Dünyada çocuklara armağan edilen tek bayram olan 23 Nisan kutlu olsun. Sevinin küçükler, övünün büyükler. Bu sezon ‘sürprizler kupası’ haline gelen Ziraat Türkiye Kupası’nın kâğıt üzerinde ‘en kral’ maçıydı Samsun ile Trabzon’un kapışması. İki takım da kupanın önemine binaen oluşturdukları kadrolarla çıktı sahaya. Kupayı kazanma düşüncesi rakip Samsun için bir tık daha öne çıkıyordu. Çünkü Avrupa için başka seçenekleri yok ve Avrupa’nın tadını aldılar. Wagner Pina’nın çabası, Savic’in dikkati, Oulai’nin gayreti, Onuachu’nun heybeti filan derken yarım saat tıngır mıngır geçti. Bu 30 dakikalık dilimde iki takım için üç sarı kart nasıl oldu da çıktı anlamadık bile. Onana’nın refleksi Samsun’un golünü önledi. Yıllar yıllar önceki Coulibaly tercihini magazinden yana kullanmıştı, Samsundaki Coulibaly ise kontrataktan yana. İlk yarı Trabzon’dan doğru düzgün bir atak izleyemedik. Hiçbir şey yapamıyorsan, NBA yıldızı formatındaki Onuachu’ya topu şişiremiyor musun? 55’ten sonra tempo arttı, saha ısındı. Ozan kafa vuruşunda zamanlamayı ayarlayamayınca fırsat kaçtı. Trabzon gelmeyince Samsun gelmeye başladı. 68’de Onana sakatlanıyordu ama Ndiaye’nin 2. sarıdan atılması bence ağır kaçtı. Pozisyonda bir art niyet yoktu. Muci’nin girmesi Trabzon’un umutlarını arttırdı ama maç uzatmalara gitti. Uzatmalarda Fatih Tekke’nin maç boyu futbolcularından daha fazla yorulduğunu gördük. Samsun’un olayı penaltılara götürmek istediği çok bariz belliydi. Öyle de oldu. Penaltıların ayıbı olmaz her türlü sonuca açık. Yarı finalde Gençler’in rakibi olan Trabzonspor’u tebrik ederim. Turu getiren Onana’nın formasında Ahmet Minguzzi ve Eren Bülbül’ün fotoğrafı vardı. Hayatlarının baharında kaybettiğimiz iki melek.. Onları 23 Nisan’da anmaktan daha kıymetli bir şey yok.
24 Nisan 2026, Cuma 07:00
Haberin Devamı
