların çoğu da ilginçtir Sane’nin pozisyonları. Cebinde kırmızı riski olan Sallai’nin çıkması doğruydu. Niang’ın golü ve 85’te Yunus’un çaprazdan kaçırdığı gol başkentte gerilimi artırdı. Galatasaray uzatmaların olduğu dakikalar dahil oluşan gerilimin üstesinden geldi. Top rakipteyken bir şekilde topu kalesinden uzakta tutmayı başardı. Gençler kazandığı ölü toplardan beraberliği getirecek golü bulamadı. Galatasaray çok zor bir virajı arabayı devirmeden almayı başardı. Maçın sonlarına doğru kafalar derbiye gitti bence. Lider başkentte kaybetmedi. Haftaya düğüm büyük oranda çözülecek.
