Öyle bir başladı ki, ‘tamam’ dedim. Acayip bir maç izleyeceğiz. İyi mücadele oldu ama oyun başlangıçta vadettiğinin biraz altında kaldı. Maç başında Trabzon, ikinci yarı başında ise Kasımpaşa gole yaklaştı, ikisi de kalecilerden döndü. Onuachu’nun dönmesi sadece Trabzonluların değil, futbolu seven herkesin hoşuna gitmiştir. Baba döner dönmez yazdı zaten. Topuk pası verir gibi atılan çalımı da Onuachu’dan öğrenmiş olduk. Bir güzel gol de Diabate’den geldi. Beraberlik sonrası orta alan mücadelesi kızıştı. Burada Muçi’nin top dağıtma becerisinin, şut becerisinin gerisinde kaldığını gördük. Zubkov çocukluğunda Hagi’yi, Alex’i çok seyretmiş sanıyorum. Attığı aşırtma gol görülmeye değerdi.
Ali Yılmaz Avrupa’dan bir hakem gibiydi. Zırt pırt kesmeden maçı oynatmaya çalıştı. Son dakika Kerem Demirbay’a gösterdiği ucuz kırmızı bu başarısını gölgeledi. Biraz empati yap be hocam. Orada niye inat ediyorsun? Takım oyunundan çok usta ayaklar üç puanı Trabzonspor’a getirdi. Takviyeler ve takım oyununun gelişmesi bu takımı potada tutar. Sonu ne olur bilinmez ama Sayın Başkan Ertuğrul Doğan ve yönetimi tebrik etmek gerekiyor. Bankalar Birliği başarısı ve mali disiplinin yanında ciddi bir scout ve transfer başarıları var. 5’e aldığı oyuncuyu kısa zamanda parlatıp ederini 40’a çıkartabiliyorlar. Eskiden bu işi Trabzon ve çevresindeki çocuklarla yaparlardı. Şimdi Trabzonspor için her yer Akçaabat Sebatspor gibi.
